• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

SİLAHLARIMIZI KENDİMİZ YAPALIM!


Nazif KURUCU
nazifkurucu@hotmail.com

Başkalarından satın aldığımız silahların, hileli olması ihtimali dışında başka daha çok sakıncaları da, vardır.

* Nitekim aynı ittifakın üyesi olduğumuz okyanus ötesi güya büyük dostumuz; bize dövizle bile satmadığı silahları; ülkemize karşı besleyip yaratılan terör örgütlerine, gökten bedava yağdırıyor. “Geçici olarak verdim! Geri alacağım!” diyor fakat o sözü de yalan çıkıyor.  İçinde bulunduğumuz büyük ittifak ve onun birçok üyeleri; ülkemizi ve devletimizi yakın dost olarak görmüyorlar… Böyle bir atılımı gerçekleştirirsek, bizi de kendileriyle eşit tutacaklarının garantisi de sağlamış oluruz.

Başka devletlerle dostluğun, bir garantisi yoktur, üstelik. Dost görünüp, sırlarımıza vakıf olduktan ve bizi kendi çıkarları için, kullandıkları, üstelik her defasında düşmanlık yaptıkları; her zaman görülmüştür.

* Silahlarımızı kendimiz kusursuzca mükemmel yaparsak; bunları ihraç etmemiz de mümkün olur. Hem uluslararası itibarımız artar; hem mali durumumuz düzelir; dış borç ipotekleri ve baskılarından kurtuluruz.  Bu atılım içine gömüldüğümüz; işsizlik problemini sonlandırır.

Ülkemizde yeteri kadar istihdam olanağı yoktur.

Her vatandaşımıza ailesi ve çoluk çocuğuyla müreffeh yaşayacağı, bir iş ve çalışma olanağı veremiyoruz.

Ülkemizde iş bulup çalışma olanağı; çok az olduğu için; milyonlarca vatandaşımız; önce Almanya’ya; sonra da en uzak ülkelere çalışıp ekmek parası kazanmaya gittiler. İtilip kakıldılar, köle gibi kullanıldılar. Kendi kültürümüze ve vatanımıza yabancılaştırıldılar. Onların çoğunu kaybettik.

Kendi silahlarımızı, ülkemizde kendimiz yaparsak; işsizlik oranı zamanla azalır ülkemizde…

Yalnızca devletimiz değil, özel teşebbüs sahibi vatandaşlarımız de; bu konuyu inceleyip araştırmalılar. Böyle bir atılıma girişirlerse, hem takdir edilirler; hem de büyük vatanseverlik yaptıkları için sevap da kazanırlar.

Böyle bir adımı yetkililer atmazsa; önde gelen saygın müteşebbislerimiz, tek başlarına veya ortaklıklar kurarak gerçekleştirmeliler!

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞUŞTAN UZMANLAR

    06 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kıymetli dostlar hasta olsanız nereye ya da kime gidersiniz? Hocam şimdi bu da sorumu dediğinizi adeta duyar gibiyim. Tabii ki hastaneye doktora diyorsunuz. Haklısınız. Olması gereken, makul olanı da bu. Örneğin kulağınız arıyorsa KBB (kulak burun boğaz) uzmanına gidersiniz. Ürolojiye değil. Mideniz arıyorsa bir dahiliye uzmanına gidersiniz. Ortopediciye değil. Ya da Allah korusun eliniz, kolunuz kırılmışsa ortopediciye gidersiniz. Gözünüzden rahatsız iseniz de göz doktoruna. Dolayısıyla konunun uzmanı kimse ona gitmek gerekir. Canımızı yolda b...
  • İş bulamıyorsanız şunlara dikkat edin

    02 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzun süredir iş arıyorsanız, henüz aradığınız işi bulamadıysanız ve başvurularınıza dönüş alamıyorsanız özgeçmişinize dönüp şu önerilerime göz atmanızı öneriyorum…   CV’NİZİ TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMELİSİNİZ CV’nizi hazırlamayı asla aceleye getirmemelisiniz, iş görüşmesine çağrılmanın ilk adımı olan özgeçmişinize zaman ayırarak kariyer planlarınız doğrultusunda tekrar tekrar gözden geçirmelisiniz.   CV’NİZİN DOLULUK ORANINI YÜKSEK TUTMALISINIZ Türkiye’nin ilk ve tek bölgesel istihdam ofisi www.bagevkariyer.com ‘da hazırla...
  • İstihdamda başarı hikayesi yok

    03 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ) verileri, 17 yılda çalışan sayısının 7,2 milyon arttığını gösteriyor. 2002’de yıllık 21 milyon 354 bin olan istihdamdaki kişi sayısı, son yayınlanan veriye göre 28 milyon 517 bin kişi oldu. Bir başka ifadeyle, istihdam edilen kişi sayısı 7 milyon 200 bin kişi arttı. Aynı süre zarfında çalışabilecek yaştaki nüfus sayısı ise 13,5 milyon arttı. Türkiye, bu nüfusun yarısına iş yaratamadı. Resmi tanıma göre çalışabilecek yaştaki, 15 – 64 yaş arası nüfus, 2002’de 48 milyon istihdamdaki kişi sayısı da 21 milyon 30...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı, “Ayvalı Köyü”nü yazdı…

    16 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    AYVALI KÖYÜ Yaşlı kadın, her akşamüzeri köyün ortasında bulunan tepenin üzerine çıkar biraz safça olan oğlunun eve gelmesi için ona “aay veliii… aaay veliiii…” diye uzun uzun seslenirmiş. Günlerden bir gün köyün nüfusunu ve ismini kaydetmek için gelen memurlar, köyün ismi nedir diye sorduklarında, oğlunu çağıran yaşlı kadının “aayveliii…” seslenişini duymuşlar; köyün ismini “AyVeli” olarak not almış ve resmi evraklara “Ayvalı” olarak kaydetmişler. Böylece köyün adı “Ayvalı” olmuş. Köyün ismiyle ilgili anlatılan başka hikâyeler de bulunmaktadır...