• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Krizler ve Sosyal Yaşam!


Prof.Dr. Hulusi Doğan
hulusidogan@mu.edu.tr

Siz kıymetli okuyucularımdan gelen geribildirimler doğrultusunda krizlerin sosyal yaşama olan etkilerine değinmekte yarar gördüm.  Katkı ve yorumlarınız için de ayrıca teşekkür etmek isterim.

Dünya çapında yaşanan krizler, sosyal yaşamda da derin izler bırakmıştır. İnsanların alışkanlıklarını, hayata bakışlarını değiştirmiş, geleceğe ilişkin planlarını alt üst etmiştir. Örneğin 1929’da ABD’de patlayan “Büyük Buhran”ın sosyal hayata etkileri çok derin olmuştur. Onbinlerce işyerinin yanı sıra, birçok okul ekonomik kriz nedeniyle kapısına kilit vurmuştur. Binlerce öğretmen işsiz kalırken, milyonlarca genç de okul hayatını yarıda kesip, iş bulma derdine düşmüştür. Kendini “işe yaramaz” aileye yük olarak görmeye başlayan gençler, iş bulma umuduyla evlerini terketmişlerdir. Şehirlerin dış mahallelerinde milyonlarca işsizin gelip yaşadığı gecekondular oluşmuştur. Zamanla nüfusu iyice artan bu gecekondular kendi yönetimlerini oluşturup, kendi belediye başkanlarını bile seçecek hale gelmişlerdir.

Ekonomik krizin etkileri, evlilik ve doğum oranlarına da yansımıştır. ABD’de kriz süresince azalan evlilik oranlarına paralel olarak doğum oranları da % 20 civarında düşmüştür. Kriz boşanma oranlarında % 10’luk bir düşüş yaratmıştır. Yasal işlem ve nafaka maliyetlerini göze alamama boşanmaların hızını kesse de, erkeklerin evlerini terketmelerine engel olamamış, eşlerince terkedilen kadın sayısı yüzbinleri bulmuştur. Ülkede hem dilencilerin sayısı, hem de yönetimleri protesto eden kadın ve kadın gruplarının sayısı sürekli artmıştır. Diğer yandan insanlarda korku, endişe, panik ve stres artışına bağlı olarak intihar girişimleri yükselmiştir. ABD’de sadece 1931 yılındaki intihar sayısı 20 bini bulmuştur. Ülkede ırkçılık artmış, siyahlar işlerini terketmeye ve yerlerini beyazlara bırakmaya zorlanmıştır.

Daha önce yokluk ve açlık görmeyen birçok Amerikalı kendini ekmek ve çorba kuyruklarında bulmuştur. Kimileri bunu gururuna yediremeyerek oturdukları şehri terketmişlerdir.  Milyonlarca insan tarlalarda mevsimlik işçi olarak çalışan göçebelere dönüşmüştür. Kriz yıllarındaki ekonomik zorluklar ve verilen yaşam mücadeleleri edebi eserlere yansımıştır. Örneğin John Steinbeck tarlalarda çalışan göçebe aileleri ve sosyal yaşamdaki dönüşümü “Gazap Üzümleri-The Grapes of Wrath” başlıklı romanında kaleme almış ve 1939 yılında yayınlanan bu eseriyle Pulitzer ödülünü kazanmıştır.

Sonuç olarak krizlerin sosyal yaşama etkilerinin olması kaçınılmazdır. Ancak bunun her ülkede, her toplumda etkilerinin birebir aynı olacağını söylemek de olanaklı değildir. Nitekim her ülkenin, her toplumun gelenek, görenek, inanç, değer ve beklentileri aynı değildir. Krizler bazı toplumları iyice bencilleştirip parçalanmaya iterken, bazılarında da kaynaşma ve dayanışma eğilimini daha çok tetikleyebilmektedir. Küresel salgında İtalya’nın Avrupa Birliği’ne sitemini de, ülkemizdeki yardımlaşma yarışını da sanırım bu çerçevede değerlendirmek doğru olacaktır.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘Ah Bu Yarım İşler’

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Öyle sözler vardır ki bazen kitaplar dolusu bir bilgiyi özetler. Bazen tüm ömrünüzü yeni baştan sorgulatır. Ya da yaşadığınız deneyimleri tek solukta ifade eder. Anlatabilen için öz bir şifre, anlayabilen için ise bir hazinedir. Kimi zaman atasözleri olarak çıkar karşımıza, kimi zaman da romanlarda gösterir kendini. Kimi zaman türkülerde yer bulur kendine, kimi zaman da bir dost meclisinde dökülür dudaklardan. Üstüne pek bir şey söyleyemezsiniz. Gerek de kalmamıştır zaten. Adeta jilet gibi kesip atmış, bitirmiştir herşeyi. Herşey gün gibi ortad...
  • Bilgide Eylem ve Söylem

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde bilgi, “insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, malumat” olarak tanımlanmaktadır. Aynı sözlükte bilginin bir başka tanımı da “öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf” olarak ifade edilmektedir. Bilginin başka tanımlamalarına da rastlamak olanaklıdır. Ayrıca bilginin çok farklı sınıflandırma ve türlerini de görebilirsiniz. Ancak basit ve anlaşılabilir olması itibariyle bilginin “açık bilgi” ve “örtük/örtülü bilgi” olarak sınıflandırılması benim için ayrı bir a...
  • Antik Mısır’da Din ve Devlet İşleri

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Mısır’ın Antik Dönem Uygarlığını bütün dünya, Musevilerin anlattıklarıyla öğrendi. Firavunların zalimliklerini, dinsizliklerini, kendilerini tanrı olarak kabul ettirmeye çalışmalarını, yoksul halkı kendileri için nasıl çalıştırıp sömürdüklerini öğrendikçe, herkes onlara lanetler yağdırdı ve sevmedikleri insanları “Firavun” olarak sıfatlandırdılar. Bu anlatılar gerçekten doğru muydu? Yoksa Musa’yı ve inancını yüceltmek için abarttıkları ya da uydurdukları hikâyeler miydi? Bunun anlaşılabilmesi için oluşturulan ön yargıyı bir kenara bırakıp, Mısı...
  • KORONA, EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER

    10 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim modeli olarak dünyada ve ülkemizde uygulanmaktaydı. Özellikle ülkemizde daha çok “açıköğretim” olarak bilinip, yaygınlaşmıştı. Ancak korona virüsü nedeniyle hemen hemen hepimiz, her aile bu eğitim modelini daha yakından görüp, tanımak zorunda kaldık. Kimimiz esnek ve kullanışlı bulduk. Kimimiz çok zorlandık, kimine göre de endişe, stres ve sinir kaynağı idi. Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları da bu anlamda tartışılan bir konudur. Örneğin zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması, eğitim kaynaklarına kolay...