logo

reklam
16 Nisan 2026

Yenidoğan tarama testleri pek çok hastalığın teşhisinde önemli ve zorunlu

Yalvaç Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fendiye Büşra Abacı, “Yenidoğan Tarama Testleri ve Koruyucu Uygulamalar: Bilimsel Gerçekler ve Hukuki Sorumluluklar” konusunda açıklamalarda bulunarak vatandaşlarımızın bilinçlenmeleri ve farkındalık kazanmaları amacıyla bilgi verdi.

Yenidoğan döneminde yapılan basit tarama ve koruyucu uygulamaların, henüz belirti vermeyen hastalıkları erken saptayarak kalıcı hasarları ve ölümleri önleyebildiğine dikkat çeken Dr. Abacı, yenidoğan döneminde uygulanan topuk kanı, K vitamini ve hepatit B aşısının, bir bebeğin sağlıklı bir yaşam sürmesi için koruyucu hekimliğin en temel basamaklarını oluşturduğunu vurguladı.

Dr. Abacı şu bilgileri paylaştı:

Topuk kanı neden alıyoruz?

Topuk kanı testi, bebeğin topuğundan alınan 4–5 damla kan ile yapılır ve belirti vermeyen hastalıkların erken tanınmasını sağlar.

Alınan örnekler Sağlık Bakanlığı’na bağlı laboratuvarlarda incelenir. Sonuç normal ise bildirim yapılmaz; şüpheli durumda aileye ulaşılarak tekrar test istenir.

  • Konjenital hipotiroidi
  • Fenilketonüri
  • Biyotinidaz eksikliği
  • Kistik fibrozis
  • Adrenal hiperplazi

Bu hastalıklar doğumda fark edilmez; ancak tanı konulmazsa zeka geriliği, nörolojik hasar, nöbetler ve hayati krizler gelişebilir. Erken tanı ile bu risklerin büyük bölümü önlenebilir.

K vitamini: Görünmeyen riske karşı koruma

Yenidoğanlar K vitamini eksik doğar. Bu durum ciddi kanamalara yol açabilir. Tek doz uygulama ile risk büyük ölçüde önlenir.

Hepatit B aşısı: Sessiz hastalığa karşı erken koruma

Hepatit B uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilir ve siroz ile karaciğer kanserine yol açabilir. Yenidoğan döneminde bulaşan enfeksiyonlar çoğu zaman kronikleşir. Doğumda yapılan aşı, bulaşmayı ve kronik hastalığı önleyerek çocuğun geleceğini korur.

Aşılar otizme neden olur mu?

Aşıların otizme neden olduğu iddiası, bilimsel geçerliliği olmayan eski bir çalışmaya dayanmaktadır. Bu çalışma geri çekilmiş ve sonrasında yapılan geniş araştırmalar, aşılar ile otizm arasında bir ilişki olmadığını açıkça göstermiştir. Aşılar aynı zamanda zatürre, menenjit ve sepsis gibi ağır enfeksiyonlara karşı koruma sağlar.

Bu sadece bir tercih mi? (Hukuki boyut)

Çocukların sağlığı yalnızca aileye bırakılmış sınırsız bir tercih alanı değildir. Türk hukukunda çocuk devlet koruması altındadır.

  • Çocuğun sağlığını tehlikeye atan durumlarda sağlık tedbiri kararı alınabilir
  • Gerekli hallerde mahkeme kararı ile tıbbi işlemler uygulanabilir
  • Bu durumlar çocuğun ihmal edilmesi kapsamında değerlendirilebilir

Bu nedenle bu uygulamaların reddi, çocuğun yaşam ve sağlık hakkını doğrudan etkiler.

 

Sonuç

Bu uygulamalar yapılmadığında ortaya çıkabilecek riskler önlenebilir niteliktedir. Bilimsel olarak kanıtlanmış bu koruyucu adımların uygulanması, çocuğun sağlık hakkının temel bir parçasıdır.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.