Son Dakika


Prof.Dr. Mehmet ÖZHANLI
Batı dünyası, uygarlık adı altında sömürüyü ve cehaletin vahşiliğini pekiştirdi. Dünya, meydana geldiği günden bugüne kadar, insan denilen korkunç türün bu kadar aymazlığına ve kötülüğüne maruz kalmamıştır. İnsan, önce sömürmek için evcilleştiremediği doğadaki hayvanları, sonra kendi türünü sömürüp öldürmekle uygarlığa(!) başladı. Bu korkunç varlık, canlıları dizayn ettikten sonra doğaya yöneldi. Ormanlar başta olmak üzere,yeryüzü ve yer altında ne varsa çıkarları için hunharca talan etti ve etmeye devam ediyor. Uygarlaşmak adı altında, doğanın doğal yapısını peyzajlayıp bozdu betondan köyler, kentler inşa etti. Bir türlü doğanın bir parçası olduğunu kabul etmeyen ve sürekli onu değiştirip hükmetmeye çalışan garip bir mahlûkatinsan… Sırtını dinlere yaslamış, kendini diğer canlılardan üstün bir varlık olarak tanımlayan zavallı bir yaratık…
Dünya üzerinde icat edilmiş en güçlü silah;ırk, din, ideolojiler ve bunların yarattığı cehalettir. Bugün yaşanan İran savaşında, mekanik silahların dışında bu silahların da tamamı kullanılıyor. Ortadoğu’da İslam dünyası yeniden tasarlanarak, güçlü bir Yahudi Krallığı kuruluyor. İsrail, Filistin topraklarını tamamen zapturapt altına aldı, bölgenin en büyük su kaynağı olan Golan Tepelerini kalıcı olarak ele geçirdi ve Güney Lübnan’ı işgal etti ve de bunlarla da yetinmeyeceği açıkça ortada. Bölgenin en köklü ve büyük gücü olan İran’da Irak ve Suriye’ye dönüştürülürse Siyonist yönetim uzun yıllar istedikleri gibi hareket edebilecekler.
Molla yönetiminde ezilen İran halkı ne Netanyahu’nun ne de Trump’ın umurunda,amaçları kendi çıkarları din ve ideolojileri. Tabi ki bunun da arkasında ekonomik sömürüyü mübahlaştırmak geliyor. Halklara demokrasi getirme adı altında dini bir soykırım yapmaktalar. Ve İslam dünyası bu durumu seyretmekle kalmıyor aynı zamanda Amerika ve İsrail’e her konuda yardımcı olmak için adeta yarışıyorlar. Ukrayna – Rusya savaşında seferber olan Avrupa ve Birleşmiş Milletler, İspanya dışında üç maymunu oynuyor. Jeolojik olarak yaşlı olan Avrupa Kıtasında yaşayan devletlere, cahil çürümüşlüğü bulaşmış ve Amerika emperyalizmine teslim olmuş durumdalar. Ancak, şurası bir gerçektir ki eğer Iran Hıristiyan bir devlet olsaydı, böyle seyretmezlerdi. Bu savaşta, din silahının ne kadar etkin olduğunu gösteren en iyi kanıt, Hıristiyan dünyasının bu tutumudur.
Kendi ülkesinde yaşayan halkların yarısının deli dediği ve kral olarak tanımladıkları Trump, dünyaya adalet ve demokrasi getirecek öyle mi? İmparator Neron bile bu delinin yanında çok masum kalır. Adam, bütün Ortadoğu’yu, Latin Amerika’yı ateş topuna çevirmiş,Epstein’ın adasında yaptığı sapkınlıklar yetmezmiş gibi narsist kötülüğünü, bütün dünyaya yaymaya çalışıyor.Diğer güçlü ülkelerin yöneticilerinin de bundan farkı yok. Kapitalist ekonomiye dönmüş tek adam iktidarındaki Rusya, Çin ve Hindistan mı adalet getirecek, yoksa yüzyıllarca dünyanın üçte ikisini sömüren, çürümüş Avrupa devletleri mi? Hiçbiri… Cevap bekliyorsanız geçmişi doğru öğrenmenizi tavsiye ederim… Geçmişe bakıldığında,ne zaman büyük doğal felaketler yaşanmış, siyasi çürümüşlük liyakati ortadan kaldırmış, ekonomi bozulmuş, insanların hep bir kurtarıcı Mesih beklemiş oldukları görülür. Tarihin hiçbir döneminde hiç kimse yaşananların suçunun bir kısmının kendisinden kaynaklandığını kabul etmemiştir ve etmez de. Sanırım bu böyle devam edecektir…
Küresel ısınma, evrenin dengesini bozmuş, mevsimler değişmiş, bereket getiren yağışlar felakete dönmüş, doğal su kaynakları kurumuş, dünya kıyamete doğru giderken; narsist megaloman yöneticiler kişisel egolarını tatmin etmekle uğraşıyorlar. Amerika emperyalizmi bütün insanlığı kanser hücreleri gibi sarmış; öz güvenli, zır cahillere çevirmiştir. Ve bu cahillerin seçtiği Trump ve türevi yöneticiler, maalesef dünya ve insanlık hakkında karar alıp – verme makamlarında oturuyorlar. Ve bu yöneticiler, iktidarlarını pekiştiren güçlü kolluk gücü ve de istekleri doğrultusunda şekillendirilmiş adalet ve basın yapısı meydana getirmişler. Adolf Hitler’in “Kavgam” kitabında; Yahudilerin, Almanya ve Avrupa’yı nasıl ele geçirdikleri bölüm dikkatli okunursa ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Yahudileri eleştiren Hitler’de aynı taktiği uygulayarak insanlığa en büyük acılardan birini yaşatmıştır. Nedense, insan geçmişten iyiyi getirecek dersler çıkarmıyor da kötülükleri çok çabuk öğrenip hemen uyguluyor. Bu da özünde iyi (!) olsa da insanın kötülüğe daha çok meyilli olduğunu gösteriyor.Hıristiyan, Yahudi Batı dünyasından uygarlık, demokrasi, adalet beklemek boşunadır. Onların yapacağı tek şey kendi çıkar ateşlerini, inanç ve ırklarından olmayan insanlarla harlamak olur. Kendilerini Tanrı tarafından seçilmiş, üstün halk olarak gören ve kutsal kitaplarında kendilerinden olmayanların katlinin vacip olduğu yazan Yahudilere güvenmek ve sözlerine inanmak, dünyayı tutuşturan ateşe benzin dökmektir.İşte dünyayı ve insanlığı yakacak olan bu ateş karşısında,Trump gibileri saçını tarar.
Dünyanın farklı yerlerinde her gün depremler olurken, yanardağlar patlarken, tsunami ve su baskınları meydana gelirken, kuraklık ve susuzluk en büyük sorun olmaya başlamışken, dünyanın ciğerleri ormanlar yanarken, yeraltı madenleri hunharca talan edilirken, dünyaya egemen olmaya çalışan narsist güç hastası yöneticilerin savaşını izleyip konuşmak zaman kaybından başka bir şey değildir. Maalesef insan fıtratı bu tür olaylar karşısında kendini sorgulamaz, yeni bir kurtarıcı bekler. Kurtarıcı diye bir şey yok, unutmayın ki her yeni kurtarıcı yeni bir felakete sürükler…
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER