Son Dakika


Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gül Festivali’ne katılmak üzere geldiği Isparta’da Zafer Partisi Isparta İl Başkanlığı’nda Türkiye gündemini değerlendirdi.
Zafer Partisi Lideri Özdağ, basın toplantısında şu açıklamaları yaptı:
“Bugün, Isparta’da Gül Festivali’ne katılmak amacıyla bulunuyoruz. Değerli il başkanımız, ilçe başkanlarımız, il ve ilçe yöneticilerimizle birlikte esnaf ziyaretleri gerçekleştirdik. Kıymetli Ispartalı hemşerilerimizle bir araya geldik. Basın toplantımızın ardından da panayır alanını ziyaret ederek Ispartalıların dertlerini dinlemeye ve Zafer Partisi’nin çözüm önerilerini paylaşmaya devam edeceğiz.
Ülkemizin çok ağır politik gündemi devam ediyor ve ne yazık ki hukuk devletinin askıya alındığı, anayasanın işlemez hale getirildiği, düşman ceza hukukunun amansızca uygulandığı, anayasal kurumların anayasayla tanınmış yetkilerinin adeta gasp edildiği ve bu organların yetkilerini savunamadığı günlerden geçiyoruz.
Mutlak butlan gibi bir karar alınarak 100 senelik Cumhuriyet’in kurucu partisinin genel başkanının değiştirilmesi, mazbatasız bir kişinin genel başkan ilan edilmesi ciddi hukuki suikastlar niteliği taşımaktadır ve siyasi müdahalelerin neticesinde bu gerçekleşmiştir.
Yapılmak istenen şeyin Türkiye’de AK Parti’yi bir hegemon parti konumuna getirmek olduğu açıktır. Hegemon parti örnekleri eski Doğu Almanya’daki Sosyalist Birlik Partisi’dir. Hegemon partinin hala varlığını sürdüren bir başka örneği Çin’de Çin Komünist Partisi’dir.
Hegemon partilerin olduğu ülkelerde diğer siyasi partiler uydu siyasi partiler haline gelmiştir ve hegemon partilerin olduğu ülkelerde seçimler sadece gösteriş için yapılan seçimlerdir. Muhalefetin kazanma imkanı yoktur. Şimdi Türkiye’de böyle bir sistemin kurulmaya çalışıldığını görüyoruz. Türk demokrasisine karşı, anayasaya karşı bir suç işleniyor.
Türkiye Kuzey Kore olmayacak, Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti olmayacak, Türkiye eski Doğu Almanya olmayacak. Türk siyasi kültürü, hegemon parti gibi baskıcı, diğer partileri uydu parti haline getiren bir geleneğe muhakkak ki direnecek güçlü bir siyasi kültür geleneğidir.
Türk halkı demokrasi sınavını defaatle başarıyla vermiş, demokratik haklarını korumak konusunda olgun bir halktır. Türk halkının elinden seçme ve seçilme hakkı alınıp Türkiye’de demokrasi, dostlar alışverişte görsün tiyatrosuna çevrilemez.
Türkiye’deki seçimler hiçbir zaman Kuzey Kore’deki seçimler gibi, Rusya’daki seçimler gibi, eski Doğu Bloku ülkelerinde veya Çin’deki seçimler gibi olmayacaktır. Buna Türk halkı öncelikle müsaade etmeyecektir. Türk halkı, Türkiye’de bazı müttefikler ne kadar isteseler de asla bir hanedanlığa dönüşü kabul etmeyecektir.
Onun için bugün yapılan bütün bu girişimleri biz Zafer Partisi olarak dikkatle izliyor ve kaydediyoruz. Muhakkak bir gün Türkiye’de tekrar Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi zemininde Türk devlet aklı hakim olacak. Türk devlet aklı, bunun altını çiziyorum. Bugünlerde ortada devlet aklı lafı dolaşıyor. O aklın Amerikan devlet aklı, İsrail devlet aklı olduğu kesin ama o aklın Türklükle uzaktan yakından ilgisi olmadığı da o kadar kesindir. Türk devlet aklı hakim olacak ve cumhuriyetimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının temellerini attığı kuruluş felsefesine geri dönecek. Demokratik hukuk devleti muhakkak yeniden kurulacaktır.
Bütün bunlar olurken, yani Türkiye’de hukuk devleti askıya alınır, demokratik haklar tasfiye edilir, demokratik düzen baskıcı bir siyasal sisteme dönüştürülmeye, muhalif siyasi partiler uydu parti haline çevrilmeye çalışılırken Türk halkı da açlıkla sınanmaktadır. Mutfakta mutlak bir yangın vardır. Evet, mutlak butlandan daha ağır bir yangındır bu. Türk halkı açtır, aç. Ve her gün küçük bir azınlık faizlerle gelirine gelir katarken Türk halkının yüzde 90’ı fakirleşmeye devam etmektedir.
Bütün bunlarla Zafer Partisi olarak sonuna kadar mücadele etmekte ve Türkiye’yi, devleti ve demokrasiyi savunarak tekrar hukuk devletine götürme mücadelesini sürdürüyoruz. Bu konuda en büyük desteğimiz ve tek desteğimiz hiç şüphesiz Türk halkı ve Türk gençliğidir. Zafer Partisi olarak biz asla Türk demokrasisini ve Türk devletini, Türk milletinin menfaatlerini savunmak için müttefiklerden, Batı dünyasından, Doğu dünyasından yardım istemeyiz. Çünkü bu dünyaların ne kadar ikiyüzlü olduğunu, ne kadar kendi çıkarlarının peşinde olduklarını, aslında demokrasi ve hukuk devletinin hiç umurlarında olmadığını gayet iyi biliyoruz. Ve Türk halkının demokrasisini yine Türk halkının iradesi kuracaktır bundan eminiz.”
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER