Son Dakika


YEŞİLOAVA’DAKİ BAZI KÖYLER YALVAÇ’TAN GİDEREK KURULDU.
Günümüzde Yalvaç sınırları içinde yer alan Hoyran bölgesini Yalavaç kitabımız için çalışmaya devam ediyorum. Bu süreçte tespit edebildiğim bilgileri de hemşehrilerimizle paylaşmaya herkese rağmen devam ediyorum.
Eski takipçilerimiz bilirler belli izler çerçevesindeki hipotezim şu şekilde Türkmenler Yalvaç’a – Uluborlu üzerinden Burdur – Bir bölüğü Aydın hattına doğru dağıldılar.
Bunların hepsini belli ölçütler ve izler doğrultusunda oluşturmaya çalıştım. Yalvaç’taki söyleşimize katılanlar hatırlayacaktır. Yalvaç’a gelen Türkmenlerin Burdur’da olduğunu, Yeşilova bölgesinde çok sayıda Yalvaçlı (Hoyranlı) olabileceği, Işıklar, Ovacık, Öyük adlarının önemini vurgulamıştım.
Bugün çalışmamın izleri neticesinde net bir şekilde şunu söyleyebilirim ki, günümüzdeki Yeşilova’nın yarısı belki de daha fazlası Yalvaç (Hoyran)dan gidenlerin oluşturduğu köylerdir.
Yani ben diyorum ki Yalvaç, Hoyran civarında çok sayıda köylerin candan akrabaları bugün Yeşilova’da yaşamaktadırlar.
Kurduğum cümle ve tezlerimin, iddialarımın farkındayım, bu sebeple bilimsel metodumla açıklamak isterim ki sabırsızlıkla eleştiri yapacaklara bir cevap olsun.
Kıymetli hemşehrilerim, hatta paylaşımlarımı bilmeyen bu yazıyı ilk kez okuyanlar için hatırlatalım. Bugünkü Yalvaç’ın sınırları, Eğirdir Gölü’nün kuzeyi Hoyran adıyla anılır. Belli dönemler Hoyran kaza ve nahiye olarak Eğirdir’e bağlanmıştır. Bölge Hoyran olarak adlandırılır.
Hoyran Kaza’sındaki yörük aşiretleri ve köyleri 1568 yılı itibariyle şu köyler kayıtlıdır.
Çeltik
Horuz
Ovacık
Bayındır
Ören deresi
Işıkoğlu (Işıklar)
Öyüklü (Hüyüklü olarak devam ediyor)
Bu köyler ne olduysa Hoyran’dan silinmiş birden kaybolmuşlardır. (Hüyüklü devam ediyor) Yani göç etmiş bölgeyi terk etmişlerdir.
Şimdi günümüzde Yeşilova olarak bilinen Burdur ilçemizin şu köyleri ise, 1700 lerden sonra kurulan köylere bakalım.
ÇELTİK
HORUZ
OVACIK (Birkaç yerde)
BAYINDIR
ÖRENCİK
IŞIKLAR
ÖYÜK (Birkaç yerde mevkii)
Yani Hoyrandan bu köyler tarihten silinirken birden Yeşilova’da bu köyler karşımıza çıkıyor.
Tabi buna ekleyecek daha çok köy var ama şuan tespit edebildiğim bunlar.
Tabi ki sırf bu isimler aynı veya benzedi diye böyle bir iddia bilimsel olmaz, bu sebeple bunu açıklamadığım gibi konunun üzerine gitmeye çalıştım. Vakıf kayıtları, zaviyeler, şeriyye sicilleri, mühimme kayıtları en temel kaynaklar iken konuyla ve bölgeyle ilgili yapılan çalışmalardan bu konuyla ilgili bilgi edinememiştim.
Ancak şuan durum farklı, bu köylerin Hoyran’dan gittiğinin delili olan vesikayı sizlerle paylaşıyorum.
Sene 1713
Devlet kapısına sunulan arzuhal şöyledir:
Hamid Sancağı’nda bulunan Hoyran Kazası’nın naibi tarafından bildirildiğine göre, kazanın halkı şer‘î meclise gelerek şöyle söylemiştir:
“Reayamızın tamamı dağılmış ve perişan olmuştur. Kazamızda ancak iki köy kalmıştır. Mevcut durumumuzla üzerimize düşen yükümlülükleri yerine getirmeye gücümüz kalmamıştır. Hâlimiz merhamete layıktır. Dağılmış olan halkımızın eski yerlerine döndürülmesini, yeniden sayım yapılmasını ve ödeme gücümüze göre hane yükümlülüğü belirlenmesini talep ediyoruz.”
Bu durum merkeze bildirilmiştir.
Merkez tarafından defter kayıtları incelendiğinde kazanın halkının dağılmış ve son derece merhamete muhtaç olduğu, durumu bilen kişiler tarafından da doğrulanmıştır.
Hoyran Halkının İkinci Arzuhali
Devlet kapısına sunulan diğer arzuhal şöyledir:
Hoyran Kazası artık birkaç harap köye münhasır kalmıştır.
Bu köylerin ahalisi meclis-i şer’e gelerek şöyle konuşmuştur:
“Kazamız padişah hassına bağlı reayadandır. Eğirdir Yörükleri haslarına bağlı olarak avârız hanesi üzerinden vergilendirilmekteydik. Bir süre Süleyman adlı kişi bu mukataayı malikâne olarak tasarruf etmekteydi. Daha sonra bu mukataa el değiştirmiş ve üzerimize düşen mîrî vergilerin tahsilinde düzen bozulmuştur. Vergilerin tahsili için görevlendirilen tahsildarlar muhassıl tarafından gönderilmiş, bunlar yanlarında ikişer yüz kadar levend ile gelmişlerdir.
Bu tahsildarlar, daha önce vermekte olduğumuz mîrî vergilerle yetinmemiş, zor kullanarak daha fazla vergi toplamışlardır. Bununla da kalmayıp köylerini terk etmiş ve dağılmış kişilerin vergilerini de elde kalanlardan tahsil etmişlerdir. İşte bu uygulamalar halkımızın dağılmasına ve perişan olmasına sebep olmuştur.
Bugün Hoyran Kazası yalnız iki harap köye kalmıştır. Bu iki köy de dağılmak ve yok olmak üzeredir. Bundan böyle burada mîrî vergi toplamak mümkün değildir.”
Bunun üzerine halk şu talepte bulunmuştur:
“Durumumuz dikkate alınarak bir muharrir (nüfus ve vergi yazıcısı) tayin edilsin. Gerçek durumumuz araştırılsın ve yeniden düzen kurulsun.
Dağılmış olan reayamızdan Harmanlı Kazası’nda, padişah hassına bağlı köylerde, vakıf köylerinde, tımar ve zeamet köylerinde yaşayanlar bulundukları yerlerden kaldırılıp eski yurtlarına geri yerleştirilsin.”
Belgenin bu kadarı kâfi ki burada geçen ibâreye dikkat edelim DAĞILMIŞ OLAN REAYAMIZDAN HARMANLI KAZASI’NDA yer alan köylerde, vakıf köylerinde yaşayanlar bulundukları yerlerden kaldırılıp tekrar eski yurtlarına yani Hoyran’a dönsün diyorlar.
Yâni dönemdeki âyan baskısı ve vergilendirme gibi sebeplerle Hoyran’da 2 köy hariç köyler dağılmış. Harmanlı kazasında ki köylere gitmişler. Durumu düzeltin tekrar eski yurtlarına gelsin diyorlar.
HARMANLI KAZASI olarak bahsettiği yer bugünkü Yeşilova İlçesi Harmanlı Köyü’nün olduğu ovadır. Mühimme kaydında kaza olarak yazılmıştır.
İşte bahsettiğimiz Hoyran’dan kaybolan köyler bugünkü Yeşilova Harmanlı ovası civarındaki ovalardadır. Buradan anlıyoruz ki bahsi geçen köyler eski yurtlarına dönmemiş Yeşilova’da yaşamaya devam etmişlerdir. Özellikle vakıf köyleri kaydı da önemlidir ki Harmanlı bölgesinde 2.Murad döneminden kalma önemli vakıflar vardır.
Hülâsa halen kökten akrabalıkları olan iki coğrafyadır.
Bekir Manav – Tarihçi – 07.06.2026 – ISPARTA
Isparta Tarih-Der Başkanı

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER