• MODA YAPI

logo

BİD’ATLARDAN ARINALIM


Yusuf Bilge Büyükboyacı
ozyalvacgazete@hotmail.com

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan Gazi atamız ” BİZ TEMİZ MÜSLÜMANLARIZ BİD’AT NEDİR BİLMEYİZ” demişti…

Öyle bir ecdadın torunları olan bizler göğsümüzü gere gere aynı sözü söyleyebilir miyiz bir düşünelim !..

Bid’at, “inanç, ibadet ve kural olarak dinde olmayan bir şeyi uydurmak ve ona yamamak, dinde varmış gibi bilmek, inanmak ve yapmaktır.”

Mesela bir kimse, Berat gecesinde şu kadar namaz kılmak gerekir, bu geceye mahsus şöyle bir ibadet vardır” derse ve bunu dinin bir gereğiymiş gibi yaparsa bid’at gerçekleşmiş olur.

Ancak böylesi bir ibadeti dinin gereği olarak değil de keyfi ve nafile ibadet bilinci ile yaparsak bunun da bir mahzuru yoktur, salih amelden sayılılır…

“Bid’at’ın ne zararı var, yapılan meşru ve faydalı bir şey ise varsın yapılsın!” denemez.

Çünkü din, Allah tarafından tamamlanmış, Peygamberimiz tarafından da tam olarak tebliğ edilmiş, insanlara bildirilmiştir.

Onda olmayan bir inanç, ibadet veya kuralı ona eklemek dini bozmak ve değiştirmek demektir.

Ayrıca her bid’at dini yozlaştırır veya biraz daha zorlaştırır, bu da, yüce Rabbimizin ” kolaylaştırın, zorlaştırmayın” emrine muhalefet etmektir.

Lamı cimi yok…

İnceleyelim, araştıralım, düşüncemizi, bilincimizi, söylem ve eylemlerimizi bid’atlardan arındıralım…

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÖĞ GÖZLÜ KADIN, FATMA GİRİK

    24 Ocak 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Televizyonun tek kanal olduğu ve her şeyin siyah beyaz göründüğü o güzel zamanlarda, haftada bir gün yayınlanan “Türk Filmlerinde”, başta “erkekler” olmak üzere herkes, yerel şiveyle söyledikleri “göğ gözlü” kadının filmini beklerlerdi. Ülkemizde sinema sektörünün henüz gelişmediği; figüranların kahvehanelerden seçildiği, başrol oyuncularının güzellik/yakışıklık ve yeteneklerine bağlı olarak alaylı yetiştiği bu dönemde, sanatçılar halkın hikâyelerini halka, berrak ve doğallığından koparmadan yansıtıyorlardı. Hikâyeler o kadar doğal ve gerçekliğ...
  • Prof. Dr. ÖZHANLI Yazdı: En Tehlikeli Silah “Cehalet”

    19 Ocak 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    “Bizans’ı yıkan savaşlar, salgın hastalıklar, deprem ve zelzeleler değil, cahil bırakılmış halk ve cahil halkın seçtiği liyakatsiz yöneticiler ve bu yöneticilerin rüşvet, torpil ve iltimasla iş yapmaları” deyip dert yanan bir Bizans kronikçisi insanlıkla ve uygarlıklarla ilgili büyük bir sorunu da açık bir şekilde ortaya koymuştur. Uygarlıkların ve devletlerin yıkılıp yok olma sebepleri incelendiğinde, en büyük sebebin cehaletten kaynaklandığı görülür. Bütün diğer felaketleri yaratan ve tetikleyen de cehalettir. Cehalet, salgın hastalıklardan d...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: İNSAN VE EGOSU…

    14 Ocak 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Dünya üzerindeki bütün canlıların bir yaşam döngüsü bulunmaktadır. Hiçbiri, hayatta kalabilmek için sahip oldukları bütün yetenek ve olanakları birbirine karşı kullanmaktan geri durmaz. Ancak, insan dışındaki bu canlıların, bütün cabası karınlarını doyurmak ve nesillerini devam ettirmektir. Canlılar içerisinde en doyumsuzu ve zalim olanı insandır. Alet yapabilme ve onu geliştirme yeteneğine sahip olan insan, diğer bütün canlılara hükmetmekle yetinmemiş kendi türünü de sömürmeyi kendine hak görmüştür. Neolitik dönemle (M.Ö. 12.000 – 5500) birlik...
  • Mehmet Akif Ersoy ve Düşündürdükleri

    02 Ocak 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Milli şairimiz ve meslek büyüğümüz Mehmet Akif Ersoy’u doğumunun (20 Aralık 1873) 148., ölümünün (27 Aralık 1936) 85. yılında şükranla, minnetle, rahmetle, anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Mekanı cennet olsun! Mehmet Âkif Ersoy,ilk sivil Baytar (Veteriner Fakültesi) okulundan 1893 yılında birincilikle mezun olmuş; veteriner hekim olarak 20 yıl sahada, laboratuvarda ve üst düzey yönetim kadrolarında; yurt içi ve yurt dışında mesleği hakkıyla, başarıyla icra etmiştir.. Aynı zamanda bir edebiyatçı, bir şair, bir eğitimci, bir bil...