Son Dakika


Açıkhava pazarları Türk kültüründe çok önemli bir yer tutuyor. Geçmişte Türkistan olarak anılan ancak 1940’lı yıllardan sonra adı ‘Orta Asya’ olarak değiştirilen coğrafyanın dört bir yanında kurulan pazarlar, her türlü ürünün alınıp satıldığı buluşma mekânlarının yanında aynı zamanda İpek Yolu’nun da bir parçasıydı. Türklerin Anadolu’yu yurt edinmeleriyle birlikte Türkistan coğrafyasından taşıdıkları kültürlerden biri de büyük açıkhava pazarları oldu. Bugün birçoğu modern yaşama yenik düşen o pazarlardan biri, Isparta’nın Eğirdir ilçesinde 800 yıldır varlığını sürdürüyor. İlk kez 13. yüzyılın başlarında bölgeye yerleşen Türkmenler tarafından kurulduğu kaydedilen tarihi Pınar Pazarı, peynirden tereyağına, meyveden sebzeye, giyim-kuşamdan ev eşyasına, tahıldan baklagillere, canlı hayvandan açıkhava lokantalarında pişirilen oğlak kebabına kadar birçok ürünün satıldığı canlı bir panayır yeri niteliğinde. Her yıl yaz sonundan itibaren haftada bir gün Pazar günleri açılan Pınar Pazarı, (bu yıl 26 Ekim’e) kadar sürecek. Anadolu’daki büyük Açıkhava pazarları geleneğinin en bilinen örnekleri birer birer kayboldu. Orta Çağda, Kayseri–Elbistan kervan yolu üzerinde kurulan ünlü Yabanlu Pazarı, her türlü değerli mal ev eşyasının alınıp satılmasının yanında, Memlük Sultanı ünlü Türk devlet adamı Sultan Baybars’ın da Moğollar tarafından köle olarak satıldığı Pazar olarak biliniyor. Karaman’ın Ermenek ilçesiyle Mersin’in Anamur ilçeleri arasında kurulan Zeyve Pazarı’nın da bölgedeki halkın buluşma mekânı olarak yaklaşık 500 yıllık bir geçmişi var. Ancak Zeyve Pazarı bugün daha çok piknikçilerin uğrak yeri konumuna dönüşmüş. Amasya-Tokat arasındaki kervan yolu üzerinde kurulan ‘Azine’ (Ezine) Pazarı, bölgede aynı adı taşıyan bir hanın kurulmasıyla zamanla kasabaya dönüşmüştür. Bugün adında pazar kelimesi bulunan birçok yerleşimin kökeninde, Selçuklularla birlikte güçlenen ve 13. yüzyılda altın çağını yaşayan ticaret yolları üzerinde kurulan pazar yerleri bulunur. Antalya-Konya kervan yolu üzerinde bulunan Selçuklu kervansaraylarından biri olan Keyhüsrev (Eğirdir) Kervansarayı ile bugün Gelendost ilçesi sınırlarında kalan Ertokuş Kervansarayı’nın ortasında kurulan Pınar Pazarı, Anadolu’daki köklü alışveriş kültürünün geçmişini ortaya koyuyor. Yüzlerce yılı aşıp bugüne gelen köklü bir kültürün devamı niteliğinde olan tarihi Pınar Pazarı’nı özüne yakışır biçimde geleceğe aktarmak sorumluluğu yalnızca yerel yönetimlere bırakılmamalı. Giderek AVM kültürüne ve ithalata dayalı beslenmeye yenik düşen toplumun ihtiyacı olan kültürel kökler, Pınar Pazarı gibi mekânlarda hayat buluyor. Yayladaki Yörük’le kentteki insanın aracısız ve doğrudan buluşup kaynaşabildiği doğal bir sosyalleşme alanı olan bu tür mekânlar hiçbir proje olmadan ve büyük bir maliyet gerektirmeden kendiliğinden ortaya çıkan güçlü bir kültürel damar. Bu damarı koruyup yaşatmak her şeyden önce toplumun ve devletin ödevidir.
Yusuf YAVUZ


Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER