• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

ALİMİN KALBİ CAHİLİN DİLİ


Prof.Dr. Hulusi Doğan
hulusidogan@mu.edu.tr

Dil insanoğluna verilmiş en önemli ayrıcalıktır desek abartmış olmayız herhalde. Dünya lezzetlerini tadabilmek bir yana, kendimizi ifade edebilmemizin aracıdır dil. Tada, sevgiye, muhabbete giden yoldur bu duyu organımız. Ancak acı, ekşi ve tatlıya son derece hassas olan bu organın kullanımı da bir o kadar hassasiyet gerektirir. Acıyı ne kadar algılamakta maharetliyse, karşısındakine de en büyük acıyı, felaketi yaşatmakta o kadar ustadır. Üstelik bununla da kalmaz, belki biraz gecikmeli de olsa sahibine de en katmerli bir acı fatura yaşatır nihayetinde. İnsanoğlu eli, beli gibi bu organından da çok çekmiş olmalı ki dil ile ilgili söylenmiş çok söz duymak, görmek mümkündür. Bakınız internette bile o kadar çok söz varki dil ile ilgili burada yazmamız sayfalar alır. Ama bunlardan bazılarını paylaşmak isterim sizlerle

  • Dizginsiz dil bela getirir.
  • Kişi dilinin altında gizlidir.
  • Aklı kıt olan dilini tutamaz.
  • Kullandıkça keskinleşen tek alet dildir.
  • Dilin düşünceden önce hareket etmesin.
  • Başların belası dillerden gelir.
  • Dil yarası ok yarasından daha şiddetlidir.
  • Dil cismi küçük yırtıcı bir aslandır onu sağlam bağla.
  • İnsanın kalbi sandık, dudakları kilit, dili anahtar olmalıdır.
  • Dili ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa o yine dilsiz sayılır.
  • Dil vahşi hayvana benzer bir kere bırakırsan bir daha yakalayamazsın.
  • Dil keskin bir kılıçtır nasıl keseceği bilinmez. Söz döndürmesi kolay olmayan ok gibidir.
  • Cahilin kalbi ağzında, akıllının lisanı kalbindedir.

Evet dil insanoğlunun vazgeçilmezidir. Ancak doğru kullanılmadığında da başının belasıdır. O nedenle bir konuşmadan önce, bin düşünmek gerekir. Özellikle öğretmenlerin, akademisyenlerin ve topluma rol model olan kişilerin bu konuda çok daha hassas olması gerekir. Cahil birinin düşünmeden sarfedeceği bir söz belki birçok kişiyi şaşırtmayabilir. Ancak mesleği insan yetiştirmek, eğitim olan kişilerin sarfedeceği sözler hassasiyetle akıl süzgecinden geçirilmiş olmalıdır. Bırakınız sözleri, davranışları ile bir bütün olarak topluma örnek olmalıdır. Dolayısıyla çok yakın zamanda bir akademisyenin “üniversiteler fuhuş yeri” (bu sözü burada yazmak zorunda kaldığım için sizlerden özür diliyorum) şeklindeki görüşü tam anlamıyla bir hayal kırıklığı, tüm eğitim camiası için de utanç vericidir. Bu sözün akıl ve vicdan süzgecinden geçirilmediği açıktır. Bu söz incitici, üzücü, itham edicidir. Daha üzücü olan ise çocuklarımıza, topluma örnek olması gereken ve yine bir eğitim kurumunda görev alan bir kişinin ağzından çıkmış olmasıdır. Milyonlarca evladımızın eğitim aldığı kurumları bu tarz ahlaka, edebe uymayan kavramlarla bir araya getirmek eğitimcilere asla yakışmaz. Kaldı ki öğretmenler, akademisyenler bir toplumun aynası, rol modelleridir. Onların derdi kırmak, dökmek değil bilgi, sevgi, çare, rehber olmak, gönül yapmaktır. O nedenle arif olan için bu yazımı Hazreti Mevlana’nın şu sözleriyle tamamlamayı uygun gördüm;

  • Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; Çünkü söz yürekten gelir dilden çıkar.
  • Bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden, bari bir gönül yıkılmasın dilinden.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Pisidialı Gençler ve Alketas (3)

    02 Ağustos 2021 Araştırma, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    ALKETAS’IN ÖLÜMÜ Prof. Dr. Mehmet ÖZHANLI Mancınıklarla kaleye fırlatılan demir gülleler ve kayalar, surları döğmeye başladığında güneş yeni doğuyordu. Kulakları patlatan davul ve diğer vurmalı müzik aletlerinin coşturduğu askerler, kendilerinden geçmişçesine saldırıya geçtiler. Oklar, taşlar ve kaynar suyla yapılan savunmada ordu kayıplar vermesine rağmen, saldırılar kesintiye uğramadan gün boyu devam etti. Akşam olduğunda ordu çekildi ve daha korunaklı bir alana kamp kurdu. Gece aralıklarla kalenin içine ok atmaya devam ettiler. Kente al...
  • Pisidialı Gençler ve Alketas (2)

    31 Temmuz 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Solymos Dağı ve Termessos Prof.Dr. Mehmet Özhanlı Solymos’un (Güllük Dağı) zirvesinde kuşattığı bu kentin, Büyük İskender’in tüm uğraşlarına rağmen bir türlü alamadığı Termessos olduğunu bilen Antigonos, kaleye elçi gönderdi. Kaleye gelen elçi, generalin iyi niyet dileklerini ilettikten sonra; Generalin, “Termessos halkıyla bir problemi olmadığını kenti işgal etmek gibi bir düşüncesinin de bulunmadığını sadece kendisine ihanet eden kişiyi ve adamlarını teslim etmelerini istediğini” söyledi. Kale komutanın etrafını sarmış olan genç subayla...
  • YANGIN SÖNDÜRME HİZMETİNİ DIŞARDAN SATIN ALMAK NE DERECE DOĞRU?

    30 Temmuz 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    “Devleti anonim şirket gibi yönetme” ifadesi son yıllarda sıkça kullanıldığı için bu konuyu işletmecilik kavramıyla açıklamak istiyorum. İşletmenin kendi üretim ve hizmetlerinde kullanmak üzere bir başka ürün ya da hizmeti başka işletmelerden satın almasına “dış kaynaklardan yararlanma (outsourcing)” adını veriyoruz. Örneğin bir otomobil işletmesi ürettiği otomobillerde kullanacağı lastiği, aküyü ya da klimayı bir başka işletmeden satın alabilir. Ya da bir beyaz eşya üreticisi, işletmenin güvenlik hizmetini bir başka işletmeden satın alma yolun...
  • Pisidialı Gençler ve Alketas (1)

    29 Temmuz 2021 Araştırma, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Gözetleme kulesinde oturan gözcü, kentin bulunduğu dağın doğu eteğinde kente doğru gelen binlerce askeri gördüğünde panik içerisinde koşarak dar taş merdivenlerin dik oluşuna aldırmadan basamakları ikişer üçer atlayarak kale komutanının yanına geldi. Dizlerinin bağı çözülmüş, sararmış rengiyle dili dolaşarak gelen askerleri anlatmaya çalıştı. Kale komutanı nöbet yerini terk ettiği için onu azarladı ve yanındaki askerlere gidip bakmalarını emretti. Kuleye çıkan askerler haberin doğru olduğunu ve birçok askerin kentin surlarının önüne yaklaştı...