logo

reklam

Yalvaç 2026’ya Girerken: Sorunlar, Beklentiler ve Zorunlu Çözümler

Isparta’nın köklü ilçesi Yalvaç, tarihsel birikimi, kültürel mirası ve stratejik konumuna rağmen 2026 yılına girerken ciddi yapısal sorunlarla yüzleşmek zorunda.

İlçenin son yıllardaki demografik, ekonomik ve sosyal göstergeleri, artık günü kurtaran adımların yeterli olmadığını; kapsamlı, kararlı ve uzun vadeli bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Yalvaç’ın en temel ve kronik sorunlarının başında ekonomik daralma ve buna bağlı olarak artan göç geliyor. İlçede özellikle genç nüfusun büyük şehirlere yönelmesi, yalnızca bir istihdam problemi değil, aynı zamanda sosyal yapıyı doğrudan etkileyen bir kırılma alanı olarak karşımıza çıkıyor.

Özyalvaç Gazetesi’nin yıllardır gündemde tuttuğu Yalvaç Organize Sanayi Bölgesi meselesi bu noktada kilit önem taşıyor. Yaklaşık yirmi yılı aşkın süredir konuşulan, defalarca “çözüme yaklaşıldı” denilen OSB, hâlâ ilçenin ekonomik kaderini değiştirecek ölçekte faaliyete geçmiş değil. Bu gecikme, yatırımcıyı Yalvaç’tan uzaklaştırırken, ilçedeki gençler için de “gelecek yok” algısını güçlendiriyor.

2026’ya girerken OSB’nin yalnızca kağıt üzerinde değil, fiilen üretim ve istihdam sağlayan bir merkez haline gelmesi artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor.

Ekonomik sorunların bir diğer yüzünü ise belediyenin mali yapısı oluşturuyor. Son yıllarda artan giderler, sınırlı gelir kaynakları ve merkezi payların yetersizliği, belediyeyi zor kararlar almaya itiyor. Hizmet tarifelerine yapılan zamlar, taşınmaz devri gibi uygulamalar kamuoyunda tartışma yaratırken, aslında Yalvaç’ın uzun süredir biriken mali yükünü
de gözler önüne seriyor. Bu durum, altyapı yatırımlarının gecikmesine, yol, içme suyu ve çevre düzenlemeleri gibi temel hizmetlerin istenilen hızda hayata geçirilememesine neden oluyor. 2026 sürecinde Yalvaç’ın en önemli ihtiyacı, mali disiplinle birlikte şeffaf bir belediyecilik anlayışının güçlendirilmesi ve merkezi idareyle daha etkin bir kaynak paylaşımı modeli oluşturulmasıdır. Bu konuda Yalvaç Belediye Başkanı Mustafa Kodal’ın, bölge milletvekilleriyle birlikte attığı adımlar olumlu olsa da, etkili sonuçların alınması için 2026’nın çok önemli olduğu ve vatandaşlarca umutla beklendiği görülüyor.

Yalvaç’ın sorunları yalnızca ekonomi ve belediye bütçesiyle sınırlı değil. İlçe, sahip olduğu tarihsel ve kültürel mirasa rağmen turizmden hak ettiği payı alamıyor. Pisidia Antiokheia gibi dünya çapında öneme sahip bir antik kente ev sahipliği yapan Yalvaç, inanç ve kültür turizmi açısından büyük bir potansiyel taşıyor. Ancak bu potansiyel, yeterli tanıtım yapılmaması, konaklama ve hizmet alt yapısının sınırlı kalması nedeniyle büyük ölçüde atıl durumda. Özyalvaç Gazetesi’nde sık sık dile getirilen bu durum, Yalvaç’ın “geçilen ama kalınmayan” bir ilçe olma riskini artırıyor.

2026’ya giderken Yalvaç’ın turizmi yalnızca yaz aylarına ya da günübirlik ziyaretlere sıkıştırmayan, yerel esnafı ve istihdamı doğrudan besleyen bir modele yönelmesi gerekiyor.

Sosyal yapıya bakıldığında ise Yalvaç’ta yaşlanan bir nüfus profili dikkat çekiyor. Gençlerin göç etmesiyle birlikte ilçede sosyal hayatın daraldığı, kültürel ve sportif faaliyetlerin sınırlı kaldığı görülüyor. Bu durum, kentin cazibesini daha da azaltan bir kısır döngü yaratıyor. Oysa Yalvaç, eğitim kurumları, meslek yüksekokulu ve çevre ilçelerle olan bağlantıları sayesinde bir bölgesel merkez olma potansiyeline sahip. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi için gençlere yönelik sosyal alanların artırılması, mesleki eğitimle istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi ve kültürel etkinliklerin süreklilik kazanması büyük önem taşıyor.

Tüm bu tablo, Yalvaç’ın 2026’ya girerken artık sorunlarını erteleyebilecek bir zamanı kalmadığını gösteriyor. Sanayi yatırımlarının somutlaşması, belediyenin mali yapısının güçlendirilmesi, turizmin planlı şekilde geliştirilmesi ve genç nüfusu ilçede tutacak sosyal politikaların hayata geçirilmesi, Yalvaç’ın geleceği açısından belirleyici olacak.

Aksi halde Yalvaç, sahip olduğu büyük tarihsel ve kültürel birikime rağmen, her geçen yıl biraz daha küçülen ve yaşlanan bir ilçe olma riskiyle karşı karşıya kalacak. Ancak doğru adımlar atıldığı takdirde Yalvaç için 2026, kayıpların değil, yeniden toparlanmanın ve yönünü geleceğe çevirmenin başlangıç yılı olabilir. Bu da ancak ortak akıl, yerel irade ve kararlı bir yönetim anlayışıyla mümkün görünüyor.

2026 yılının Yalvaç’ımıza ve bölgemize ekonomik ve sosyal anlamda yeniden bir ayağa kalkma dönemi olmasını diliyoruz.

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.