• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

2022 yılında dünya ve Türkiye ekonomisini neler bekliyor?


GÜLŞEN ARAS
gulsenaras@bagev.org.tr

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından açıklanan raporda Türk ekonomisinin 2022’de yüzde 3,2 büyüyeceğine yer verildi. Raporda, Covid-19’a karşı aşı ve tedavide ilerlemenin beklentileri artırarak belirsizliği azalttığı kaydedildi. OECD raporunda, “Krize karşı emsali görülmemiş hükümet ve merkez bankası eylemleri ile küresel ekonomik faaliyetler birçok sektörde hızlı bir şekilde toparlandı ancak bazı hizmet sektörlerinde faaliyetler kısıtlamalardan etkilenmeye devam ediyor” ifadesine yer verildi. Raporun yazıldığı sırada, küresel olarak Covid-19’dan ölen insan sayısının 1,5 milyon olduğunun hatırlatıldığı raporda, “Önünüzdeki yol daha parlak ama zorlu” ifadesine yer verildi
OECD, ekonomik görünümde Covid-19 salgınının başlangıcından beri aşı ve Asya’da toparlanma ile ilk kez daha parlak bir gelecek için “umut” olduğunu kaydederek 2022 için yüzde 3,7 büyüme öngördü. ABD ekonomisinin 2022’de yüzde 3,5 büyüyeceği öngörüldü. Çin ekonomisine yönelik 2022’de yüzde 4,9 büyüme öngörülüyor

Uluslararası Para Fonu (IMF) ise Türkiye ekonomisinin 2022’de yüzde 3,5 büyüyeceği öngörüsünde bulundu. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu “Ayrışan Toparlanmaları Yönetme” başlığı ile yayımladı. Raporda, küresel ekonomik görünümü çevreleyen yüksek belirsizliğin öncelikle Covid-19 salgınının seyrine bağlı olduğu yinelendi. Küresel ekonomik büyüme tahmininin 2022 için yüzde 4,2’den yüzde 4,4’e revize edildiği belirtildi. ABD ekonomisinin 2022 yılı büyüme tahmini de yüzde 2,5’ten yüzde 3,5’e çıkarıldı. Evro Bölgesi’ne yönelik büyüme beklentisi de 2022 için yüzde 3,6’dan yüzde 3,8’e yükseltildi. Almanya’nın 2022 yılı büyüme tahmini yüzde 3,1’den 3,4’e revize edilirken, İtalya ve İspanya’nın 2022 yılı büyüme tahminleri ise değişikliğe gidilmeyerek sırasıyla yüzde 3,6 ve yüzde 4,7 olarak bırakıldı. İngiltere için 2022 tahmini yüzde 5’ten 5,1’e çıkarıldı. Japonya ve Kanada ekonomilerinin 2022’de ise sırasıyla yüzde 2,5 ve yüzde 4,7 büyüyeceği öngörüldü. Söz konusu revizyonlarla gelişmiş ülkeler grubuna yönelik büyüme beklentisi 2022 için yüzde 3,1’den yüzde 3,6’ya yükseltildi. Covid-19 salgınının ortaya çıktığı ülke olmasına rağmen geçen yılı yüzde 2,3’lük büyüme ile tamamlayan Çin’in 2022 yılı büyüme beklentisi yüzde 5,6 olarak bırakıldı.

Ancak ekonomideki büyüme sokağa yansımıyor. Pandeminin vurduğu son bir yılda işsizlik ve yoksulluk rekor seviyelere çıkarken yüksek enflasyon nedeniyle de vatandaşın cebi giderek küçüldü.

Dünyanın halen bir salgın krizinin ortasında olduğunu vurgulamak gerek. Hükümetler, salgından en çok etkilenenlere yardımcı olmak için daha iyi hedeflemeyle politika araçlarını aktif şekilde kullanmaya devam etmek zorundalar. Ülkemiz ile ilgili kısımda güçlü ama sürdürülebilir olmayan mali teşviklerden sonra 2020 yılı sonlarında daha istikrarlı makroekonomik politikalara geçiş 2021’in ilk çeyreği sonunda sekteye uğrayarak piyasa beklentilerini bozdu. Covid-19’un ekonomik etkileri ile mücadelede Hükümetin özel kredi programları yerine hane halkına ve firmalara doğrudan mali destek sağlaması, para politikalarının da doğrudan enflasyonu düşürmeye odaklanması gerekiyor. Ayrıca vadesi gelen dış borçların uluslararası fonlama yoluyla çevrilebilmesi için politika kredibilitesinin şart olduğu gerçektir.
Büyümenin finansman kalitesi önemli. Tüketimi kırbaçlayarak, eşitsiz ve istihdamsız, hormonlu büyüme kabul edilemez. Bu yıl ve gelecek yılın büyüme rakamları, baz etkisi, ötelenen talep, sektörel ayrışma gibi nedenlerle Türkiye’de ve dünyada gerçek resmi ortaya koyamayacak. Büyümede yeni normali ve gerçek tabloyu 2022 sonrası göreceğiz.

Gülşen Aras
Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Genel Sekreteri

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kendine Soy Yaratma Hastalığı

    10 Eylül 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İnsanlar fakir ve yokluk içinde ise soyunun sopunun ne olduğuyla nereden geldiğiyle pek ilgilenmezler. Para kazanıp zenginleşmeye ve makam sahibi olmaya başladılar mı, fakirlerden ve yönettikleri diğer insanlardan farklı olduklarını göstermek için kendilerine kutsal bir soy yaratırlar. Ve böylece zengin ve yönetici olmalarını, geldikleri soyun asaletine ve yüceliğine bağlamaya çalışırlar. Zenginlik derecelerine ve sahip oldukları makama göre bir soy oluştururlar. Eğer çok zengin değilseler ve orta halli bir mevkide iseler sadrazam torunu, paşa ...
  • MISIR VE MAKEDON ASILLI KRALLAR

    24 Ağustos 2021 Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler

    Prof. Dr. Mehmet ÖZHANLI Dünyanın bazı bölgeleri, canlı yaşamına daha uygun koşullara ve doğal zenginliklere sahip olmasıyla, diğer bölgelerden farklı olarak, çok erken dönemlerden itibaren kadim uygarlıkların ortaya çıkmasına imkân sağlamıştır. Bu yerlerin başında Mezopotamya ile birlikte Mısır gelir. Afrika ile Asya Kıtası’nın birleştiği noktada bulunan bu coğrafyada, yüzyıllar boyu devam eden “Nil’in Armağanı” büyük uygarlıklar yaratılmıştır. Kendi içine kapalı bu bölgede, MÖ 4. binden itibaren kendine özgü yazısı, mimarisi ve yönetim biçim...
  • Ekonominin gelişmesi için ara elemana ihtiyaç var

    23 Ağustos 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Ülkemizde ara eleman açığı devam ederken özellikle meslek lisesi mezunlarının tercih ettiği ön lisans programlarının kontenjanları yıllar içinde azaldı. Türkiye’nin ekonomik gelişiminin sağlanabilmesi; ara eleman ihtiyacının giderilmesine, ara eleman ihtiyacının giderilmesinin ise ön lisans kontenjan ve yetkinliklerinin arttırılmasına bağlı. İş dünyasının ara eleman ihtiyacı devam ediyor. Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV)’in Özel İstihdam Bürosu www.bagevkariyer.com ‘da yayınlanan ilanlarda başvurunun yetersiz kaldığı mesl...
  • Prof.ÖZHANLI’dan Yeni Yazı: HELLENİSTİK KRALLAR VE HALKLAR

    12 Ağustos 2021 Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Tüm Manşetler

    Hellenistik Krallar ve Halklar Prof. Dr. Mehmet ÖZHANLI Babil’de, MÖ 323 yılının Haziran ayında bir kişinin ölmesi, Makedonya’dan Hindistan’ın İndus Vadisine kadar geniş bir coğrafyada yaşayan milyonlarca insanın hayatını yaklaşık 300 yıl boyunca olumsuz etkiledi. Aç kalan, perişan olan, acı çeken, çalışan, savaşan milyonlarca insan, zevki sefa içinde yaşayan ve onların hayatları hakkında karar veren birkaç kişi. Bu yaman çelişkiyi anlamak ve anlatmak çok kolay değil. Bir kişi karar alıyor: “şunlarla savaşacağız” diyor milyonlar, ucunda ölüm ...