• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

17 Aralık 2020

İşsizlik ve yoksulluk çeken milyonlar adına sizden şikayetçiyim bakan

2021 yılı bütçesi TBMM Genel Kurul’unda görüşülürken İYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur, İYİ Parti Grubu adına söz aldı. Sosyal güvenlik sisteminde derin bir sürdürülemezlik yaşandığını dile getiren Cesur, hükümetin istihdam politikalarındaki başarısızlığını da ortaya koydu. Cesur, yaşanan işsizlik ve artan yoksulluk için hükümeti sorumlu tuttu; işsizlik ve yoksullukla mücadele eden vatandaşlar adına şikayetleri bir bir dile getirdi.

SGK, BÜTÇE İÇİN; FAİZ BORÇLARI, YAP-İŞLET-DEVRET GARANTİLERİ KADAR BÜYÜK BİR DELİK!

Aylin Cesur, biriken yapısal sorunların en başında derin bir sürdürülemezlik sorunu yaşayan sosyal güvenlik sistemi olduğunu söyledi. Sistemin her yıl milyarlarca lira açık verdiğini dile getiren Cesur, var olan açıkların hazineden tamamlanmaya çalışılmasının bütçede büyük bir delik yarattığını da rakamlarla ortaya koydu: “Sosyal güvenlik sistemine bütçeden yapılan transferler 2019’da 196 milyar olup gayrisafi millî hasılanın yüzde 4,5’ine denk geliyor. 2020 için 200 milyar lirayı geçti, bu delik, bütçe için faiz borçları, yap-işlet-devret garantileri kadar büyük bir delik!”

SGK BÜTÇE AÇIĞINI VATANDAŞIN HAKKINA KAST EDEREK KAPATAMAZSINIZ

SGK bütçe açığının kapanabilmesi için gerçekçi, hak ve özgürlüklere dayalı uygun bir reform gerektiğini söyleyen Cesur, iktidarın EYT mağdurları yaratarak sorunu çözmeye çalışmasını sert dille eleştirdi. Geçtiğimiz haftalarda yine iktidar tarafından sunulan, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü vatandaşların sosyal güvenlik, ihbar ve kıdem tazminatı hakkından mahrum bırakan esnek çalışmaya yönelik kanun teklifinin son derece yanlış bir yöntem olduğunu belirten Cesur, vatandaşın haklarına kasteden bu tip uygulamalarla bu sorunların aşılamayacağını belirtti.

SİZ KRİZ ÜLKESİ DEVRALMIŞTINIZ YA HANİ, SİZİNLE KRİZ SÜREKLİ HÂLE GELDİ

Sağlıklı bir sistem için, her 4 sigortalıya 1 emekli düşmesi gerektiğini hatırlatan Cesur, “Avrupa ortalamasında bu oran 4’e yakın. Türkiye’de 2002’de bu oran 2’ymiş. 2020 Ağustosu’nda ise 1,77’ye kadar gerilemiş. Ve 2002’den 2020’ye on sekiz yıldır bu oranı hiç 2’nin üzerine çıkarmamışsınız. Yani ne olmuş, biliyor musunuz? Siz kriz ülkesi devralmıştınız ya hani, sizinle kriz süreklilik hâline gelmiş, kriz hiç bitmemiş, devamlı kriz altındayız.” diye sözlerine  devam etti.

YAŞLI NÜFUSUMUZ SORUN OLMADAN SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİ SÜRDÜREMEME SORUNU YAŞIYORUZ

Sosyal güvenlik sisteminin önündeki en büyük engelin kayıt dışılık ve istihdam problemi olduğunu söyleyen Cesur, “Bu veriler, on sekiz yıllık iktidarınız boyunca kayıt içine yeteri kadar çalışanı almadığınızı ve yeterli istihdam yaratmadığınızı gösteriyor. 

TÜİK 2020 Temmuz verisi, ülkemizde kayıt dışı istihdam için yüzde 32,7 diyor, ILO verilerine göre ise bu çok daha yüksek, ancak bu oran pek çok Avrupa ülkesinde yüzde 20’nin altında, hatta yüzde 10’un altında.” diyerek mevcut iktidarın 18 senede kayıt dışı istihdam sorununu çözemediğini dile getirdi.

“Eğer sadece kayıt dışı çalışanlarımız kayıt içine alınsa aktiflik/pasiflik oranını 3’e çıkarırsınız ve her yıl bütçeyi milyarlarca yükten de kurtarırsınız.” diyerek kayıt dışı istihdamın maliyetini ortaya koyan Cesur, sistemin geldiği durum için “Yaşlı nüfusumuz sorun olmadığı halde, sosyal güvenlik sistemini sürdürememe sorunu yaşıyoruz.” dedi.

TÜİK’İN İSTATİSTİKLERLE OYNAMASINA KARGALAR BİLE GÜLMÜYOR ARTIK

Cesur, “TÜİK’in iş gücüne katılım sayısını azaltıp işsizlik tanımını değiştirmesiyle işsizliğin artmadığını gösterme çabanıza artık kargalar bile gülmüyor” diyerek, istatistiklerde güvenilirliğin zedelendiğini belirtirken, “Ne hikmetse pandemi döneminde ayarlara fazla moral yüklenmiş ve işsizlik %13,8’den %13,4’e gerilemiş” diyerek TÜİK’i eleştirdi.

Cesur, dönemin işsizlik oranı için, “Bu ayarlara rağmen 2018 Temmuzda işsizlik %10,8, 2019 Temmuzun da ise %13,8. Bu oranlar pandemi öncesi döneme ait. Siz bu ülkede Cumhuriyet tarihinin rekor işsizlik seviyelerini yaşattınız siz.” diyerek gelinen durumu ortaya koydu.

GERÇEK İŞSİZLİK %34,5, GERÇEK İŞSİZLER EN AZ 12 MİLYON

Ülkede yaşanan işsizliğin gerçek boyutunu anlamak için bakılması gerekenin, geniş tanımlı işsiz sayısı olduğunu belirten Cesur, hükümetin “Ümidini kaybettiği için iş aramaktan vazgeçenler” diye tanımladığı grubun, aslında çalışabilir durumda olan işsizler olduğunu hatırlattı. Temmuz 2018’de geniş tanımlı işsiz oranının %16 ile 6 milyon olduğunu, Temmuz 2020’de ise %23,8 oran ile geniş tanımlı işsizin 8,5 milyona ulaştığını belirten Cesur, “Pandemi sebebiyle istihdam içinde görülen ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği programlarını da katınca bu oran yüzde 34,5 oluyor” dedi ve geniş tanımla, gerçek işsiz sayısının en az 12 milyon olduğunu ifade etti.

4 YILDA 404 BİN VATANDAŞIMIZ ÜLKEYİ TERK ETTİ, GENÇLER, İŞSİZLER VE ATANAMAYANLAR ADINA ŞİKAYETÇİYİZ

“Bütün bunlara bakıldığında yapısal bir istihdam sorunumuz mevcut” diyen Cesur sorunun kaynaklarını sıraladı:

“Girişimcilik kapasitemiz son derece düşük, istihdam-eğitim arasındaki bağı kuramamışsınız. Mesleki eğitim iş gücü piyasası ihtiyaçları doğrultusunda istenen ölçüde verilememiş, böylelikle hem işsizliğe hem boş iş pozisyonlarına neden olmuşsunuz.”

Aylin Cesur, “Yani gençlerimiz iş beğenmiyorlar diyorsunuz ya hani, bunun sebebi de sizsiziniz. 1 milyonu aşan yüksek okul mezunu gencimiz işsiz, atanamayan sağlık çalışanları, öğretmenler, jeologlar, burada bu listeyi söylemeye kalksam -her gün yazıyor çocuklar her yerden- sürem mümkün değil yetmeyecek.” diyerek pek çok kesimin yanlış istihdam politikaları sebebi ile her geçen gün şikayetlerinin arttığını dile getirdi. “Son dört yılda 404 bin vatandaşımız ülkeden ayrılmış, kaçıyor vatandaşlarımız. İşte sebebi bunlar, ve işsizlerimiz, atanamayanlar şikayetçi, biz de onların hepsinin adına sizden şikayetçiyiz Sayın Bakan.” diyerek işsiz milyonlar adına da şikayetçi olduğunu 3 Bakana dönerek söyledi.

TAŞERONLAR ADINA, 4B VE 4D’LİLER ADINA, MADEN İŞÇİLERİMİZ ADINA DA ŞİKÂYETÇİYİZ

Cesur, iktidarın istihdam politikalarındaki bir başka yanlışının da, yıllarca var olan istihdam politikasının dışına çıkılarak taşerona yönelinmesi olduğunu söyledi. Daha sonra taşerondan geçici işlerde çalıştırmak üzere 4B’ye alım yapıldığını ancak,4B’lilerin görevlerine çakılı kalmasının sorunlar yarattığını belirten Cesur, bu sebeple 4B’lilerin atamalar ve tayinlerle başka bir yere gidemediğini ve sonuç olarak pek çok 4B mağdurunun evliliklerini devam ettiremeyip boşanmak zorunda kaldığını ifade etti. Üç artı bir kapsamında normal statüye geçemeyen 400 bine yakın çalışan olduğunu dile getiren Cesur, bu mağduriyetin acilen çözülmesi gerektiğini de söyledi.

Taşerondan 4D’ye geçişlerde yaşanan sorunları da ele alan Cesur. KİT’lerdeki taşeronların hala kadroya alınmadığını, bu sebeple KİT’leri ayakta tutan işçilerin de haklarını alamadığını belirtti. 

Aylin Cesur, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a “Taşeronlar adına, 4B ve 4D’liler adına, maden işçilerimiz adına şikâyetçiyiz Sayın Bakan, şikâyetçiyiz. Bunların hepsi neye sebep oluyor? Her gün daha derinleşen sorunumuza: bu; yoksulluk!” diyerek hükümet politikaları ile mağdur edilen bütün çalışanların hakkını Meclis kürsüsünden bir kez daha savundu.

 

İYİ Parti Isparta Milletvekili Sayın Dr. Aylin Cesur’un, İYİ Parti Grubu adına TBMM 2021 Bütçe Görüşmeleri’nde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2021 Bütçesi üzerine yaptığı konuşmanın ilgili metni:

Gelelim mevcut yapısal sorunların en başında derin bir sürdürülemezlik sorunu yaşayan sosyal güvenlik sistemine. Sistem her yıl milyarlarca lira açık veriyor ve var olan açıklar hazineden tamamlanmaya çalışılıyor. Sosyal güvenlik sistemine bütçeden yapılan transferler 2019’da 196 milyar olup gayrisafi millî hasılanın yüzde 4,5’ine denk geliyor. 2020 için 200 milyar lirayı geçti, bu delik, bütçe için faiz borçları, yap-işlet-devret garantileri kadar büyük bir delik. SGK bütçe açığının kapanabilmesi için gerçekçi, hak ve özgürlüklere uygun bir reform gerekiyor. EYT mağdurları yaratmakla ve geçtiğimiz haftalarda buraya önümüze getirdiğiniz 25 yaş altı ve 50 yaş üstü vatandaşlarımızın sosyal güvenlik, ihbar ve kıdem tazminatı hakkından mahrum bırakan uygulamalarla bu sorunu aşamazsınız. Sağlıklı bir sistem için, her 4 sigortalıya 1 emekli düşmesi gerekiyor, Avrupa ortalaması 4’e yakın. Türkiye’de 2002’de bu oran 2. 2020 Ağustosunda 1,77 ve 2002’den 2020’ye on sekiz yıldır hiç 2’nin üzerine çıkarmamışsınız. Yani ne olmuş, biliyor musunuz? Siz kriz ülkesi devralmıştınız ya hani, sizinle kriz süreklilik hâline gelmiş, kriz hiç bitmemiş, devamlı kriz altındayız.

Şimdi, buradaki en büyük problem, kayıt dışılık ve istihdam problemi. On sekiz yıllık iktidarınız boyunca kayıt içine yeteri kadar çalışanı almadığınızı ve yeterli istihdam yaratmadığınızı gösteriyor bu veriler. TÜİK 2020 Temmuz verisi, ülkemizde kayıt dışı istihdam için yüzde 32,7 diyor, ILO verilerine göre bu çok daha yüksek ama bakın, bu oran pek çok Avrupa ülkesinde yüzde 20’nin altında, hatta yüzde 10’un altında. Eğer sadece kayıt dışı çalışanlarımız kayıt içine alınsa bunu 3’e çıkarırsınız ve her yıl bütçeyi milyarlarca yükten de kurtarırsınız.

Yaşlı nüfusumuz sorun olmadan sosyal güvenlik sistemini sürdürememe sorunu yaşıyoruz, TÜİK’in iş gücüne katılım sayısını azaltıp işsizlik tanımını değiştirmesiyle işsizliğin artmadığını gösterme çabanıza artık kargalar bile gülmüyor ya. Evet, bu ayara rağmen 2018 Temmuzda işsizlik 10,8, 2019 Temmuzun da 13,8. Bakın, “pandemi” dersiniz diye bu senekini söylemiyorum. Cumhuriyet tarihinin rekor işsizlik seviyelerini yaşattınız siz bu ülkede ve ne hikmetse pandemi döneminde fazla moral yüklenmiş ayarlara ve işsizlik 13,4’e gerilemiş, iyi mi?

Şimdi, burada bakılması gereken, geniş tanımlı işsiz sayısı; ümidini kaybettiği için iş aramaktan vazgeçenler dediğiniz, aslında çalışabilir durumda olan işsizler. Temmuz 2018’de geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon, Temmuz 2020’de 8,5 milyon, yüzde 23,8 olmuş, 16’ymış! Ayrıca pandemi sebebiyle istihdam içinde görülen ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği programlarını da katınca yüzde 34,5 arkadaşlar. Yani yapısal bir istihdam sorunumuz mevcut, girişimcilik kapasitemiz son derece düşük, istihdam-eğitim arasındaki bağı kuramamışsınız. Mesleki eğitimin iş gücü piyasası ihtiyaçları doğrultusunda istenen ölçüde verilememiş, hem işsizliğe hem boş iş pozisyonlarına neden olmuşsunuz. Yani iş beğenmiyorlar diyorsunuz ya hani, bunun sebebi de sizsiziniz, sizsiziniz sebebi. 1 milyonu aşan yüksek okul mezunu gencimiz işsiz, atanamayan sağlık çalışanları, öğretmenler, jeologlar, burada bu listeyi söylemeye kalksam -her gün yazıyor çocuklar her yerden- sürem mümkün değil yetmeyecek. Ve son dört yılda 404 bin vatandaşımız ülkeden ayrılmış ve kaçıyor vatandaşlarımız. İşte sebebi bunlar ve şikayetçi işsizlerimiz, atanamayanlar şikayetçi, biz de onların hepsinin adına sizden şikayetçiyiz.

İstihdam politikalarında bir başka yanlışınız daha var söylemesek olmaz. Yıllarca var olan istihdam politikasının dışına çıkıp taşerona yöneldiniz. Daha sonra taşerondan geçici işlerde çalıştırmak üzere 4B’ye alım yaptınız. 4B’liler görevine çakıldı, başka bir yere gidemiyor, boşanıyor insanlar, evlilikleri devam etmiyor. Üç artı bir kapsamında normal statüye geçemeyen 400 bine yakın çalışan var ve şikayetçi hepsi. Taşerondan 4D’ye geçişler de çok sıkıntılı. KİT’lerdeki taşeronlar kadroya alınmadı. İşçilerimiz haklarını alamıyor. Taşeronlar adına, 4B ve 4D’liler adına, maden işçilerimiz adına şikâyetçiyiz Sayın Bakan, şikâyetçiyiz. Hepsi neye sebep oluyor? Her gün daha derinleşen sorunumuza: bu, yoksulluk!

İşte o konuşmanın videosu:

Etiketler: » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.