• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

‘Ah Bu Yarım İşler’


Prof.Dr. Hulusi Doğan
hulusidogan@mu.edu.tr

Öyle sözler vardır ki bazen kitaplar dolusu bir bilgiyi özetler. Bazen tüm ömrünüzü yeni baştan sorgulatır. Ya da yaşadığınız deneyimleri tek solukta ifade eder. Anlatabilen için öz bir şifre, anlayabilen için ise bir hazinedir. Kimi zaman atasözleri olarak çıkar karşımıza, kimi zaman da romanlarda gösterir kendini. Kimi zaman türkülerde yer bulur kendine, kimi zaman da bir dost meclisinde dökülür dudaklardan. Üstüne pek bir şey söyleyemezsiniz. Gerek de kalmamıştır zaten. Adeta jilet gibi kesip atmış, bitirmiştir herşeyi. Herşey gün gibi ortadadır. Söylenecek her şey erir gider onun büyüleyici ateşinde. Artık düşünmek, düşünmek ve bir daha derinden düşünmektir geriye kalan. Söyleneni, söyleyeni, söyleteni her boyutuyla bir kez daha derinden ve derinden düşünmek.

Eğitim hayatımda çok önemli yeri olan kıymetli bir büyüğüm böyle özlü sözler attı yakın zamanda bana. Kendisi bir eğitimci olunca, sözler de eğitimle ilgiliydi pek tabi. O’nun da iznini alarak bu sözleri sizlerle paylaşmak isterim. Aynen şöyle idi kıymetli büyüğümün paylaştığı sözler:

“Herhangi bir ulusun yok edilmesi atom bombası veya uzun menzilli füzelerin kullanılmasını gerektirmez… Sadece eğitim kalitesini düşürmek ve sınavlarda kopya çekilmesine izin vermek yeterlidir.

  • Hastalar, bu tür doktorların elinde ölür.
  • Binalar, bu tür mühendislerin ellerinde çöker.
  • Para, bu tür ekonomistlerin ve muhasebecilerin elinde kaybolur.
  • İnsanlık, bu tür din görevlilerinin elinde ölür.
  • Adalet, bu tür yargıçların elinde kaybolur.
Eğitimin çöküşü milletin çöküşüdür.”

Evet, askeri okullarda eğitimci ve yönetici olarak uzun yıllar hizmet etmiş büyüğüm, eğitimin önemine böyle özlü sözlerle dikkat çekiyordu. Eğitimin çöküşü, milletin çöküşüdür. Aksi taktirde iki atom bombasıyla 200 binden fazla insan kaybeden Japonya’nın bugünkü konumunu ve başarısını nasıl açıklayabilirdik? Nitekim Japon eğitim felsefesinin temeli de önce ahlak ve erdemdir. Çocukları ahlaklı, erdemli ve ülkesine bağlı bireyler olarak yetiştirmek, onlara bilgi ve beceri kazandırmaktan çok daha önemlidir bu ülkede. Zira ahlaksız insanların elinde bilgi, tehlike ve tehdit saçan birer araca dönüşebilir. O nedenle ahlak ve erdemin üzerine uzmanlık inşa edilmeye çalışılmaktadır.

Öte yandan eğitim kalitesinin düşmesi ehliyet ve liyakatsizliğe işarettir. Ehliyetsizlik ve liyakatsizlik, koşulsuz itaati, itaat ise adaletsizliği, adaletsizlik de beraberinde toplumda güvensizlik ve çürümeyi getirir. O nedenle liyakatsizlik sürekli sırtını dayayacak bir yer bulma, adaletsizlik ise haksızlık ve usulsüzlüğü kapayacak ser bulma derdindedir. Ancak toplum da bu liyakatsizler yüzünden can derdindedir. Ne güzel söylemiş atalarımız “yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder” diye.  Ancak büyüklerimiz “yarım hakim, yarım gazeteci, yarım avukat, yarım muhasebeci, yarım öğretmen vb”’in neyden edeceğini söylememiş.

Bunların cevabını da sizlere bırakıyorum.

Kalın sağlıcakla.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Höyüklü Kasabası

    23 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Anadolu’da yerleşik hayat Neolitik Dönemde (MÖ 10.000 – 5000) başlamıştır. Bu dönemde kurulmuş olan birçok köyde yaşam, hiç kesintiye uğramadan günümüze gelmiş ve devam etmektedir. Doğal felaketlerin ve kentler/devletler/insanlar arasında Kalkolitik Dönemde (MÖ 5000 – 3000) başlayan ve de hiç hız kaybetmeden artıp çeşitlenen savaşların sebep olduğu toplu ölümlere ve yıkımlara karşın yerleşimlerin yerlerinin değişmemesi kalanların ve yeni gelenlerin buralarda yaşamaya devam etmesi ilk yerleşimcilerin, yaşam için en doğru yerleri seçtiklerini kan...
  • Doların yükselişinin nedeni

    27 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yurt içi piyasalar son bir haftadır Moody’s ekseni etrafında TL’nin ABD Doları’na karşı sert şekilde değer kaybetmesini konuşuyor. Bu çapta kademeli bir yükselişin elbette birkaç farklı sebebi olacaktır. Bu sebepleri kısaca tanımlayalım: Koronavirüs salgının etkisi, turizm gelirlerinin azalması, ihracatın düşmesi ve Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin boşaltılması TL’nin değer kaybetmesindeki en önemli etkenler arasında gösteriliyor. Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacının nasıl karşılanacağı ile ilgili belirsizliklerin uzaması Türk L...
  • Sağır

    26 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Bugün Sağır Köyüne gittiğinizde köyün isminin neden “Sağır” olduğunu sorduğunuzda, oldukça acemice uydurulmuş hatta uydurulamamış bir hikâye anlatırlar. “Sözde Yalvaç Ovası’nda büyük bir savaş yaşanmış ve bu köyde yaşayanlar savaşın olduğunu görmemiş ve duymamışlardır. Savaş bittikten sonra savaşa katılan diğer köylüler, bu köyde yaşayanlara savaş olurken neden yardım etmediklerini sorduklarında onlar da bir savaşın olduğunu görmediklerini ve bir şey de duymadıklarını söyleyince; bunlar “sağır” demişler. Ve böylece köyün adı “Sağır” kalmış. Eğe...
  • ALİMİN KALBİ CAHİLİN DİLİ

    19 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Dil insanoğluna verilmiş en önemli ayrıcalıktır desek abartmış olmayız herhalde. Dünya lezzetlerini tadabilmek bir yana, kendimizi ifade edebilmemizin aracıdır dil. Tada, sevgiye, muhabbete giden yoldur bu duyu organımız. Ancak acı, ekşi ve tatlıya son derece hassas olan bu organın kullanımı da bir o kadar hassasiyet gerektirir. Acıyı ne kadar algılamakta maharetliyse, karşısındakine de en büyük acıyı, felaketi yaşatmakta o kadar ustadır. Üstelik bununla da kalmaz, belki biraz gecikmeli de olsa sahibine de en katmerli bir acı fatura yaşatır nih...