• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

KURUMSALLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?


Prof.Dr. Hulusi Doğan
hulusidogan@mu.edu.tr

Kurumsallaşmış örgütlerde ilkeler, değerler bellidir. Aynı şekilde iş yapma şekilleri, prosedürleri nettir, şeffaftır. Kimin neyi nasıl yapacağı, kime ne şekilde hesap vereceği açıktır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerde kişiler değil ilke, değer ve prosedürler esastır. Yöneticinin kim olduğu, işyerinde o an bulunup bulunmadığı da önemli değildir. Çünkü işler kişilere ya da yere göre değil, ilke ve standartlara göre şeffaf şekilde yürüyüp akmaktadır.

Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerden hizmet alacağınızda kişi ya da kişilere ihtiyacınız yoktur. Bir tanıdık bulmaya ya da işinizi hızlandıracak bir ahbaba da ihtiyacınız olmaz.  Zaten bulsanız da işe yaramaz, çünkü prosedür bellidir, şeffaftır.  Ne hizmetin kalitesini değiştirebilir, ne de süreci hızlandırabilirsiniz.

Aksine bu tür yollara başvurmak sizi sıkıntıya sokabilir, en azından dışlanmanıza, tepki görmenize neden olabilir.

Hal böyle olunca kurumsallaşmış örgütlerde makam, unvan, eğitim düzeyi gibi unsurlar da ayrıcalık anlamında bir işe yaramaz. Tersine bunları öne sürmeniz sizi sıradanlaştıracaktır.

Kurumsallaşmış örgütler kişilere değil, örgütün geleceğine odaklanmıştır. Yönetici Ahmet Bey’in, bürokrat tanıdığı olan Ayşe Hanımın kişisel işi ya da kaprisiyle uğraşmaz.

Örgütün hizmet ve rekabet gücünü daha nasıl geliştirebileceğine çaba sarf eder.

Kişi, cinsiyet, makam, unvan ayrımı yapmaksızın bir bütün olarak topluma daha nasıl kaliteli hizmet verebileceğinin arayışındadır.

Şimdi ülkemizde kurumsallaşmanın ne düzeyde olduğu sorusu akıllara gelmektedir. Buna cevap vermek için önce kendimize lütfen aşağıdaki soruları soralım. Bu sorulara vereceğimiz cevaplar bir anlamda ne derecede kurumsallaştığımıza da ışık tutacaktır;

Resmi kurumlarla bir işimiz olduğunda önceden bir endişe/strese giriyor muyuz?

Belli kurum/kuruluşlara gitmeden bir tanıdık/ahbap arayışına girmekte miyiz?

Kurumlarda bir tanıdığımız olmasının işimizi hızlandıracağı kanaati biz de var mı?

Eş, dost, tanıdık olmadan da kurumlardaki işimizin adil ve istenen kalitede halledileceğinden emin miyiz?

Bir iş, sınav ya da mülakata başvuracağımızda “eş, dost, tanıdık, torpil” arayışına ne denli girmekteyiz?

Her kurum/kuruluşta hakkımızın layıkıyla korunacağına inancımız nedir?

Bu soruların çoğunluğuna “hayır”, “asla”, hiçbir zaman” gibi cevaplar veremiyorsak kurumsallaşma bağlamında önemli sıkıntılar yaşadığımız anlamı çıkacaktır. Ancak bu sorunların ana kaynağının yöneticiler olduğunu söylemek de adil olmayacaktır. Nitekim kurumsallaşma da bir kültürdür.

Talep bulmayan bir kültürün kendi kendine gelişimini beklemek de hayalcilik olacaktır.

Eş, dost, tanıdıktan çok adalet, ahlak, hak, hukuk aramak kurumsallaşmaya daha çok kapı açacaktır.

Eş, dost, tanıdık arayanlara “uyanık”, hak, hukuk, adalet diyenlere “saf” gözüyle bakmamak şartıyla…

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Koronavirüs dünya ve Türkiye ekonomisini nasıl etkiledi?

    03 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Çin’de ortaya çıkan koronavirüs salgını dünya çapında hemen hemen tüm ülkelere yayıldı. Çin’in Wuhan kentinde başlayıp dünyanın bir çok yerine yayılan korona virüsün dünya ekonomileri üzerindeki etkileri hızlanıyor. Virüsün yayılmaya başladığı Çin’in 2020’nin ilk çeyreğinde belirgin bir ekonomik daralma yaşadığı ortadayken ABD açısından büyüme beklentilerinin %0,5 civarlarına kadar indirildiği bir durumla karşı karşıyayız. Üretime odaklanacak olursak salgın, dünyanın üretim atölyesi olarak bilinen Çin’de fabrikaların kapanmasına, üretimin du...
  • GeMen/Özgüney Köyü

    16 Şubat 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Adı değiştirilip Özgüney ve Özbayat yapılmadan önce Gemen olan köy, Ay Tanrı Men’in Tapınağı ve Kutsal Alanı’nın bulunduğu Gemen Dağının eteğine Gemen Çayının batı ve doğu kıyısına kurulmuştur. GeMen isminin anlamı eski Yunancada “Men’in Arazisi” anlamına gelmektedir. Ünlü coğrafyacı Strabon (MÖ 64 – MS 24) Antiokheia’ya geldiğinde kentin dini merkezi Men Tapınağı ve Kutsal Alanı ile ona ait köyler ve araziler hakkında da bilgiler vermiştir. Strabon: “Pisidia yakınındaki Antiokheia’da birçok tapınak kölesi ve kutsal yerleri olan bir Men Arkhaio...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Yarıkkaya Köyü

    31 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Afyon Ovasını, Yalvaç Ovasından Çin seddi gibi ayıran Karakuş Dağlarının kuzeydeki Sultan Dağlarıyla birleşmesine yakın bir yerinde, fay hattının kırılmasıyla meydana gelen yarık ve fay hattı boyunca oluşturduğu derin vadi Hoyran gölüne kadar devam etmektedir. Yarılan kayanın içinde oluşan mağarada çıkan su, vadiye ve vadi boyunca yerleşmiş olan yerleşimlere can vermektedir. Avcı toplayıcı yaşamdan yorulmuş insanlar bol suyun çıktığı bu vadinin başlangıç yerine, vadiye hâkim bir noktaya Neolitik Dönemde (MÖ 6000) küçük bir köy kurarak yerleştil...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Höyüklü Kasabası

    23 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Anadolu’da yerleşik hayat Neolitik Dönemde (MÖ 10.000 – 5000) başlamıştır. Bu dönemde kurulmuş olan birçok köyde yaşam, hiç kesintiye uğramadan günümüze gelmiş ve devam etmektedir. Doğal felaketlerin ve kentler/devletler/insanlar arasında Kalkolitik Dönemde (MÖ 5000 – 3000) başlayan ve de hiç hız kaybetmeden artıp çeşitlenen savaşların sebep olduğu toplu ölümlere ve yıkımlara karşın yerleşimlerin yerlerinin değişmemesi kalanların ve yeni gelenlerin buralarda yaşamaya devam etmesi ilk yerleşimcilerin, yaşam için en doğru yerleri seçtiklerini kan...