logo

reklam

YALVAÇ İL MERKEZİ OLMALI!


admin
ozyalvac@hotmail.com

Yalvaç, birçok il merkezinden daha çok nüfusa ve yüz ölçümüne sahiptir.

Bağlı olduğu il merkezinden; her hafta ve her gün gidilip gelinemeyecek kadar da, uzaktadır!

Bazı mahalleleri ve bucaklarıyla köyleri; ilçe olacak kadar nüfusa ve gelişmişliğe sahiptiler bir zamanlar.

Örkenez-Kumdanlı nahiyeleri ile; Sücüllü, Gemen Güney ve Gemen Kuzey (Bayat) ve Hüyüklü köylerinin her biri; ilçe yapılacak kadar nüfusa ve üretim kapasitesine sahiptirler. Gemen sözcüğü, Latince’de; “MABEDE YAKIN” anlamına geliyor.

Psidiya Antiyohiya harabeleri Yalvaç’tadır. O harabelerin devlet merkezi olduğu dönemde,  harabelere adını veren devletin merkezi de, Yalvaç’tadır.

O harabelerden, başlayarak Yalvaç’ın öbür tarafına ve demircilerin arastasına kadar uzayıp giden, uzun bir yer altı yolu vardır.

Harabeler çok fazla turist çeker. Eski çağların en büyük kentini görmeye gelen Amerikalı, Avrupalı ve dünyanın her yerinden turistler gelir.

Orta okula başladığım dönemde; turist kafilelerinin arkasını takip eden çocuklar; “GAVUR! GAVUR!” diye bağırırlardı.

Yabancı turistler de; “çocukların kendilerini övdüğünü” sanarak, mutlu olurlardı.

Sonra parasız yatılı sınavını kazanarak; Denizli İsmet İnönü Lisesinin orta kısmına aktarıldım. Liseyi de orada bitirdim. O zamanlar okullarımızda yabancı dil olarak Fransızca öğretiliyordu.

Siyasal Bilgiler Fakültesinin yazılı ve sözlü olarak Fransızca yapılan giriş sınavını, birincilikle kazanarak orada da parasız yatılı okudum. Daha sonra birçok ilçede kaymakamlık yaptım.

Neredeyse bütün ihtiyaç maddelerinin vesika ile satıldığı bir dönem geldi.

Zamanın iktidarı, vesikalı malların vesika verme yetkisinin, kendi partisinin belediyesine vermemi istiyordu. “Herkese verilirse beşer gram bile düşmez!” diyorlardı.

Vesikalı malların hepsini partinin yetkilileri alıp; karaborsada beş-on kat pahalıya satıyorlardı…

Çok uzak bir yere tayinim çıktı. Hukuk Fakültesinden de diplomam vardı.

Baskılar sonucu Kaymakamlıktan istifa ederek; uzun süre Akşehir’de avukatlık yaptım.

Sonra girdiğim seçim sonucu, Milletvekilliğini kazandım. Politikaya ve ülkemizin problemlerini azaltmaya çalışmaya ağırlık verdim. Şimdi bazı gazetelerde yazarak avunuyorum.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇÖPOSFERDEN YAŞAMOSFERE: “Tüketirken Tükenen Bir Medeniyete Son Çağrı”

    11 Ocak 2026 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Zamanın kum saati, 2008 yılında alışılmadık bir gıcırtıyla dönmeye başlamıştı. Mahşerin o kadim dört atlısının yanına, nalları beton ve çelikten dökülmüş, nefesi ozonu yırtan gri bir süvari yanaştı,. 5. Atlı. O gün, yılların vermiş olduğu yakıcı yıkıcı donanımlarıyla, o sadece bir felaketi değil, insanın kendi eliyle kuracağı metalik hapishaneyi muştuluyordu. İnsanlık, felaketi hep uzaklarda aradı. Oysa 2008 yılında penceremi açtığımda gördüğüm şey, kıyametin çoktan sessizce, metalik bir gri tonunda hayatımıza sızdığıydı. O gün adını koydum: Ma...
  • Prof.Dr. Zafer Karaer yazdı: Yalvaç’ta Bir Gazete

    06 Şubat 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yazıma çok önemsediğim bir paragrafla başlamak istiyorum. Gazetecilik mesleği ve gazetecilik sektörü(gazete, radyo, televizyon, internet gibi kitlesel yayın organları) DEMOKRATİK TOPLUMLARDA anayasanın öngördüğü üç devlet gücü; yasama-meclis, yürütme-hükümet ve yargılama-mahkemeler yanında dördüncü güç -DENETLEME GÜCÜ olarak anılmaktadır… Ankara’da doğmuş ve yaşamına Ankara’da devam eden, ancak küçüklüğümden beri ailemle birlikte her yaz Yalvaçta tatilini geçiren, 2007’den itibaren ise Yalvaç’ta toplu konutlarda bir ev sahibi olarak daha ...
  • BÜYÜK BAŞKOMUTAN, BÜYÜK TAARRUZ, BÜYÜK ZAFER…

    30 Ağustos 2024 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İkinci Viyana kuşatmasından (1683) tam 238 yıl sonra ilk defa Sakarya Meydan Muharebesinde toprak kaybedilmemiş, 22 gün 22 gece (23 Ağustos-13 Eylül) süren “HATTI MÜDAFAA YOKTUR, SATHI MÜDAFAA VARDIR. O SATIH BÜTÜN VATANDIR anlayışıyla gerçekleştirilen SAKARYA meydan savaşında kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman, Sakarya Nehrinin batısına püskürtülmüş ve bağımsızlık yolunda en önemli adım atılmıştır, düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra, 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kem...
  • SOKAKTAN MECLİSE BÖYLE NEREYE?..

    24 Ağustos 2024 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    O gün sabah erken kalktım. Hava sakindi. Üç gündür dağdan esen sert ve şiddetli, aynı zamanda sıcak rüzgâr dinmişti. Denize gidebilirdim. Mayomu giydim ve yaklaşık 600 metre uzaklıktaki denize hızlı adımlarla kısa sürede ulaştım. Yaklaşık 1 saat deniz kenarında yürüyüş ve yüzmeden sonra biraz yorgun vaziyette dönüş yolunda, bahçesinde etrafı temizleyen 50-55 yaşlarında zaman zaman ayak üstü sohbet ettiğim Hakan’a rastladım. Kendisi mühendisti, zamanında İstanbul da şirketleri ve iyi bir hayatı olmuş, ancak hayatın acımasız yanlarını da yaşam...