• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Kriz Zamanlarında Şeffaf Olmak!


Prof.Dr. Hulusi Doğan
hulusidogan@mu.edu.tr

Öncelikle bir olay ya da gelişmenin kriz olarak nitelendirilebilmesi için bir dizi unsurları bünyesinde taşıyor olması gerekir. Bunlardan en önemlisi ortaya çıkan yeni durumun kurum, kuruluş ya da örgütlerin hedeflerini, işleyiş biçimlerini tehdit etmesi, hatta geleceğini tehlikeye atacak bir boyut içermesidir. Bu gibi durumlar acil karar alınmasını gerektirir ki bu da krizin bir diğer özelliğidir. Nitekim kriz zamanları örgüt ve kurumların uyum ve önleme sistemlerini yetersiz hale getirebilmekte, karar alıcılar üzerinde ciddi stres yaratabilmektedir. Bu da krizin gerilim ve stres yaratma özelliği olarak ifade edilmektedir. Özellikle acil karar alma hali yöneticileri derin bir endişe ve gerilim haline sokabilmektedir. Dolayısıyla kriz anlarında iki şeyin önemi çok daha artmaktadır. Bunlardan bir tanesi “panik” olmamak, bir diğeri olabildiğince “şeffaf” olmaktır.

Kriz anlarında yöneticilerin panik olmamaları, sakin ve soğukkanlı davranışlar sergilemeleri, en az kriz öncesi senaryoları kadar önemlidir. Olay ve gelişmeleri daha net görebilme, değerlendirme ve doğru kararlar alma olasılığını artırır. Aksi durumlar paniğin yönetilenlere, topluma bulaşması ve katlanarak artması demektir ki, bu da “kaos” anlamına gelir. Kaosun bedeli de krizin bedelinden her zaman daha ağırdır.

Yöneticilerin “panik” olmamaları kadar, “şeffaf” olmaları da kriz yönetiminde bir diğer vazgeçilmezdir. Kriz anlarında toplumda korku, endişe ve karamsarlık artabilmektedir. Bilinmezlik hali bireyleri doğal olarak gerebilmektedir. Toplum, “birşeylerin gizlendiği” yönündeki söylem ve dedikodulara daha açık hale gelmektedir. Endişe ve korku paniği tetikleyebilmekte, artan panik de korku ve endişeyi tekrar hızlandırarak toplumu kısır bir döngüye sokabilmektedir. İşte bu noktada kısır döngüyü kıracak olan etmen ise yönetimin “şeffaflık” politikasıdır. Aksi krizin derinleşmesi, kontrolden çıkarak kaosa sürüklenmesi anlamına gelir ki, bunu da hiçbir yönetim arzu etmez.

“Şeffaflık” topluma güven vermenin yanısıra yöneticilere krizi fırsata çevirme, doğru ve kalıcı çözümler bulma olanağı da verir. Önemli olan bu süreçte toplum ve paydaşlarla işbirliği içinde tüm öneri, görüş ve eleştirilere açık olabilmektir. “Şeffaflık” ve samimiyet kriz anlarında bile size en ağır eleştiriyi yapanı ortağınız, destekçiniz haline getirebilir. Uluslararası bir çevre örgütü olan Greenpeace, katalogların baskısında klorit maddesi kullandığı gerekçesiyle İsveç’li IKEA şirketini uzun müddet protesto etmiş ve yıpratmıştır. İlginç olan ise sonunda, IKEA ve Greenpeace’in kloritsiz kataloglar üretecek çözümü birlikte çalışarak bulmuş olmalarıdır. Kısacası başlangıçta kriz olan bir süreç, “şeffaflık” politikasıyla sonunda IKEA için bir fırsata dönüşmüştür.

Sonuç olarak insan sağlığını tehdit eden böylesi küresel bir salgında yöneticilerin “şeffaf” ve işbirliğine açık olmamaları düşünülemez. Sağlık Bakanımız Sayın Dr. Fahrettin KOCA’nın “salgınla mücadelede bilgiyi örtmek, salgının kendisi gibi tehlikeli bir eylemdir” ifadesini kullanmasında da bu gerçeği aramak gerekir.

Prof.Dr. Hulusi DOĞAN

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘Ah Bu Yarım İşler’

    23 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Öyle sözler vardır ki bazen kitaplar dolusu bir bilgiyi özetler. Bazen tüm ömrünüzü yeni baştan sorgulatır. Ya da yaşadığınız deneyimleri tek solukta ifade eder. Anlatabilen için öz bir şifre, anlayabilen için ise bir hazinedir. Kimi zaman atasözleri olarak çıkar karşımıza, kimi zaman da romanlarda gösterir kendini. Kimi zaman türkülerde yer bulur kendine, kimi zaman da bir dost meclisinde dökülür dudaklardan. Üstüne pek bir şey söyleyemezsiniz. Gerek de kalmamıştır zaten. Adeta jilet gibi kesip atmış, bitirmiştir herşeyi. Herşey gün gibi ortad...
  • Bilgide Eylem ve Söylem

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde bilgi, “insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, malumat” olarak tanımlanmaktadır. Aynı sözlükte bilginin bir başka tanımı da “öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf” olarak ifade edilmektedir. Bilginin başka tanımlamalarına da rastlamak olanaklıdır. Ayrıca bilginin çok farklı sınıflandırma ve türlerini de görebilirsiniz. Ancak basit ve anlaşılabilir olması itibariyle bilginin “açık bilgi” ve “örtük/örtülü bilgi” olarak sınıflandırılması benim için ayrı bir a...
  • Antik Mısır’da Din ve Devlet İşleri

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Mısır’ın Antik Dönem Uygarlığını bütün dünya, Musevilerin anlattıklarıyla öğrendi. Firavunların zalimliklerini, dinsizliklerini, kendilerini tanrı olarak kabul ettirmeye çalışmalarını, yoksul halkı kendileri için nasıl çalıştırıp sömürdüklerini öğrendikçe, herkes onlara lanetler yağdırdı ve sevmedikleri insanları “Firavun” olarak sıfatlandırdılar. Bu anlatılar gerçekten doğru muydu? Yoksa Musa’yı ve inancını yüceltmek için abarttıkları ya da uydurdukları hikâyeler miydi? Bunun anlaşılabilmesi için oluşturulan ön yargıyı bir kenara bırakıp, Mısı...
  • KORONA, EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER

    10 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim modeli olarak dünyada ve ülkemizde uygulanmaktaydı. Özellikle ülkemizde daha çok “açıköğretim” olarak bilinip, yaygınlaşmıştı. Ancak korona virüsü nedeniyle hemen hemen hepimiz, her aile bu eğitim modelini daha yakından görüp, tanımak zorunda kaldık. Kimimiz esnek ve kullanışlı bulduk. Kimimiz çok zorlandık, kimine göre de endişe, stres ve sinir kaynağı idi. Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları da bu anlamda tartışılan bir konudur. Örneğin zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması, eğitim kaynaklarına kolay...