• MODA YAPI

logo

Doların yükselişinin nedeni


GÜLŞEN ARAS
gulsenaras@bagev.org.tr

Yurt içi piyasalar son bir haftadır Moody’s ekseni etrafında TL’nin ABD Doları’na karşı sert şekilde değer kaybetmesini konuşuyor.

Bu çapta kademeli bir yükselişin elbette birkaç farklı sebebi olacaktır.

Bu sebepleri kısaca tanımlayalım:

Koronavirüs salgının etkisi, turizm gelirlerinin azalması, ihracatın düşmesi ve Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin boşaltılması TL’nin değer kaybetmesindeki en önemli etkenler arasında gösteriliyor.

Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacının nasıl karşılanacağı ile ilgili belirsizliklerin uzaması Türk Lirası üzerindeki baskıyı arttırarak kurun daha da yukarılara çıkmasına neden oluyor.

Çin kaynaklı virüs salgınının güvenli limanlara olan talebi artırırken, gelişmekte olan ülke varlıklarını aşağı yönde baskıladığına dikkat çekmek gerek.

Yurtdışı fiyatlamalarda özellikle dolar endeksi üzerinden ciddi anlamda riskli varlıklardan çıkış süreci söz konusu.

COVİD – 19 salgını bütün dünya ekonomilerinde daralmaya neden oldu, bu bütün ekonomik verileri olumsuz yönde etkiledi.

Büyüme rakamları, işsizlik rakamları, istihdam ve turizm gelirleri gibi bütün veriler olumsuz yönde. Bu süreçte dolar bütün dünyada rezerv para birimi oldu yani insanlarda ciddi bir dolar talebi oldu.

Bu dolar talebinin artması gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde doların değer kazanmasına neden oldu. Bu süreçte Türkiye’yi ayrıştıran nokta ise Türkiye’nin döviz borcu oldu.

Koronavirüs salgını ile birlikte de Türkiye’nin daha çok döviz ihtiyacı olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreç doların dünyada değer kazandığı bir döneme denk geldi.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan çatışmalar ve Türkiye’nin Dağlık – Karabağ sorununa müdahil olması piyasalara da yansıdı ve TL cinsi varlıklarda satış baskısı arttı.

Aslında bugünlerde yaşanan kur artışı, bir anda yaşanmadı.

Çok uzun zamandır kademe kademe sıçrayan bir kur var. Bunun en önemli nedeni de özel sektörün son 20 yıldır dövizde borçlanarak ülkedeki dolarizasyonu yukarıya taşıması diyebiliriz.

Dövizde borçlanan şirketler, borçlarını ödemek için döviz karşılıklar biriktirmeye de başladı.

Bu nedenle Türkiye’deki 204 milyar dolarlık döviz tevdiat hesaplarının yaklaşık yüzde 35’i firmaların gelecekte ödeyecekleri borçları için kenara koydukları dövizlerden oluşuyor.

Böylelikle, şimdi bir yıl içinde ödenmesi gereken 170 milyar dolarlık dış borç ile karşı karşıyayız.

 

Gülşen ARAS

Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı

(BAGEV) Genel Sekreteri

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÜL VE SEVDALISI Müftüzade Gülcü İsmail Efendi kimdir?

    23 Haziran 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Geçenlerde Yalvaç’ımızın gül mamullerini satan bir mağazasında, torunumun gül suyu siparişini almak üzere bulunduğum esnada; iki erkek müşteri ile satıcı kadının konuşmalarına, mağaza küçük olduğu için şahit oldum.. Müşteriler bilmedikleri için olsa gerek gülün Isparta’ya geliş hikayesi ile ilgili sorduklarında.. Satıcı kadın herhalde acelesi olacak ki; İşte!! Bulgaristan’dan getirmişler diye, geçiştirdiğini gördüm.. Belki biliyordu, ama bir taraftan geçiştirilecek bir konu olmadığını düşünerek ve diğer taraftan da dayanamadım, okumuş olduğum b...
  • DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ MÜ!

    07 Haziran 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kökü evrende 13.8 milyar yıla dayanan, üzerinde 4 milyar yıl önce yaşam başlayan dünyamız, yaklaşık 100 bin yıl önce insanın yaşama hissedilir derecede dahil olması ve hem kendisini hem de dünyayı farklı noktalara taşıması, özellikle son 50 bin yılda ve bilhassa yerleşik düzene geçildiği son 12 bin yılda insanın gerçekleştirdiği gerek endüstri devrimlerine ait atık ve artıklarıyla (Bkz. Penceremden Üniversite Gerçekleri ve Ülkem Kitabımda “Tüketirken Tükenmek” Başlıklı Makalemde tasvir edilen MAHŞERİN 5. ATLISI), gerekse insanlık tarihiyle birl...
  • Tarihçilerin Yazmadığı Acılar (II)

    03 Haziran 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Köyde kalan askerler, köyün en zengini olan Appas’ın evini boşaltarak, orada kalmaya başladılar. Köylülerin, birbirlerine gitmeleri ve bir araya toplanmaları yasaklanmıştı. İlk başlarda köy ahalisine mesafeli duran ve ilişmeyen askerler, zamanla; içilen şarabın da etkisiyle yavaş yavaş köyde kalmış olan kadınları, Appas’ın evine götürmeye ve sabaha kadar süren eğlenceler düzenlemeye başladılar. Haziran sıcaklarının başladığı ilk günlerden bir gün, evin kapısı sert bir şekilde açıldı ve eli mızraklı iki asker evin içerisine daldı. Her biri annem...
  • 19 MAYIS, 103 YAŞINDA

    21 Mayıs 2022 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İSTİKLALE, HÜRRİYETE, CUMHURİYETE VE MİLLET OLMA ADINA ATILAN İLK ADIMIN 103. YILINDA; “ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI” MIZ KUTLU OLSUN; NİCE 103 YILLARA… Bugün de dünyayı savaşlarla, hastalıklarla karıştıran, dünyayı sömüren, dünyada katliamlar yapan, yaptıran, dünyada kendisinden başkasına insan gibi yaşama hakkı tanımayan, dünyanın kaderi ile oynayan, dünyayı bölen parçalayan, paylaşan kendi çıkarları için çocuk, kadın yaşlı genç demeden katleden aynı emperyalist, sömürgeci güçler; o zamanlar başta İngilizi olmak üzere, Fransızı, ...