Son Dakika


Eğitimde en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu:
“Hocam en iyi program hangisi?”
Veliler haklı… Çocuğu için en iyisini, en doğrusunu, en garantilisini arıyor.
Öğrenci haklı… Verdiği emeğin karşılığını görmek istiyor.
Ama yıllardır sahada olan bir eğitimci olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:
Mükemmel program yoktur.
Devam eden program vardır.
Öğrenci dershaneye başlıyor, özel derse başlıyor, eğitim koçuna başlıyor…
İlk hafta heyecan, ikinci hafta umut, üçüncü hafta beklenti…
Bir ay sonra sonuç gelmeyince moral bozuluyor.
Sonra ne oluyor?
Program değişiyor.
Kitap değişiyor.
Öğretmen değişiyor.
Oysa değişmemesi gereken tek şey vardır:
Sabır ve istikrar.
“Bir ayda sonuç arayan, bir yılda emeğini tüketir.”
Başarı sihirli bir reçete değildir.
Başarı; tekrarın, disiplinin, vazgeçmemenin ürünüdür.
Başarı; TELEFONA sınır koymanın ürünüdür.
Aynı programı kararlılıkla uygulayan bir öğrenciyle, her ay sistem değiştiren bir öğrenciyi yan yana koyun. Aradaki fark çoğu zaman zekâ değildir; devamlılıktır.
Çünkü bilgi tekrar edilmeden kalıcı olmaz.
Deneme çözmeden hız artmaz.
Yanlışların üzerine gitmeden netler yükselmez.
Biz eğitimciler şunu çok net görüyoruz:
Programdan önce alışkanlık gelir.
Alışkanlıktan önce karar gelir.
Karardan önce ise hedef…
Hedefi net olan öğrenci, mükemmeli aramaz; başladığını bitirmeye odaklanır. Çünkü bilir ki istikrarlı bir adım, kararsız on adımdan daha değerlidir.
Velilere de küçük bir çağrım var:
Çocuğumuzu iyi tanıyalım.
Kısa zamanda sıçrama beklemeyelim. Eğitimi bir sprint değil, bir maraton olarak düşünelim. Başarı, sürekli sistem değiştirerek olmaz, sistemi sabırla uygulayarak olur.
Toprağa ekilen tohum ertesi gün meyve vermez.
Ama sulanırsa, güneş görürse, beklenirse mutlaka filizlenir.
Unutmayalım…
Mükemmel programı ararken zaman kaybediyoruz.
Asıl ihtiyacımız olan şey, başladığımız programı devam ettirmektir.
Çünkü kazandıran şey kusursuz plan değil,
yarım bırakılmayan plandır.
Makbule ÇÖLGEÇEN
Eğitimci
Akdeniz Eğitim Kurumları
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.