logo

reklam
25 Ekim 2026

CHP Yalvaç İlçe Başkanı Erdoğdu: “Süt üreticisinin dayanacak gücü kalmadı”

CHP Yalvaç İlçe Başkanı Önder Erdoğdu, artan yem ve üretim maliyetleri karşısında süt fiyatlarının yetersiz kalmasının Yalvaç’ta hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticileri çıkmaza sürüklediğine dikkat çekti. Erdoğdu, “Üretici emeğinin karşılığını alamıyor, her geçen gün biraz daha borçlanıyor. Bu gidişle köylümüz hayvanını satmak, üretimden çekilmek zorunda kalacak. Süt üreticisinin artık dayanacak gücü kalmadı.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalvaç İlçe Başkanı Önder Erdoğdu, süt üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin hazırlanan basın açıklamasında, özellikle küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin ciddi bir varlık mücadelesi verdiğini vurguladı.

Yalvaç’ın köylerinde hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Erdoğdu, artan yem fiyatları, mazot, elektrik, veterinerlik hizmetleri, ilaç ve diğer işletme giderlerinin üreticiyi her geçen gün daha fazla zorladığını belirtti.

 

“Sütün fiyatı yerinde sayıyor, maliyetler durmadan artıyor”

Ulusal Süt Konseyi tarafından 1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirlenen çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatının litre başına 24,30 TL olduğunu ve aradan geçen aylara rağmen güncellenmediğini hatırlatan Erdoğdu, şu değerlendirmede bulundu:

“Mayıs ayında belirlenen süt fiyatı ekim ayına geldik, hâlâ aynı seviyede. Ancak üreticimizin aldığı yemin, kullandığı mazotun, elektriğin, ilacın fiyatı aynı yerde durmuyor. Her şey zamlanırken üreticinin sattığı sütün fiyatının sabit kalması hangi ekonomik mantıkla açıklanabilir?

Bugün Yalvaç’ın köylerinde hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın en büyük sıkıntısı, ürettikleri sütün gelirinin hayvanlarının bakım ve beslenme giderlerini karşılamakta yetersiz kalmasıdır. Sabahın erken saatlerinde kalkıp hayvanına bakan, gece gündüz demeden çalışan çiftçimiz, bütün bu emeğinin karşılığında zarar etme riskiyle karşı karşıya bırakılıyor.”

 

“Bir litre sütün maliyeti 29,34 liraya ulaştı”

Türkiye genelinde süt üreticilerinin yaşadığı sıkıntının rakamlara da yansıdığını belirten Erdoğdu, Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği’nin (TÜSEDAD) açıkladığı son maliyet hesaplamasına dikkat çekti.

TÜSEDAD tarafından eylül ayı için yapılan hesaplamada bir litre sıcak çiğ sütün üretim maliyetinin 29,34 TL olarak belirlendiğini, buna karşılık Ulusal Süt Konseyi’nin tavsiye fiyatının 24,30 TL seviyesinde kaldığını vurgulayan Erdoğdu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Ortada son derece çarpıcı bir tablo var. Türkiye’de süt üretimi yapan işletmeler için hazırlanan bir maliyet hesabına göre bir litre sütün maliyeti 29 lira 34 kuruşa yükselmiş. Buna karşılık üreticiye tavsiye edilen satış fiyatı 24 lira 30 kuruş. Arada tam 5 lira 4 kuruş fark bulunuyor.

Bu hesaplama belirli büyüklükteki bir işletme modeline dayanıyor. Üstelik bizim köylerimizde beş, on, yirmi hayvanla geçimini sağlamaya çalışan küçük aile işletmelerinin koşulları çok daha farklı. Az sayıda hayvanla üretim yapan çiftçinin maliyetlerini düşürme imkânı da son derece sınırlı.

Üretici zarar ederek ne kadar dayanabilir? Bir ay mı, üç ay mı, altı ay mı? Çiftçinin cebinden sürekli para çıkararak hayvancılığı sürdürmesini beklemek insafsızlıktır.”

 

“Yalvaç’ta hayvancılık bitme tehlikesiyle karşı karşıya”

Yalvaç’ın köylerinde hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda kırsal yaşamın devamlılığını sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu ifade eden Erdoğdu, hayvancılığın gerilemesinin ilçenin ekonomik ve sosyal yapısını da olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.

“Yalvaç’ın köylerinde nesillerdir hayvancılık yapılıyor. İnsanlarımız süt üreterek, hayvan yetiştirerek çocuklarını okutmuş, evini geçindirmiş, ülke ekonomisine katkı sağlamıştır.

Ancak bugün geldiğimiz noktada hayvancılık yapan ailelerin geleceğe umutla bakması giderek zorlaşıyor. Yem borcunu ödeyemeyen, veteriner masrafını karşılamakta zorlanan, sütünden elde ettiği gelirle işletmesini çeviremeyen üreticilerimiz var.

Bu koşullar devam ederse üretici elindeki hayvanları satmak zorunda kalacak. Damızlık hayvanların elden çıkarılması ise yalnızca bugünün değil, gelecek yılların üretim kapasitesinin de kaybedilmesi demektir.

Hayvancılığı bırakan bir aileyi yeniden üretime döndürmek kolay değildir. Ahırlar bir kez boşaldığında yeniden doldurulması yıllar alabilir.

Biz Yalvaç’ın köylerinin boşalmasını, gençlerimizin üretimden kopmasını, hayvancılığın tükenmesini istemiyoruz.”

 

“Devlet destekleri gerçek maliyetlere göre yeniden düzenlenmeli”

Süt üreticilerine sağlanan desteklerin artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığını savunan Erdoğdu, tarım ve hayvancılık politikalarının üreticinin gerçek ihtiyaçları esas alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Hayvancılık yalnızca süt fiyatı belirlemekle yönetilemez. Üreticinin yem maliyetini düşürecek, kaba yem üretimini artıracak, meraları koruyacak ve küçük aile işletmelerini ayakta tutacak bütüncül politikalara ihtiyaç vardır.

Çiftçiye verilen destekler hem artırılmalı hem de zamanında ödenmelidir. Üreticinin aylar sonra alacağı destekle bugün yem alması, elektrik faturasını ödemesi mümkün değildir.

Özellikle küçük üreticilerimize uygun fiyatlı yem temini sağlanmalı, yem bitkileri üretimi desteklenmeli, hayvancılıkla uğraşan ailelerin finansman yükü hafifletilmelidir.

Çiğ süt tavsiye fiyatı da birkaç ayda bir yapılan değerlendirmelere bırakılmamalı, maliyetlerdeki değişiklikler dikkate alınarak düzenli biçimde güncellenmelidir.”

 

“Üreticinin sırtından ucuz süt politikası yürütülemez”

Süt ve süt ürünlerinin tüketiciler için ulaşılabilir fiyatlarda olması gerektiğini, ancak bunun bütün yükünün üreticiye yüklenemeyeceğini belirten Erdoğdu, üretici ve tüketicinin birlikte korunması gerektiğini söyledi.

“Bir tarafta ürettiği sütten para kazanamayan çiftçimiz, diğer tarafta markette süt, peynir ve yoğurt almakta zorlanan vatandaşımız var. Bu tablo bize tarım ve hayvancılık politikalarında ciddi sorunlar bulunduğunu gösteriyor.

Çiftçiden düşük fiyatla çıkan sütün, işlenmiş ürün olarak tüketiciye çok daha yüksek fiyatlarla ulaşması da ayrıca sorgulanmalıdır.

Üreticiyi korumadan tüketiciyi koruyamazsınız. Bugün maliyetleri karşılayamadığı için süt üretiminden çekilen çiftçinin yarın oluşturacağı üretim açığı, tüketicinin de daha pahalı ürünlere ulaşması sonucunu doğurabilir.

Ucuz gıdanın yolu çiftçiyi zararına üretmeye zorlamak değil, üretim maliyetlerini düşürmekten, planlı üretimden ve adil bir pazarlama sisteminden geçmektedir.”

 

“Yalvaçlı üreticimizin sesini duyun”

Açıklamasının sonunda Tarım ve Orman Bakanlığına, Ulusal Süt Konseyine ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan CHP Yalvaç İlçe Başkanı Önder Erdoğdu, süt üreticilerinin sorunlarının ertelenmeden çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Erdoğdu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Buradan yetkililere sesleniyoruz: Yalvaçlı süt üreticisinin, hayvancılıkla geçimini sağlayan köylümüzün sesini duyun.

Süt fiyatları gerçek üretim maliyetleri dikkate alınarak yeniden belirlensin. Yem fiyatlarındaki artış karşısında çiftçimiz desteklensin. Küçük aile işletmelerine özel koruyucu tedbirler alınsın. Üreticilerimizin borç yükünü hafifletecek uygulamalar hayata geçirilsin.

Unutulmamalıdır ki hayvancılık yalnızca çiftçinin geçim kapısı değil, ülkemizin gıda güvenliğinin ve ekonomik bağımsızlığının da temel unsurlarından biridir.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak alın teriyle üretim yapan, ülkesine katma değer sağlayan bütün çiftçilerimizin yanındayız. Yalvaç’ın köylerinde hayvancılığın yaşaması, üreticimizin emeğinin karşılığını alması için sorunları gündeme getirmeye ve çözüm istemeye devam edeceğiz.

Çiftçi kazanamazsa üretim sürmez. Üretim sürmezse köylerimiz ayakta kalamaz. Köylerimiz ayakta kalmazsa ülkemizin geleceği de bundan zarar görür. Üreticiyi yaşatmak, Türkiye’nin geleceğini korumaktır.”

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.