• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

İYİ BİR İŞ GÖRÜŞMESİ, İYİ BİR ÖN HAZIRLIKLA BAŞLAR… 6 ADIMDA ÖN HAZIRLIK NASIL YAPILIR?


Gülbahar Gürbüz
ozyalvac@mynet.com

Hayatımızda önem verdiğimiz her konu için mutlaka ön hazırlık yaparız. Aynı durum iş görüşmesi için de geçerlidir; yapacağınız iş görüşmesi sizin için kritik önem taşıyorsa ise mutlaka dikkat etmeniz gereken detaylar var demektir.

Peki mülakat öncesi ön hazırlık için neler yapabiliriz?

1. Önce kendimizi çok iyi analiz etmeliyiz.

Bu aşama CV hazılama sürecinin başlangıç aşamasıdır. Unutmayın ne hazırlayacağınızı bilmeden, hazırladığınız hiçbir şey başarılı sonuç getirmeyecektir. “Kendimi ne kadar tanıyorum? Hangi alanlarda çok iyiyim? Hangi alanlarda gelişmeliyim? Sorularıyla başlayabiliriz. Tabi bizim dışımızda bir de çevresel faktörler bulunuyor. “Çevremdeki fırsatlar ve tehditler nelerdir?” diye devam edebiliriz. Özetle kendi SWOT analizimizi yapmalıyız; bu analizi yaparken objektif geri bildirimler verilebilecek yakınlarımız tarafından biraz destek almamız da iyi olacaktır. Siz de göreceksiniz ki, sizin daha önce fark etmediğiniz güçlü veya gelişime açık bazı yönleriniz analiz sonrasında karşınıza çıkacaktır.

2. İlk karşılaşma için en iyi CV’yi hazırlamalıyız.

Bu aşama en kritik aşamadır, CV’niz diğer CV’lerin önüne geçip sizin davet edilmenizi sağlamadığı sürece aşağıdaki nedenlerden birine takılmışsınız demektir.

– CV’miz çok iyi hazırlanmamış olabilir. Bazen CV’ler sadece bir araç olarak görülüp çok özensiz ve kişiyi ifade etmeyen veriler ve ifadelerle dolu olabiliyor. Eğer kendi öz eleştirimizi yaptığımızda, gördüğümüz durum bu ise çözümümüz kolay demektir. SWOT analizi sonuçları ve elinizdeki diğer veriler, yazımın tamamını okuduğunuzda kullanacağınız yöntemlerle birlikte iyi bir CV hazırlamanıza destek olacak ve mülakata davet edilme şansınızı artıracaktır.

– CV’miz çok iyi hazırlanmış olabilir; fakat başvurduğumuz pozisyonlara uygun olmayabilir. Oran olarak daha düşük olsa da, bu durum için de çözüm önerilerimiz bulunuyor. Eğer sektör değiştirme kararı almışsanız, yeni mezunsanız ve tecrübeli iş ilanına başvuru yapıyorsanız, kendi pozisyonunuzun üzerinde bir pozisyona veya sektör tecrübesi istenilmesine rağmen daha önce çalışmadığınız bir sektöre başvuru yapmışsanız işiniz zor; fakat imkansız değil. Bu ve benzeri durumlarda mantığa oturur ifadeler ve kurumsal bir dil ile bu durumu ön yazı kısmında paylaşmanız çok önemli, CV’lerde ön yazı kısmı, standart CV formatının dışında kalan bilgiler için ve başvurduğunuz pozisyona sağlayabileceğiniz önemli girdileriniz olacaksa onları ifade edebilmeniz için güzel bir fırsattır. Birden fazla alanda iş arıyorsanız mutlaka birden fazla CV hazırlayıp başvurduğunuz pozisyona uygun ön yazı ile başvurmalısınız.

– CV’mizdeki teknik detaylar düşündüğümüzden daha önemlidir. Yaş, askerlik, mezuniyet, adres, kıdem, sürücü belgesi, hatta alınan sertifikalar… İşe Alım Uzmanları ilk ilan açtığında pozisyona göre değişmek kaydıyla her gün 100-1000 arası başvuru oluyor. Bu başvuruların her birini incelemek mümkün olmadığı için de kariyer sitelerinin yaptığı filtreleme yöntemi kullanılıyor. Filtreleme yöntemine göre yukarıda belirtilen teknik detaylarla ilanda belirtilen detayların uyum göstermesi halinde CV’ler İşe Alım Uzmanları süzgecine getiriliyor. Gönüllü CV Danışmanlığı yaptığım kişilerden birinde karşılaştığım bir örnek üzerinden gidecek olursam; arkadaşımız lisans eğitimini tamamlamış; fakat kişisel gelişimine önem verdiği için farklı bir alanda da açık öğretim üzerinden tekrar eğitim almaya başlamış. Kariyer sitesi üzerinden CV’sini kontrol ettiğimizde, sistemde öğrenci olarak görünüyor. Bu gibi durumlara çok dikkat etmeliyiz ki, CV’lerimiz henüz İşe Alım Uzmanının önüne gelmeden kariyer siteleri tarafından elenmesin. Her başvuru sonrası kendinizi firmanın İK Uzmanı yerine koyarak, ilan detaylarını ve CV’nizi inceleyin ve siz olsanız objektif bir bakış açısıyla kendinizi işe alır mısınız, değerlendirmesini yapmanız çok faydalı olacaktır.

– CV’miz çok iyi hazırlanmış ve ilan kriterlerine uygun; fakat daha şanslı adaylar olabilir. Bu faktörü; şans, kısmet, nasip yada başka birçok nedene bağlayabiliriz. Ne olarak adlandırırsak adlandıralım, bizim etki alanımız dışındaki tek maddedir. Bu nedenle bu maddeye, iş arama süreci boyunca çok odaklanmadan ve mümkün olduğunca motivasyonumuzu bozmadan hareket etmek en doğrusu olacaktır.

3. Güçlü ve gelişime açık yönlerimizin farkındalığını oluşturmalıyız.

Yeni mezunsak, mezun olduğumuz bölüm için yeterli yetkinliklere sahip miyiz? Gerekli ise ek donanımlar için neler yapabiliriz? Tecrübeliysek tecrübeli olduğumuz alanla ilgili ve buna karşılık çalışacağımız sektörün gereksinimlerine göre gelişim göstermemiz gereken neler var? Bu soruları kendimize sormalıyız… Unutmayın siz kendinizi çok iyi tanıdığınızda güçlü ve gelişime açık yönlerinizi bildiğinizde, mülakat boyunca hem farkındalığı olan bir aday imajını verirsiniz hem de bazı sorular size yönlendirilmeden, kendi gelişim planınızı karşı tarafa ileterek, riskleri avantaja çevirebilirebilirsiniz.

4. Başvurduğumuz şirketi araştırmalıyız

İş arama sürecinde sayısız firmaya başvuruda bulunabiliyor ve bazen başvurduğumuz firmaların ismini bile hatırlayamıyoruz. Hatta firma aradığında zaman zaman ben acaba ne zaman başvurmuştum, bu hangi firmaydı, diye düşüncelere dalarken İşe Alım Uzmanının görüşme tarihi uygunluğunu teyit etmesi üzerine toparlanıyoruz. Buraya kadar her şey normal; fakat telefon görüşmesi ve sonrasında dikkat etmeniz gereken birkaç detay bulunuyor. Firma ismi, telefon görüşmesi esnasında tam olarak öğrenilmeli, bazen çok hızlı söylendiği için anlaşılamayabilir; bu kadar önemli bir bilgi için gerekirse harf kodlaması isteyin. Mümkünse İşe Alım Uzmanından mail olarak detayları ayrıca paylaşmasını talep edin, hem takibi kolay olacaktır; hem de adres, iletişim bilgileri ve en önemlisi de gerektiğinde karşınızda tekrar iletişim kurabileceğiniz bir muhatabınız olacaktır. Görüşme sonlandığında en kısa sürede not aldığınız firma ismini internet siteleri, sosyal medya üzerinden detaylıca araştırın. Gözünüze çarpan detayları not alın, görüşme esnasında sizin için faydalı çıktılar olabilir.

5.Başvurduğumuz ilanın detaylarını adımız kadar iyi bilmeliyiz.

İşe Alım Uzmanı tarafından davet edilmişsek, bazen aksi durumlarla karşılaşsak bile ilk aşama olan CV’nin kriterleri karşılaması kısmını geçmişiz, demektir. Şimdi sırada mülakat aşaması var, iyi bir mülakat için ön hazırlığın en kritik noktalarından biri de, başvurduğumuz ilanın detaylarına olan hakimiyetimizdir. Başvurduğunuz pozisyon zaten uzmanlık alanınız olabilir yada zaten davet edildiğime göre o kısım artık önemli değil, diye düşünürseniz çok büyük bir yanılgı olacaktır. Firmalarda uzmanlık alanlarına göre görev tanımları aşağı yukarı aynı olsa bile, firmaların sektörel nedenler veya işin ihtiyaçları gereği beklentileri farklılık gösterebiliyor. Hatta birçok ilanda, birden fazla uzmanlık alanı gerektiren beklentiler olabiliyor. Unutmayın, görüşmeye katıldığınız anda, İşe Alım Uzmanları sizin ilandaki tüm detaylara hakim olduğunuzu ve siz sorularınızla yönlendirmediğiniz sürece de görev tanımlarının sizin için uygun olduğunu düşünerek mülakatı gerçekleştirecektir.

6. Bol bol mülakat provaları yapmalıyız.

Mülakata katılmadan önce; eş, dost, akraba kime ulaşabiliyorsak kendilerinden rica edip bol bol mülakat provası yapmalıyız. Prova yapmanız o atmosferi öncesinde hissedip heyecanı bir nebze azaltmayı sağlayacaktır. Bunun yanında, gelebilecek sorulara hazırlık olmayı, işin gerekliliklerini, firma hakkında toplanan bilgilerin akılda kalıcılığını sağlayacaktır. Birkaç provayı ayna karşısında yaparsanız, yüz mimikleri ve ses tonunuzu takip edebilirsiniz; daha iyi bir diksiyonla görüşmeye hazırlanabilirsiniz.

Ön hazırlık kısımlarını gerçekleştirmişseniz şimdi sıra mülakatta, hepinize bol şanslar diliyorum…

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bilgide Eylem ve Söylem

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde bilgi, “insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, malumat” olarak tanımlanmaktadır. Aynı sözlükte bilginin bir başka tanımı da “öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf” olarak ifade edilmektedir. Bilginin başka tanımlamalarına da rastlamak olanaklıdır. Ayrıca bilginin çok farklı sınıflandırma ve türlerini de görebilirsiniz. Ancak basit ve anlaşılabilir olması itibariyle bilginin “açık bilgi” ve “örtük/örtülü bilgi” olarak sınıflandırılması benim için ayrı bir a...
  • Antik Mısır’da Din ve Devlet İşleri

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Mısır’ın Antik Dönem Uygarlığını bütün dünya, Musevilerin anlattıklarıyla öğrendi. Firavunların zalimliklerini, dinsizliklerini, kendilerini tanrı olarak kabul ettirmeye çalışmalarını, yoksul halkı kendileri için nasıl çalıştırıp sömürdüklerini öğrendikçe, herkes onlara lanetler yağdırdı ve sevmedikleri insanları “Firavun” olarak sıfatlandırdılar. Bu anlatılar gerçekten doğru muydu? Yoksa Musa’yı ve inancını yüceltmek için abarttıkları ya da uydurdukları hikâyeler miydi? Bunun anlaşılabilmesi için oluşturulan ön yargıyı bir kenara bırakıp, Mısı...
  • KORONA, EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER

    10 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim modeli olarak dünyada ve ülkemizde uygulanmaktaydı. Özellikle ülkemizde daha çok “açıköğretim” olarak bilinip, yaygınlaşmıştı. Ancak korona virüsü nedeniyle hemen hemen hepimiz, her aile bu eğitim modelini daha yakından görüp, tanımak zorunda kaldık. Kimimiz esnek ve kullanışlı bulduk. Kimimiz çok zorlandık, kimine göre de endişe, stres ve sinir kaynağı idi. Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları da bu anlamda tartışılan bir konudur. Örneğin zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması, eğitim kaynaklarına kolay...
  • KURUMSALLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

    07 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurumsallaşmış örgütlerde ilkeler, değerler bellidir. Aynı şekilde iş yapma şekilleri, prosedürleri nettir, şeffaftır. Kimin neyi nasıl yapacağı, kime ne şekilde hesap vereceği açıktır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerde kişiler değil ilke, değer ve prosedürler esastır. Yöneticinin kim olduğu, işyerinde o an bulunup bulunmadığı da önemli değildir. Çünkü işler kişilere ya da yere göre değil, ilke ve standartlara göre şeffaf şekilde yürüyüp akmaktadır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerden hizmet alacağınızda kişi ya da kişilere ihtiyacını...