logo

reklam

GLOKOM: GÖRMENİN SESSİZ HIRSIZI

Yalvaç Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Kübra Çetinkaya, “8-14 Mart tarihleri Dünya Glokom Haftası” nedeniyle bilgiler vererek uyarılarda bulundu.

Glokom’u görmenin sessiz hırsızı olarak tanımlandığı belirten Dr. Çetinkaya, glokomda en önemli noktanın erken teşhis ve düzenli takipler olduğunu kaydederek şu bilgileri verdi:

“Her yıl mart ayında düzenlenen Dünya Glokom Haftası, toplumda glokom hastalığı hakkında farkındalık oluşturmayı ve erken teşhisin önemini vurgulamayı amaçlamaktadır. Glokom, görme sinirine zarar veren bir grup göz hastalığıdır. Çoğu zaman göz içi basıncının yükselmesi ile ilişkilidir ve tedavi edilmediği takdirde kalıcı ve geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabilir. Özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde körlüğün önde gelen nedenlerinden biridir.

Glokom hastalığında görme siniri zamanla hasar görür. Hastalığın erken dönemlerinde çoğu hastada herhangi bir belirti görülmeyebilir. Bu nedenle glokom sıklıkla “görmenin sessiz hırsızı” olarak adlandırılır. Hastalık ilerledikçe özellikle çevresel görme alanında daralma meydana gelir ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebilir. Bu nedenle glokomda en önemli nokta erken teşhis ve düzenli takiplerdir.

Glokom her yaşta görülebilmekle birlikte bazı kişilerde risk daha yüksektir. Özellikle 40 yaş üzeri bireyler, ailesinde glokom bulunan kişiler, diyabet veya hipertansiyon hastaları, uzun süre kortizon kullananlar ve yüksek göz numarası olan bireyler risk grubunda yer almaktadır. Bu nedenle risk grubunda bulunan kişilerin düzenli göz muayenesinden geçmeleri büyük önem taşımaktadır.

Çoğu glokom türü sinsi ilerlese de bazı durumlarda hastalık aniden ortaya çıkabilir. Özellikle akut açı kapanması glokomu olarak bilinen durumda şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ani görme azalması ve ışıkların etrafında haleler görme gibi belirtiler gelişebilir. Bu belirtilerin görülmesi acil müdahale gerektiren bir duruma işaret eder ve hastanın vakit kaybetmeden göz hekimine başvurması gerekir.

Glokomun kesin tanısı kapsamlı göz muayenesi ile konulabilir. Bu muayenede göz içi basıncı ölçümü, görme sinirinin değerlendirilmesi ve gerekirse görme alanı testi gibi tetkikler yapılmaktadır. Günümüzde glokom tedavisinde göz damlaları, lazer uygulamaları ve cerrahi yöntemler kullanılmaktadır. Erken dönemde teşhis edilen glokom hastalarında uygun tedavi ile hastalığın ilerlemesi büyük ölçüde durdurulabilmektedir.

Unutulmamalıdır ki glokomun neden olduğu görme kaybı geri döndürülemez. Ancak erken teşhis ve düzenli tedavi ile görme korunabilir. Bu nedenle özellikle risk grubunda olan bireylerin yılda en az bir kez göz muayenesi yaptırmaları önerilmektedir. Erken teşhis, görmenin korunmasında en güçlü silahımızdır.”

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.