• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Geleceği Planlamak


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

Geleceği düşünmek her duyarlı, sorumluluk sahibi ve bilinçli bireyin en çok üzerinde durduğu bir konudur. Günü yaşarken geleceğe hazırlıklı olmak, her an karşımıza çıkacak olumsuzluklara çözüm olabilecek arayış aklımızın bir köşesinde durur. Bu duygu kendimiz, ailemiz, içinde bulunduğumuz toplum ve ülke için çıkış arayışıdır. İçinde yaşadığımız toplumun refah düzeyi ve karşılaşılan zorluklar bizi geleceği düşünmeye iter. Benim veya bizim geleceğimiz ne olacak sorusu aklımıza gelir.

Geleceği düşünmek toplumda bulunduğumuz düzey ve aldığımız sorumluluklar çerçevesinde bireysel vicdan ile şekillenen yol haritamızdır. Kimimiz bencil duygularla kendimizi düşünürken kimimiz yurttaşlık bilinci içinde çevremizi ve toplumu düşünürüz. Sahip olduğumuz imkanlar ölçüsünde geleceği planlamaya çalışırız. Maddi ve manevi olarak kendimizi geleceğe kendimizi hazırlamaya çalışırız. Gücümüzü toplayarak başarıya ulaşmanın yolunu ararız.

Geleceği planlamak bir ölçüde hayalini kurduğumuz geleceğimizi güvence altına alma çabasıdır.

İçimizde büyüyen gelecek kaygısını yok etmek için projemizi ortaya koymaktır. Eğer akıllı bir planlama yapmak ve proje hazırlamak istiyorsak kendimizi aldatmadan, tümüyle başkalarına güvenmeden gerçeklere göre hayal kurmaya çalışırız. Her türlü riskin hesabını yaparız. Sahip olduğumuz imkanlar ile atacağımız adımları ve ulaşabileceğimiz hedefleri mukayese ederiz.

Geleceğe güvenle yürümek bir ölçüde bireyin kendi elindedir. Geleceğe hazırlıklı olmak kendimize önce sağlam bir temel oluşturmak, sonra adına ister şans, ister kader kısmet diyelim her türlü olumsuzluğa karşı hazırlıklı olmaktır.

Gelecek planımızı en iyi şekilde uygulamaya koymaktır. Yıllar içinde kurguladığımız hayallerimizi deneyimlerimiz ışığında işi şansa bırakmadan gerçeğe dönüştürmektir.

Geleceği düşünmeliyiz. Geleceğe yönelik gerçekçi plan yapmaktan kaçınmamalıyız.

Zamanında gelecek için hazırlık yapmayan bireylerin ve toplumların geleceğinin olmayacağını unutmamalıyız. Yarını bugünden hazırlamanın güvenli bir gelecek için en sağlam yol olduğunu bilmeliyiz.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Höyüklü Kasabası

    23 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Anadolu’da yerleşik hayat Neolitik Dönemde (MÖ 10.000 – 5000) başlamıştır. Bu dönemde kurulmuş olan birçok köyde yaşam, hiç kesintiye uğramadan günümüze gelmiş ve devam etmektedir. Doğal felaketlerin ve kentler/devletler/insanlar arasında Kalkolitik Dönemde (MÖ 5000 – 3000) başlayan ve de hiç hız kaybetmeden artıp çeşitlenen savaşların sebep olduğu toplu ölümlere ve yıkımlara karşın yerleşimlerin yerlerinin değişmemesi kalanların ve yeni gelenlerin buralarda yaşamaya devam etmesi ilk yerleşimcilerin, yaşam için en doğru yerleri seçtiklerini kan...
  • Doların yükselişinin nedeni

    27 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yurt içi piyasalar son bir haftadır Moody’s ekseni etrafında TL’nin ABD Doları’na karşı sert şekilde değer kaybetmesini konuşuyor. Bu çapta kademeli bir yükselişin elbette birkaç farklı sebebi olacaktır. Bu sebepleri kısaca tanımlayalım: Koronavirüs salgının etkisi, turizm gelirlerinin azalması, ihracatın düşmesi ve Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin boşaltılması TL’nin değer kaybetmesindeki en önemli etkenler arasında gösteriliyor. Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacının nasıl karşılanacağı ile ilgili belirsizliklerin uzaması Türk L...
  • Sağır

    26 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Bugün Sağır Köyüne gittiğinizde köyün isminin neden “Sağır” olduğunu sorduğunuzda, oldukça acemice uydurulmuş hatta uydurulamamış bir hikâye anlatırlar. “Sözde Yalvaç Ovası’nda büyük bir savaş yaşanmış ve bu köyde yaşayanlar savaşın olduğunu görmemiş ve duymamışlardır. Savaş bittikten sonra savaşa katılan diğer köylüler, bu köyde yaşayanlara savaş olurken neden yardım etmediklerini sorduklarında onlar da bir savaşın olduğunu görmediklerini ve bir şey de duymadıklarını söyleyince; bunlar “sağır” demişler. Ve böylece köyün adı “Sağır” kalmış. Eğe...
  • ALİMİN KALBİ CAHİLİN DİLİ

    19 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Dil insanoğluna verilmiş en önemli ayrıcalıktır desek abartmış olmayız herhalde. Dünya lezzetlerini tadabilmek bir yana, kendimizi ifade edebilmemizin aracıdır dil. Tada, sevgiye, muhabbete giden yoldur bu duyu organımız. Ancak acı, ekşi ve tatlıya son derece hassas olan bu organın kullanımı da bir o kadar hassasiyet gerektirir. Acıyı ne kadar algılamakta maharetliyse, karşısındakine de en büyük acıyı, felaketi yaşatmakta o kadar ustadır. Üstelik bununla da kalmaz, belki biraz gecikmeli de olsa sahibine de en katmerli bir acı fatura yaşatır nih...