logo

reklam
10 Ağustos 2025

Yalvaç’ta hayvancılığın rotası nereye gidiyor?

Yalvaç’ta büyükbaş et ve süt hayvancılığı ile küçükbaş hayvancılık ekonomik sıkıntılar nedeniyle gerilemeye devam ediyor, şap da tuz biber oldu…

 

İlçemiz Yalvaç’ta son yirmi yılda büyükbaş hayvancılıkta yaşanan gelişmeler ve küçükbaş hayvancılığın köklü geçmişi, şehrimizde binlerce insanı ilgilendiren büyük bir ekonomik ve sosyal yapıyı ilgilendiriyor. Ancak özellikle son yıllarda, Yalvaç’taki hayvancılık işletmeleri ve küçük üreticiler, artan maliyetler, pazarlama sorunları ve yapısal sıkıntılar nedeniyle ciddi bir darboğazla karşı karşıya.

Yalvaçlı üreticilerimizin en büyük sıkıntılarından biri yem maliyetlerinin kontrol edilemez şekilde yükselmesi. Eskiden kendi arazisinde samanını, arpasını yetiştiren çiftçi, bugün hazır yem olmadan hayvancılık yapamayacak hale geldi. Yalvaç’taki birçok üretici, yemin ton fiyatlarındaki ani artışlar karşısında ya hayvan sayısını azaltıyor ya da zararına üretim yapmak zorunda kalıyor. Bu da Yalvaç ekonomisinin temel taşlarından biri olan hayvancılığın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.

Veterinerlik hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar da hayvan sağlığını olumsuz etkiliyor. Salgın hastalıklar veya doğum gibi acil durumlarda yeterli hizmet alınamaması, hem ekonomik kayba hem de hayvan refahında ciddi sorunlara yol açıyor.

Yalvaç’taki bir diğer temel sorun ise gençlerin hayvancılığa ilgisinin giderek azalması. Zor, sabır isteyen ve yoğun emek gerektiren bu iş, Yalvaçlı gençler için artık cazip bir meslek olarak görülmüyor. Bu durum, üretim gücünün göçmenlere dayanmasına neden olurken ilçedeki hayvancılık faaliyetlerinin geleceğini de belirsizliğe sürüklüyor. Oysa Yalvaç gibi potansiyeli yüksek bir bölgede genç nüfusun sektöre kazandırılması, sadece üretimi değil, yenilikçiliği de beraberinde getirebilir.

Satış ve pazarlama tarafında da Yalvaçlı hayvancılar büyük zorluklar yaşıyor. Et ya da süt ürünlerini piyasaya sunarken çoğu zaman aracı firmalarla çalışmak zorunda kalan üretici, emeğinin karşılığını alamıyor. Yalvaç’ta hayvancılıkla uğraşan bir yetiştirici için, hayvanı yetiştirip beslemek, süt üretmek kadar, onu adil bir fiyata satabilmek de büyük bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Tüm bu sorunlara ek olarak, Türkiye genelinde etkisini gösteren ekonomik kriz, Yalvaç’taki hayvan üreticilerini daha da zor durumda bırakıyor. Artan enflasyon, girdi maliyetlerinin kontrolsüz yükselmesi, krediye erişimin zorlaşması ve satın alma gücündeki düşüş; üretici ile tüketici arasındaki dengeyi ciddi biçimde bozmuş durumda.

Bu ortamda Yalvaçlı üreticilerin hem hayatta kalması hem de ayakta kalması için yeni yol ve yöntemlere yönelmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada, Yalvaçlı hayvan üreticilerine yönelik bazı somut öneriler dikkat çekiyor: Öncelikle kooperatifleşme, kriz karşısında küçük üreticinin elini güçlendirecek en etkili yol olabilir. Yalvaç’ta kurulacak güçlü, şeffaf ve denetlenebilir üretici birlikleri; hem toplu alım gücü sağlayabilir hem de toplu satışla pazarlık gücünü artırabilir. Bu sayede üretici, yem, ilaç ya da veteriner hizmetlerini daha ucuza temin edebilirken, ürünlerini de doğrudan tüketiciye ulaştırabilir. İkinci olarak, gider yönetimi ve verimlilik, kriz zamanlarında en önemli konulardan biridir.

Yalvaçlı üreticiler, ahırdan besi yöntemine, yemden suya kadar her alanda daha az kaynakla daha verimli üretim yapmanın yollarını aramalı. Bilinçli hayvan besleme, uygun ırk seçimi ve doğru zamanda satış gibi teknik bilgiler bu süreçte kritik hale gelmektedir.

Üçüncü önemli nokta ise devlet destek ve teşviklerinden azami ölçüde yararlanmak. Yalvaç’ta birçok üretici, aslında hakkı olan bazı destek ve hibelerden yeterince haberdar değil. Bu nedenle tarım danışmanlarının ve ilçe tarım müdürlüğünün sahada daha aktif olması, üreticiyi doğru yönlendirmesi büyük önem taşıyor. Özellikle genç ve kadın üreticilere yönelik teşvik programları, Yalvaç’ta hayvancılığın geleceğini şekillendirebilir.

Dördüncü olarak, alternatif gelir modelleri üzerine düşünmek de kriz dönemlerinde bir çıkış kapısı olabilir. Yalvaç’ta küçük çaplı peynir, yoğurt ya da doğal ürünler üretimi gibi katma değerli girişimler, doğrudan tüketiciye satışla desteklenirse üretici için ek gelir kaynağı yaratabilir. Yerel pazarların, sosyal medyanın ve e-ticaretin bu süreçte daha aktif kullanılması da bu modelleri güçlendirebilir.

Yalvaç İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün son verilerine göre, ilçemizdeki büyükbaş hayvan varlığı 23.310 Sığır ve 283 manda olmak üzere toplam 23.593 baş olarak görülürken; küçükbaş hayvan varlığı da 71.415 koyun ve 5.632 keçi olmak üzere toplam 77.047 olarak görülüyor. Bu rakamların ne kadar gerçekçi olduğunu bilmemekle birlikte; özellikle küçükbaş hayvancılıkla süt üretiminde rakamların geriye gittiği sektördeki herkesin paylaştığı yaygın bir gözlem. Ve giderek daha çok sayıda üreticinin sektörden ayrılmaya devam ettiği de biliniyor.

Son günlerde, ülke çapında yaşanan şap hastalığı ve pazarların kapatılması gibi, dönem dönem yaşanan sorunlar da üreticiyi daha zor durumlara sokabiliyor.

Yalvaç’ta hayvancılığın yeniden ayağa kalkabilmesi bakımından, öncelikle rotasının belirlenmesi için kurumlar arası bir işbirliğine ciddi bir ihtiyaç duyuluyor. Üreticilerimizin yüzünün güleceği günlere kavuşulmasını diliyoruz.

Etiketler: » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.