logo

reklam

EN SEVGİLİ


admin
ozyalvac@hotmail.com

Arz mescit, Mekke mihrap, Medine şanlı minber;
Şol tevhit miracının önderi son Peygamber,
Rahimden kabire dek hayatı kare kare,
Her açıdan karine delil isteyenlere…

Kâhinlerin kesinkes tanıklığıyla el-hak,
Görünmez varlıkların muştuladığı ulak;
Bedeni hoş kokulu gül remziyle bezeli,
Maddesi manasıyla özgün erkek güzeli.

Düz meşrebe aşikar, sır meşrebe dolaylı,
Evren-giz imâlarla özü sözü onaylı;
Daha görev emrinin bülûğuna ermeden,
Uz ahlakın timsali olagelmiş dembedem.

Ebedi mutluluğun örnek insan tarifi
Ve sonsuz mağfiretin ahir zaman kaşifi,
Öz muhabbet ehline rahmet timsali önder,
Davasının aynası yaşantısıyla rehber…

Akıllara tebelleş açmazların çaresi,
Hilkat soy ağacının en gözde semeresi;
O tubagil şıvgının çürütülemez kökü,
Gıdası maveradan nurun ala nur çünkü.

Alışkanlık kesp etmiş sapkın geleneklerin
Yerine himmet Hüda ulvi yeteneklerin,
Geçmesini sağlayan inkılâpçı Yalvaç’tı,
Aldığı neticeyle bizatihi Miraç’tı.

Onca hile, pusuya başvuran aymazlara,
Riyasız ve yalansız galipti açık ara;
Devasa düşmanlarla pervasız uğraşmıştı,
Duru bir içtenlikle hedefe ulaşmıştı.

Hatemü’l Enbiya’nın manevi şahsiyeti;
Sürgün varlığında cem insanlık haysiyeti;
Öyle bir gelecekten dem vuruyor ki dünde,
Evvel ahir şu Dünya derdest ayet hükmünde.

Neciyiz, nerden geldik, nereye gitmekteyiz,
Sorularına karşı, en doyurucu vaiz;
Akla hitap ederken ruhları da eğitti
Ve hepsinden en zoru gönülleri fethetti.

Haber verdiği Zat’ın hudutsuz ülkesinde,
Yerküremiz handiyse nokta mesabesinde;
Zerreden evrene dek her şey dönmekte çarksız,
Hayat kaynağı güneş mum şulesinden farksız…

Şimşek ışımalarla lazer hükmünde çerağ,
O hidayet güneşi nova ziyalı dimağ;
Bütün insanlık için özden özet bir özdü,
Evreni perdeleyen muğlâk tılsımı çözdü.

Kadim bilgiden seçki Levhi-mahfuz hitabın,
Görevli dilmacıydı sırlı vahiy kitabın;
Anlaşılır kıldıkça Rahman’ın muradını,
Tasdik edene verdi Er-Rahim beratını…

İrşadından nasipsiz âlemi seyreyleyen,
Nefsinin ekseninde cismini fikreyleyen,
Ayrılık sillesiyle düşkün, şaşkın, derbeder,
Çatmaya bikes arar, gölgesiyle harp eder.

Sanır ki, tüm varlıklar birbirinin rakibi,
İnsan insanın kurdu, diş biler yamyam gibi;
Beterin beterinden kaçınma davasında,
Dünya bir matem evi, hortlak istilasında.

Kendine kul ararken kulun kulu zavallı,
Pagan ezbere tutsak pür evham andavallı;
Haz, korku sarmalında hikmetten yoksun hayat,
Gücü yeten yetene, varsıla şartsız biat…

Bütün bu kemterliğe O’nun nuru düşünce,
Hakikat mihverinde özgürleşir düşünce;
Gam ve hüzün cezbeye dönüşür düşman dosta,
Ebedi şifa bulur onmaz sanılan hasta.

Meyyit somurtkanlıktan kurtulur mümin çehre,
Şartlarını olumlar, panzehir olur zehre;
Zikir, şükür, niyazla yâre yardım peşinde,
Şekvacı kimsesizlik pişer aşk ateşinde…

Öylesi bir kandilin mücerret şavkı solmaz;
O’nu rehber edinen, ebeden pişman olmaz;
Her dem yeni ve diri sünnetiyle müsemma;
Başka bir örneği yok her çağda hüküm-ferma.

Muhammet Mustafa’ya Habibim diyor Allah;
Bilge-can kalben bildi, aşk kelam Resulüllah;
Arz mescit, Mekke mihrap, Medine şanlı minber
O tevhit miracının önderi son Peygamber…

YUSUF BİLGE

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇÖPOSFERDEN YAŞAMOSFERE: “Tüketirken Tükenen Bir Medeniyete Son Çağrı”

    11 Ocak 2026 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Zamanın kum saati, 2008 yılında alışılmadık bir gıcırtıyla dönmeye başlamıştı. Mahşerin o kadim dört atlısının yanına, nalları beton ve çelikten dökülmüş, nefesi ozonu yırtan gri bir süvari yanaştı,. 5. Atlı. O gün, yılların vermiş olduğu yakıcı yıkıcı donanımlarıyla, o sadece bir felaketi değil, insanın kendi eliyle kuracağı metalik hapishaneyi muştuluyordu. İnsanlık, felaketi hep uzaklarda aradı. Oysa 2008 yılında penceremi açtığımda gördüğüm şey, kıyametin çoktan sessizce, metalik bir gri tonunda hayatımıza sızdığıydı. O gün adını koydum: Ma...
  • Prof.Dr. Zafer Karaer yazdı: Yalvaç’ta Bir Gazete

    06 Şubat 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yazıma çok önemsediğim bir paragrafla başlamak istiyorum. Gazetecilik mesleği ve gazetecilik sektörü(gazete, radyo, televizyon, internet gibi kitlesel yayın organları) DEMOKRATİK TOPLUMLARDA anayasanın öngördüğü üç devlet gücü; yasama-meclis, yürütme-hükümet ve yargılama-mahkemeler yanında dördüncü güç -DENETLEME GÜCÜ olarak anılmaktadır… Ankara’da doğmuş ve yaşamına Ankara’da devam eden, ancak küçüklüğümden beri ailemle birlikte her yaz Yalvaçta tatilini geçiren, 2007’den itibaren ise Yalvaç’ta toplu konutlarda bir ev sahibi olarak daha ...
  • BÜYÜK BAŞKOMUTAN, BÜYÜK TAARRUZ, BÜYÜK ZAFER…

    30 Ağustos 2024 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İkinci Viyana kuşatmasından (1683) tam 238 yıl sonra ilk defa Sakarya Meydan Muharebesinde toprak kaybedilmemiş, 22 gün 22 gece (23 Ağustos-13 Eylül) süren “HATTI MÜDAFAA YOKTUR, SATHI MÜDAFAA VARDIR. O SATIH BÜTÜN VATANDIR anlayışıyla gerçekleştirilen SAKARYA meydan savaşında kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman, Sakarya Nehrinin batısına püskürtülmüş ve bağımsızlık yolunda en önemli adım atılmıştır, düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra, 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kem...
  • SOKAKTAN MECLİSE BÖYLE NEREYE?..

    24 Ağustos 2024 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    O gün sabah erken kalktım. Hava sakindi. Üç gündür dağdan esen sert ve şiddetli, aynı zamanda sıcak rüzgâr dinmişti. Denize gidebilirdim. Mayomu giydim ve yaklaşık 600 metre uzaklıktaki denize hızlı adımlarla kısa sürede ulaştım. Yaklaşık 1 saat deniz kenarında yürüyüş ve yüzmeden sonra biraz yorgun vaziyette dönüş yolunda, bahçesinde etrafı temizleyen 50-55 yaşlarında zaman zaman ayak üstü sohbet ettiğim Hakan’a rastladım. Kendisi mühendisti, zamanında İstanbul da şirketleri ve iyi bir hayatı olmuş, ancak hayatın acımasız yanlarını da yaşam...