Son Dakika


Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Bülent Özgül, yatırımcıya tahsis aşamasına gelen Yalvaç Organize Sanayi Bölgesi için yaşanması muhtemel insan kaynağı sorununa dikkat çekerek, sanayi paydaşlarının konuyla ilgili çalışma başlatması gerektiğini vurguladı.
Yalvaç Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması kadar yaşatılmasının, sürdürülebilirliğinin önem taşıdığını belirten Özgül, konuyla ilgili gazetemize şu açıklamalarda bulundu:
“OSB’ye yatırımcı çekmek ve bunu sürekli hale getirmek konusunda karşılaşılacak pek çok sorun ve bunlarla ilgili alınması gereken önlemler var. Teşvik düzenlemesi ile ilgili olarak alt bölge desteklerinden faydalanan ilçeler listesine alınmamız gerektiği ile ilgili önerimizi birkaç kez dile getirmiştik, ne yazık ki onunla ilgili herhangi bir adım atılmış değil. Bu konuya, Weltew Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Balcı da dikkat çekmiş ve adım atılması gerektiğini ifade etmişti.
İkinci olarak dikkat çekmek istediğimiz husus da, yatırımcılar ve işletmeciler açısından hayati öneme sahip konulardan biri insan kaynağı konusudur. Vasıfsız ve vasıflı işçi, teknik personel, mühendis, yönetici gibi pozisyonlarda çok sayıda elemana ihtiyaç duyulacak olan OSB açısından Yalvaç’ımızın yeterlilik konusunda sıkıntılı olduğu açıktır. Yatırım yapacak işletmeler kadar, sanayi paydaşlarının bu konuya eğilmesi önem taşıyor. Bununla ilgili Yalvaç Çalışma Grubu toplantılarını yaptığımızda önerdiğimiz şehrimize bir özel OSB Meslek Lisesi kazandırılması önerimizin yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum.
Türkiye’de organize sanayi bölgeleri (OSB), üretimin omurgasını oluşturan, istihdam yaratan ve bölgesel kalkınmayı destekleyen en önemli yapılardan biri olmayı sürdürüyor. Ancak son yıllarda neredeyse tüm OSB’lerin ortak bir sorunu var: İşçi bulamamak. Daha da önemlisi, kalifiye işçi bulamamak. Fabrikalar kuruluyor, makineler alınıyor, teşvikler açıklanıyor; fakat o makineleri çalıştıracak, üretimi sürdürecek insan kaynağı aynı hızda oluşmuyor.
Bu sorun sadece belli başlı büyük şehirlerin çevresindeki OSB’lerle sınırlı değil. Anadolu’nun farklı noktalarında, özellikle de nüfusu görece küçük ilçelerde kurulan ya da kurulması planlanan organize sanayi bölgelerinde bu risk çok daha belirgin hale geliyor. Yalvaç’ta yatırımcılara açılmaya çalışılan organize sanayi bölgesi de bu genel tablodan bağımsız değil.
Türkiye genelinde sanayi kuruluşlarının yaşadığı iş gücü sıkıntısının arkasında birkaç temel dinamik bulunuyor. Öncelikle genç nüfusun sanayiye bakışı ciddi biçimde değişmiş durumda. Uzun çalışma saatleri, fiziksel yorgunluk, vardiyalı sistem ve görece düşük ücret algısı, gençleri üretim hattından uzaklaştırıyor. Hizmet sektörü, kamu istihdamı ya da büyük şehirlere göç, sanayiye kıyasla daha “çekici” görülüyor. Bu durum, mavi yaka istihdamını her geçen yıl biraz daha daraltıyor.
Bir diğer önemli sorun ise mesleki eğitim ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki uyumsuzluk. Meslek liseleri ve meslek yüksekokulları sayıca fazla olsa da mezunların önemli bir kısmı, sahada doğrudan çalışabilecek yeterlilikte olmadan iş hayatına atılıyor. Sanayici ise “yetiştirecek zamanım yok” noktasına gelmiş durumda. Nitelikli ara eleman açığı tam da bu boşlukta derinleşiyor.
Buna ek olarak, küçük ilçelerde yaşam koşulları da iş gücü bulma meselesini doğrudan etkiliyor. Konut imkanlarının sınırlı olması, sosyal yaşamın kısıtlılığı, eğitim ve sağlık gibi alanlarda algılanan eksiklikler, dışarıdan işçi çekmeyi zorlaştırıyor. Büyük şehirlerde doğmuş ya da eğitim almış bir kalifiye çalışanın, küçük bir ilçeye taşınmaya ikna edilmesi her geçen gün daha güç hale geliyor.
Yalvaç özelinde bakıldığında, bu risklerin önemli bir kısmının şimdiden görülebildiğini söylemek mümkün. İlçenin nüfus yapısı, gençlerin eğitim veya iş nedeniyle başka şehirlere göç etmesi, sanayide çalışabilecek aktif iş gücünü sınırlıyor. Kurulacak organize sanayi bölgesine yatırımcı çekilse bile, bu yatırımların sürdürülebilirliği büyük ölçüde insan kaynağına bağlı olacak. Aksi halde fabrikaların kapasite altında çalışması ya da yatırım kararlarının ertelenmesi gibi sonuçlarla karşılaşılabilir.
MESLEKİ EĞİTİMLE İLGİLİ ADIMLAR VAKİT KAYBETMEKSİZİN ATILMALI
Ancak tablo ne kadar zorlayıcı görünse de, bu sorunun çözümsüz olduğunu söylemek doğru olmaz. Doğru planlama ve iş birliğiyle Yalvaç’taki organize sanayi bölgesi için önemli fırsatlar yaratılabilir. Öncelikle mesleki eğitim konusu, ilçenin en stratejik başlıklarından biri haline getirilmeli. Yerel meslek liseleri ve yüksekokullar, doğrudan OSB’nin ihtiyaç duyacağı alanlara göre yeniden yapılandırılabilir. Teorik eğitimin yanı sıra, öğrencilerin henüz okuldayken sanayi kuruluşlarında uzun süreli staj yapması sağlanabilir. Böylece mezuniyet sonrası “işe hazır” bir iş gücü oluşturulabilir.
Bu noktada, önceki yıllarda önerdiğim, OSB içinde bir özel OSB Meslek Lisesi açılması konusu yeniden ele alınmalıdır. Türkiye’de pek çok OSB’de, OSB içine kurulmuş çok başarılı özel meslek liseleri mevcut olup, hem OSB’nin insan kaynağı sorununun çözümünde hem de gençler için farklı ve başarılı bir kariyer imkanının sunumu açısından çok başarılı örnekler model alınabilir. Bu konuda, hayırsever, OSB yönetimi, TSO, belediye iş birliğiyle bir çözüm üretilebileceğini düşünüyorum.
Sanayici ile yerel yönetimler arasındaki iş birliği de kritik önem taşıyor. Ulaşım, barınma ve sosyal yaşamla ilgili küçük ama etkili adımlar, iş gücü çekme konusunda ciddi fark yaratabilir. OSB’ye yönelik servis imkanlarının geliştirilmesi, uygun fiyatlı konut projeleri ve çalışanlara yönelik sosyal alanların oluşturulması, Yalvaç’ı sadece bir çalışma alanı değil, yaşanabilir bir yer haline getirebilir.
Bir diğer önemli başlık ise dışarıdan gelecek kalifiye iş gücüne yönelik teşvik mekanizmaları. Mesele sadece işçi bulma sorunu değil, bu fabrikalarda çalışacak mühendis, üst düzey yönetici, teknik personel gibi insan kaynağı unsurlarını bu şehre çekebilmek ve onları burada tutabilmektir. Yerel düzeyde kira desteği, taşınma yardımı ya da eş istihdamını kolaylaştıracak uygulamalar, özellikle teknik personelin ilçeye gelmesini teşvik edebilir. Aynı zamanda kadın istihdamını artırmaya yönelik kreş, esnek çalışma gibi uygulamalar da sanayiye yeni bir iş gücü potansiyeli kazandırabilir.
Sonuç olarak, Yalvaç’ta kurulması planlanan organize sanayi bölgesi, sadece arsa tahsisi ve yatırım teşvikleriyle değil, insan kaynağını merkeze alan bir anlayışla ele alınmak zorunda. Türkiye’nin pek çok OSB’sinde yaşanan “iş var, işçi yok” sorunu, Yalvaç için bugün konuşulmazsa yarın ciddi bir engel haline gelebilir. Ancak doğru adımlar atıldığı takdirde, bu risk aynı zamanda ilçenin eğitimden sosyal yaşama kadar pek çok alanda dönüşmesi için önemli bir fırsata da dönüşebilir.
Yalvaç, bir taraftan OSB’yi hayata geçirmeye hazırlanırken diğer yandan da bu OSB’nin yaşamasının koşullarını oluşturmanın yoluna bakmalıdır. Bunun önemli ayaklarından biri sürekli ve kalifiye insan kaynağı teminidir. Konuyu ilgili paydaşların değerlendirmesi ümidiyle dikkatlerine sunuyorum.”
Etiketler: Bülent Özgül » insan kaynakları » işçi » mesleki eğitim » OSB » yalvaçYorum yapabilmek için Giriş yapın.
BENZER HABERLER