Son Dakika


Ak Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz ile gerçekleştirdiğimiz röportajın üçüncü bölümünde siyasi gelişmeleri, 2028 seçimlerini ve Cumhur İttifakı ile vatandaşların Ak Parti’ye eleştirilerini masaya yatırdık.
2028 seçimlerinde de Cumhur İttifakı ile yürümenin sadece ülke için değil bölge için de çok önemli belirten Gökgöz, “Önümüzdeki seçimlerde de yine en büyük avantajımız Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğidir.” dedi.
İşte Gökgöz’e sorduğumuz o sorular ve cevapları:
ÖZYALVAÇ: AK Parti’nin 2028 seçimlerine giderken en büyük avantajı ve en büyük sınavı sizce nedir?
GÖKGÖZ: Ak Partimizin 2028 seçimlerine giderken en büyük avantajı Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğidir. Onun liderliğindeki Cumhur İttifakımızla inşallah 2028 seçimlerinde de vatandaşımızın desteği ve duasıyla yine tarih yazacağız beraberce. Bu noktada inşallah biz bugüne kadar hep eser ve hizmet siyasetinden yana programımızı projelerimizi vatandaşımıza sunduk, bundan sonra da eser ve hizmet siyasetimizle konuşmaya, vatandaşımızın önüne çıkmaya devam edeceğiz. İnşallah 2028’de de vatandaşımızın tercihinin Ak Partimizin, Cumhur İttifakımızdan yana olacağına, buradan da alnımızın akıyla çıkma noktasında vatandaşımızın inşallah tercihini ortaya koyacağına inanıyorum.
ÖZYALVAÇ: Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde Türkiye siyasetine nasıl bir katkı sunacağını düşünüyorsunuz?
GÖKGÖZ: 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından başlayan Cumhur İttifakımız, aslında o günden beri tarih yazmaya devam ediyor. İnşallah milletimizin de desteğiyle yazmaya da devam edecek. Çünkü etrafımız ateş çemberi, biz bunu yakinen görüyoruz, vatandaşımız da görüyor. Dolayısıyla Cumhur İttifakı’nın ne kadar doğru işlere imza attığını, huzur adası olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ne kadar doğru yerde durduğunu, etrafındaki ülkelere de huzur ve güven verdiğini görüyorsunuz, bunun en yakın örneğinin de Karabağ’da yaşananlar olduğunu biliyoruz. Suriye ve Irak bunun diğer göstergeleridir, yine bununla beraber Karadeniz’deki yaşanılan sıkıntıyı da dindirecek yine Cumhur İttifakıdır inşallah, bunu da vatandaşımızın desteğiyle başaracağız ve bununla da kalmayacağız mazlum coğrafyaların da umudu olmaya devam edeceğiz. Çünkü Arakan da bizden medet bekliyor Gazze de bekliyor, Myanmar da bekliyor, Doğu Türkistan da bekliyor; Sudan, Yemen buralar da bekliyor. Dolayısıyla biz bu mazlum coğrafyaların yanında olmaya devam edeceğiz. İnşallah bunu da başaracak güç, kuvvet, irade Cumhur İttifakı‘nda vardır diye düşünüyorum.
ÖZYALVAÇ: Sahada vatandaşlardan en çok hangi eleştirileri ve talepleri duyuyorsunuz?
GÖKGÖZ: Vatandaşımız, özellikle emekliler noktasında serzenişlerini son dönemde ifade ediyorlar, haklılar, inşallah onları da mağdur etmeden, yeni dönemde de destekleyeceğiz, onlarla beraber yol yürümeye devam edeceğiz. Biz ülkenin imkanları ne kadar iyi olursa vatandaşımıza da o kadar hizmet etme noktasında bizim de imkanımız iyi olur, dolayısıyla en çok sıkıntı yaşadığımız ya da en çok eleştiri aldığımız konuların başında son dönemde bu geliyor.
Yine en çok Isparta-Antalya arasındaki Dereboğazı Yolu’nda yaşanılan kazalar sebebiyle buranın duble yol olması noktasında vatandaşımızın talebinin olduğunu biliyoruz. Zaten sekiz yıldır milletvekilliği görevini ifa ediyorum, vatandaşımızın içerisinden hiçbir gün çıkmadım, dolayısıyla en çok bu noktada eleştiri aldığımızı ifade edebilirim. İnşallah bunları da başarabilecek irade Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler de mevcut, vatandaşımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.
Eleştiri haklı bir talep, dolayısıyla vatandaşımızın eleştirisi her zaman haklıdır, vatandaşımız bizim baş tacımız, çünkü onlar ne diyorsa bugüne kadar hep doğruyu ifade ettiler, doğruyu istediler. Vatandaş hizmet alacağı yere sitem eder, dolayısıyla sitemlerinde de haklılar. Biz de imkanlar çerçevesinde haklı sistemlerindeki taleplerini yerine getirmenin gayreti içerisinde olacağımızı net bir şekilde söyleyebilirim.
ÖZYALVAÇ: Siyasete başladığınız dönemle bugünkü siyasi ortamı karşılaştırdığınızda en belirgin değişim nedir?
GÖKGÖZ: 1991 yılında gençlik kolları ile MGV ile siyasete başlamıştım. Evet o günlerde, yani vesayeti gören bir kişi olarak, bilen bir kişi olarak da siyasetteki en büyük değişimin vesayet odaklarının ön planda olduğu bir süreçten bugünlere geldiğimizi net söyleyebilirim. İşte o gün, hakim güç olarak gözüken bazı organların, özellikle o gün darbe yapan 1980 darbesini yapan, işte 28 Şubat’ı yaşatan, tankları yürüten zihniyetin, bugünlerde asla ve kata bu demokratik siyasetin içerisinde olmaması gereken kişi ve kurumların kendi işlevselliğini kaybettiğini yakinen görmekteyim. O zamanki vesayet odaklarının bugünlerde hiç adının dahi olmadığını net görmekteyiz, siyasetteki en büyük değişimin bu olduğunu net görüyorum. Vatandaşın daha fazla özgür, daha fazla demokrasi noktasında, daha çok hak ve imkanlarının çoğaltıldığı bir devleti görmek, tabii bizi memnun ediyor. İnşallah bunlar, bizim de katkılarımızla çeşitli yargı paketleri ile vatandaşımızın yaşam kalitesinin artması noktasında, demokrasi noktasında atılan en büyük adımlardır diye düşünüyorum.
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.