Son Dakika


Bekir MANAV – Tarihçi/Araştırmacı Yazar
Tarih Kültür Araştırma Derneği (Tarih-Der) Başkanı
Yalvaç ilçemizin adını konuyla ilgili çalışmalarda bir boy kolu veya kişiden Yalvaç Bey’den adını aldığı üzerinedir. Yalvaç kelime Yalavaç adıyla bugünkü ilçenin değişmeyen adı olarak karşımıza çıkıyor.
Yalavaç veya Yalvaç Bey adıyla sadece Türk Denizcisi Çaka Bey’in kardeşinin kardeşinin olduğu dışında bir kişi adına ben rastlamadım. Çaka Bey’in kardeşi olan Yalvaç Bey’in de adından bahseden kaynak olarak kabul edebileceğimiz eser veya eserlerin yayın tarihi veya aktaranını da bulamadım. Benim eksikliğim yetersizliğim olabilir.
Yine de bahsi geçen Yalvaç Bey’in 11.yüzyılda bu isimle varlığının günümüzdeki Yalvaç’ı kuran kişi olarak yansıtılması, aktarılması bilimsel bir yaklaşım değildir. Yâni bugünkü Yalvaç ilçemiz adını bu kişiden almış olamaz. Bunu destekleyen bilimsel hiçbir veri yok. Tekrar ediyorum BİLİMSEL hiçbir veri yok. Ama kaynak göstermeden olabilir, olmalıdır gibi genel ve desteksiz çabalarla Yalvaç’ın adını Yalavaç Bey’den, Isparta’nın adını Kızılderelilere de bağlayabiliriz.
Tabi bu tarz yaklaşımlar bölgedeki gerçek tarihe erişimde inanılmaz zarar vermektedir. Özellikle Yalvaç ve civârında çoğu köy tarihleri maalesef bilimselliğin ötesinde ve yanlıştır. Çocuklarımıza, geleceğimize, nesillerimize doğru bir tarih, gerçek bir tarih aktarmalıyız. Çünkü Yalvaç’daki Türk izleri Isparta’nın hiçbir ilçesinde mevcut değil. Tipik Türk boy ve aşiretlerinin en belirgin izlerini, vakıf kayıtlarını Uluborlu ve Yalvaç’ta görüyoruz.
Bu bölgedeki Türk varlığının ve yerleşmenin, dönemdeki hareketlenmenin, konar göçer izlerin, Anadolu Türkmenlerinin oluşturduğu medeniyetin net izidir. Ama bunu uydurma ve yanlış tarihler ve buna bağlı hikayelerle bozmuşuz. Bu da gerçek tarihten saptırılarak köylerdeki gizliliği gizeme dönüştürdü. Nitekim çok sayıda köylerimiz köylerdeki türbe veya mezarların kime ait olduğunu bilmiyor, dede, yatır deyip geçiyorlar. İşte bunlar kaynaksız yanlış tarihi yönlendirmelerin neticesidir.
Ben net bir şekilde söylüyorum Yalvaç ilçemiz Yalvaç Bey’den adını almamıştır. Böyle bir kişi yoktur. Eğer olsaydı düşünün Yalvaç’a adını vermiş mezarı veya türbesi olurdu ve asla kaybolmazdı.
Bir yere adını veren adamın mezarı türbesi olurda yıkılır mı?
Halk buna izin verir mi?
Vakıf kayıtları olması lazım, Yalvaç Bey adında vakıf defterlerinde bir tane dahi isim geçmiyor. Adına dair ithaf olunan coğrafyalar olmalı bir tane dahi yok.
Bakınız kayıtlarda çok sayıda Emir Ahmed’i görüyoruz ve türbesi de belli, Saru Danişmend adını görüyoruz, Şeyh Sağır, Sarı Seydi, Şeyh Nureddin, Devlethan Bey vs. nice isimler görüyoruz. Bunların adına medrese, değirmen, mescid, camii, çeşmeler görüyoruz. Ama gel gelelim Yalvaç’ı kurduğu iddia edilen bir tane Yalvaç Bey’in adına vakıf, hayır, medrese, mescid vs. göremiyoruz.
Neden? Çok mu vefasızdı halk. Hayır, çünkü Yalvaç Bey diye birisi yok.
Yalavaç Türkçe bir kelime ve elçi, peygamber, mehdi ,ışık saçan gibi anlamları içeren bir kelime. Yalavaç Salur Boyu’nun bir kolunun adıdır. Bunu ispat edebiliyor, delillendirebiliyoruz.
Dünya’nın en değerli bilim adamlarından olan Macar Türkolog Ármin Vámbéry’, iyi bir dilbilimci ve Orta Asya araştırmacısıdır. Türk dilleri, Türkmen Boyları ve Orta Asya etnografyasında ileri derecede uzman olan bu adam 1850’li li yıllarda Orta Asya’da Türk boyları üzerine seyahatini kitaplaştırmış. 1863 yılında yayınladığı kitabında Salur Boyu’nun Orta Asya’da kolları olarak Yalavadj (Yalavaç) ı sayar ve ona bağrı tire küçük kolları olarak — Yaz, Tizi, Sakar, Ordukhodja (Orduhoca) olarak bahseder.
Yani Salur Boyu’nun 19.yüzyılda bile Yalavaç Kolu Orta Asya’da etkin bir oymak olarak yaşadığını yazar. O zaman ne diyeceğiz bizim buradaki Yalvaç Bey Orta Asya’ya gitmiş de bir de orada aşiret mi oluşturdu?
Net bir şekilde Salur Boyu’nun bir kolu olan Yalvaç bugünkü ilçemizin kökünü oluşturmuştur.
Burada çok önemli bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Yalavaç Oymağı Yalvaç köyünü kurmuştur. Bugün şöyle düşünmeyin.
Kuruluş, YALVAÇ (Büyük İlçe) – ONA BAĞLI KÖYLER olarak değildir. Yalvaç küçük bir köydür. Başka boy ve oymaklar da gelmiştir aynı coğrafyaya.
Yalavaç Boyu sadece mikro ölçekli Yalvaç Karyesi’ni kurmuştur. Salur Boyu dışında, benim tespit edebildiğim Bayad Boyu, Bayır Boyu, Eymir Boyu, Yuva Boyu, Büğdüz Boyu da gelmiştir.
Nereden biliyoruz Çünkü 1478-1568 tarihleri arasındaki defterlerde bu köy adları Yalvaç’ta kaydedilmiştir. Yani Salurla beraber altı tane Oğuz Boyu Yalvaç ve civarına yerleşmiştir. Yalvaç Karaağacı olarak nahiye yazılan bugünkü Şarkikaraağaç’ı saymıyorum bile sayarsan Çavundur, Dodurga gibi sayı daha da çoğalacak.
Yalavaç Oymağı sadece mikro ölçekli Yalvaç Karyesi’ni oluşturuyor ki 1481-1502 kayıtlarında Yalvaç Eski köy ve Pazar Mahallesi olarak kaydedilmiş bunun haricinde de 18 hane olarak Yalvaç Köyü kaydedilmiştir. Yalvaç Eskiköy Mahallesi Yalvaç’ın çekirdeğini oluşturuyor.
Yani buradan anlayacağımız Yalavaç Oymağı tıpkı diğer köyler gibi Ayvalı, Büğdüz, Bayad gibi sıradan küçük bir köy iken zamanla Yalvaç Köyü göç alıyor, sosyal, ekonomik ve dini özelliklerle değerleniyor daha merkeziyet kazanıyor, nüfusu artıyor, önce nahiye sonra da kaza statüsünde dönemde ve günümüzdeki şehir hayatına kavuşuyor. Bu süreçte diğer köyler dönemin coğrafi ve sosyal sebeplerinden dolayı merkeziyet olarak Yalvaç’a yerleşmeleri de bugünkü Yalvaç’ı oluşturuyor. Yani Salur Boyu’na bağlı Yalavaç Oymağı çok büyük, muazzam bir şehir kurmuyor, sıradan bir köy hatta çoğu köyden küçükken zamanla değerleniyor ve diğer köylerden öne çıkıyor. İlk kuruluşunda böyle bir büyük sanat, bilim ve dini özellikleriyle belirgin değilken sonradan bu özelliklere sahip oluyor değerleniyor.
Bölgede Yuva Boyu’nun da etkisi çok fazla görünüyor ki Ayvalı(Yivalı) ve ayrıca Yuvalı Köyü kaydedilmiştir.
Yalvaç’da 1478-1568 yılları arasında kaydedilmiş boy adlı köyler.
Bayad Köyü
Bayır Köyü
Salur Köyü
Eymir Köyü
Yuvalı Köyü
Büğdüz Köyü

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER