• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

ANADOLU’DAKİ DOKUZ BİN YILLIK TÜRK VARLIĞI – ÇATALHÖYÜK


Yusuf Bilge Büyükboyacı
ozyalvacgazete@hotmail.com

“Bu topraklar sizin. Siz Malazgirt Savaşı’ndan bu yana değil, tam 10 bin yıldır bu topraklardasınız. Unutmayın ki bu, Çatalhöyük’teki kazılarda elde edilen bulgularla ispatlandı.”

Bu sözü kim söylüyor?..

Avusturyalı ünlü araştırmacı yazar ve belgesel film yapımcısı Prof. Erich Feigl…

Feigl’in bahsettiği Çatalhöyük, Konya yakınlarında günümüzden 9 bin yıl önce yani M.Ö. 7 binlerde 2 bin ile 8 bin kişinin yaşadığı tahmin edilen, odalı konutlardan müteşekkil Anadolu’nun en eski yerleşim yeri… Bilinen ilk kenti.

Buluntulara göre halk buğday, arpa ve bezelye gibi bitkilerin tarımını yapmaya başlamış, yoğun biçimde avcılığa devam ederken mandayı evcilleştirmişler.

Tuz üretmişler, üretim fazlasını civar yerleşimlere satmışlar.

Öte yandan ele geçen kumaş parçaları dokumacılığın en eski örnekleri.

Çanak çömlekçilik, ahşap işçiliği, sepetçilik, kemik alet üretimi gibi zanaatlar da gelişmiş durumda.

Anadolu, Kafkasya ve Orta Asya’da bulunan Ön Türklere ait soyut düşünce resimleri ve şematik çizimler gibi buradaki konut duvarlarında da tasvirler av ve dans sahneleri, insan ve akbaba, pars, çeşitli kuşlar, geyik ve aslan gibi hayvan resimleri yer almaktadır.

Ayrıca günümüz Anadolu kilim ve halı motifleriyle ilişkilendirilen 8800 yıl öncesine ait desenler de görülmektedir.

Çatalhöyük kent planı olduğu anlaşılan bir harita da ortaya çıkarılmıştır.

Radyo-karbon tarihleme yöntemi ile yaşı 8200 olarak tespit edilen MÖ 6200’lerde yapılan bu çizim, dünyanın bilinen ilk haritasıdır.

Yaklaşık olarak 3 metre uzunluğa ve 90 cm. yüksekliğe sahiptir. Halen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Ölüleri kurgana gömme geleneği 12 bin yıllık Türk kültürüne aittir.

Kurgan kelimesi Türkçe’dir ve başka bir yabancı dilde karşılığı yoktur.

Çatalhöyük’te de bu tarz mezarlar bulunmaktadır.

Bu da yerleşimin Türk kültürüne ait olduğunun bir başka delilidir.

“Türk’ün Genetik Tarihi” adlı araştırma kitabının yazarı Yrd. Doç. Dr. Osman Çataloluk’a göre: Çatalhöyük’ten alınan 800 adet insan kemiklerinin Y-DNA (erkek tarafı) analizleri yapılmış sonuçlar Amerika’nın Stanford Üniversitesi’nde genetik bilimci Profesör Luigi Luca Cavalli-Sforza tarafından 1994 yılında ilmi bir makaleyle yayınlanmış.

Bu sonuçlar üzerinden yapılan genetik tiplemelerde baskın ırkın Türkler olduğu ortaya çıkmış.

Bu ve benzer nice çalışmalar Anadolu’nun gerçek sahibinin en az on bin yıl öncesinden Türkler olduğunu ortaya koymaktadır…

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bilgide Eylem ve Söylem

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde bilgi, “insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, malumat” olarak tanımlanmaktadır. Aynı sözlükte bilginin bir başka tanımı da “öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf” olarak ifade edilmektedir. Bilginin başka tanımlamalarına da rastlamak olanaklıdır. Ayrıca bilginin çok farklı sınıflandırma ve türlerini de görebilirsiniz. Ancak basit ve anlaşılabilir olması itibariyle bilginin “açık bilgi” ve “örtük/örtülü bilgi” olarak sınıflandırılması benim için ayrı bir a...
  • Antik Mısır’da Din ve Devlet İşleri

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Mısır’ın Antik Dönem Uygarlığını bütün dünya, Musevilerin anlattıklarıyla öğrendi. Firavunların zalimliklerini, dinsizliklerini, kendilerini tanrı olarak kabul ettirmeye çalışmalarını, yoksul halkı kendileri için nasıl çalıştırıp sömürdüklerini öğrendikçe, herkes onlara lanetler yağdırdı ve sevmedikleri insanları “Firavun” olarak sıfatlandırdılar. Bu anlatılar gerçekten doğru muydu? Yoksa Musa’yı ve inancını yüceltmek için abarttıkları ya da uydurdukları hikâyeler miydi? Bunun anlaşılabilmesi için oluşturulan ön yargıyı bir kenara bırakıp, Mısı...
  • KORONA, EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER

    10 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim modeli olarak dünyada ve ülkemizde uygulanmaktaydı. Özellikle ülkemizde daha çok “açıköğretim” olarak bilinip, yaygınlaşmıştı. Ancak korona virüsü nedeniyle hemen hemen hepimiz, her aile bu eğitim modelini daha yakından görüp, tanımak zorunda kaldık. Kimimiz esnek ve kullanışlı bulduk. Kimimiz çok zorlandık, kimine göre de endişe, stres ve sinir kaynağı idi. Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları da bu anlamda tartışılan bir konudur. Örneğin zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması, eğitim kaynaklarına kolay...
  • KURUMSALLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

    07 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurumsallaşmış örgütlerde ilkeler, değerler bellidir. Aynı şekilde iş yapma şekilleri, prosedürleri nettir, şeffaftır. Kimin neyi nasıl yapacağı, kime ne şekilde hesap vereceği açıktır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerde kişiler değil ilke, değer ve prosedürler esastır. Yöneticinin kim olduğu, işyerinde o an bulunup bulunmadığı da önemli değildir. Çünkü işler kişilere ya da yere göre değil, ilke ve standartlara göre şeffaf şekilde yürüyüp akmaktadır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerden hizmet alacağınızda kişi ya da kişilere ihtiyacını...