• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Vatandaşın gündeminde seçim değil geçim var


Özgür Kaya
yalvacgazetesi@hotmail.com

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak olan yerel seçimler için, ülke genelinde tantana bu sefer çok erken- den başladı.

Ülke genelinde, partilerin aday belirleme süreçlerini erkene alarak birçok yerde aday açıklaması, belli ölçüde seçim havasının oluşmasına yol açtı.

Yalvaç’ta manzara, genel siyasetin tersine bir seyir izliyor bu seçim… Geçen seçimleri hatırlarsanız, özellikle 2009 ve 2014’te çok renkli, sıcak ve bizzat vatandaşın da içinde olduğu bir seçim süreci yürüyordu.

Bu yerel seçim için, Yalvaç’ta manzara tam da başlıkta yazıldığı gibi: Seçim değil geçim derdi var.

Vatandaşın gündeminde çok fazla yerel seçim tartışması yok. Hakikaten, Yalvaç zor bir kış geçiriyor ekonomik bakımdan, Türkiye’nin geçiridiği gibi.

Bu durumun, Yalvaç Belediye Başkanlığı’na aday olan tüm isimler tarafından dikkate alınması gerekiyor.

Yani, belediye seçiminde ve belediye yönetimi planlarında rutin belediyecilik hizmetleri vatandaşın önüne konulduğunda oy alma şanslarının azalacağını bilmeleri gerekir.

Her evde bir işsiz var, her evde bir sağlık problemi var, her evde ödenecek kredi borçları var. B

u yüzden seçimin gündemini, geçmişten daha fazla ekonomi oluşturacak.

İşsizlik ve bu yüzden göç, ilk parmak basılması gereken sorundur Yalvaç’ımız için.

Yalvaç Belediyesi’ni beş yıl yönetmeyi hedefleyen başkan adayının cepteki bu yangına çözümler üretmeyi gündeminin ilk sırasına alması şart.

Diğer yandan, partilerin gündeminde Yalvaç ne kadar var sorusu da mühim. O açıdan bakınca, partilerin gündeminde de, ne yazık ki Yalvaç yok gibi görünüyor.

Sadece MHP adayını açıklamış durumda. Diğer partilerde bir heyecan görünmüyor. Hele AK Parti ve İYİ Parti’de henüz teşkilat bile yok. (Bu yazı yazıldığı İyi Parti’de kurulmamıştı)

Yalvaç için heyecanın düşük olması da aslında kötü bir şey değil. Bu kadar sorun üzerine bir de gerginlik yaşanmasın.

Meşhur seçmen deyimiyle, hayırlısı kimse o seçilsin.

Mutlu ve huzurlu bir yıl dileğiyle…

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Halkın Enflasyonu

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Enflasyon denildiğinde hepimizin ilk aklına gelen hayat pahalılığıdır. Gelirimize göre mal ve hizmet fiyatlarındaki hızlı artıştır. Satın alma gücümüzün azalmasıdır. Günden güne fakirleşmemize sebep olan bizi için için bitiren canavardır. Enflasyonun ortaya çıkardığı hayat pahalılığı ülkenin değerlerinin zaman içinde yitirilmesine yol açan, ekonomik ve sosyal dengeleri bozan bir süreçtir. Enflasyon toplumun her kesimini yakından ilgilendiren konuların başında gelmektedir. Ekonomi yönetimindeki yanlışlar hayat pahalılığını artırmakta, halkın ge...
  • Depreme ne kadar hazırız

    10 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Ülkemiz dünyanın en hareketli deprem fayları üzerinde yer alan bir ülkedir. Bu özelliği nedeniyle Asya ve Avrupa arasında yer alan ülkemizde tarih boyunca büyük deprem felaketleri yaşanmıştır. Depremin yarattığı ekonomik ve sosyal çöküntüler nedeniyle bu coğrafyada birçok medeniyetler kurulmuş ve yıkılmıştır. Anadolu’nun her yerinde yüzlerce yıkılmış, toprak altında kalmış antik kentler bulunmakta, Anadolu insanı ekonomik önemi büyük olan bölgenin egemenlik savaşları yanında doğanın getirdiği felaketlerini de yaşamak zorunda kalmışlardır. Gerek...
  • Ormanlar Yanarken

    03 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Son yıllarda ülkemizde ve dünyada orman yangınları ve çevre felaketleri hızla artmaya başladı. Ağaçlar, bitkiler, yabani hayvanlar, tarım alanları, yerleşim alanları harabeye döndü. Toprak ve su kaynakları zarar görmeye başladı. Ama hiçbir yangın felaketi dünyayı Avusturalya'daki yangın felaketi kadar etkilemedi. Ormanları menfaatlerine göre gören çevreler bir an bu dünyadaki bir birey olarak sıranın bir gün kendilerine geleceğini görmeye başladılar. Ormancılık politikalarını ekonomik getirilerine göre gören gözler, günlerce söndürülemeyen yan...
  • Devlet Şirket Değildir

    27 Ocak 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Devleti şirket gibi yönetme görüşü bazı çevrelerce çok dillendirilen konuların arasındadır. Çoğunlukla iş dünyasından gelen veya etkilenen bazı çevrelerin herşeye maddi değerlere bakmasından kaynaklanan bir yaklaşımdır. Bu çevrelerce her zaman maddi kazançlar ön planda görülür.  Adeta çevre ve insan neredeyse ikinci plana itilmiş gibidir. Sosyal politikalar israf gibi görülür. Her sorununun özel sektör aracılığıyla çözüleceği sanılır, özelleştirme ile devletin birçok yükten kurtulacağı düşünülür. Aslında bu yaklaşım 1980'li yıllarda serbest eko...