logo

reklam

Yalvaç’ta yeni bir kent planlamasına ihtiyaç var


Özgür Kaya
yalvacgazetesi@hotmail.com

İlçemiz Yalvaç, özellikle de yurtdışından gelen gurbetçi kardeşlerimizin de katkısıyla oldukça yoğun ve hareketli günler geçiriyor.

Yurtdışından olduğu kadar yurtiçinden de gurbetçi hemşehrilerimiz, yaz aylarında Yalvaç serinliği yaşamak ve akrabalarıyla hasret gidermek için ilçemizde kalabalık günler yaşanmasına neden oluyorlar.

Yaz aylarında şehrimizin, özellikle de çarşı merkezimizin ne kadar kötü planlandığını ve yapılaştığını hepimiz görüyoruz.

Özellikle araç ve yaya trafiği bakımından çok sıkıntılı durumlar yaşanabiliyor. Park sorunu araç sahiplerini illallah dedirtirken; onlardan daha büyük sorun yaşayan da memleketteki kaldırımsızlık nedeniyle araçların arasında yoldan yürümek zorunda kalan yayalar. Özellikle hanım hemşehrilerimiz, bu durumdan oldukça muzdarip.

Neredeyse çarşının hiçbir yerinde doğru dürüst kaldırım yok. Olanı da zaten sağolsun esnafımız fütursuzca işgal ediyor.

Hele hele bebek arabasıyla çarşıya çıkmak durumunda kalan hanım hemşehrilerimiz, adeta çarşıya çıktıklarına pişman oluyorlar.

Yaz ayları geçtiğinde de okullar açılacağından, yine gerek araç gerekse yaya trafiğinde benzer sıkıntıların yaşanacağını hepimiz biliyoruz.

İşin özü, Yalvaç’ımızın yeni bir kent planlamasına ihtiyacı var.

Çarşı merkezinin dağıtılması, yeni sokak, cadde, bina yapımında yeterli miktarda kaldırım oluşturulması şart.

Bunun için, belediyemizin işin uzmanlarıyla yeniden bir planlama yapması ve inşaat planlamalarında özellikle kaldırım hususuna dikkati büyük önem taşıyor.

Saygı ve selamla…

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇÖPOSFERDEN YAŞAMOSFERE: “Tüketirken Tükenen Bir Medeniyete Son Çağrı”

    11 Ocak 2026 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Zamanın kum saati, 2008 yılında alışılmadık bir gıcırtıyla dönmeye başlamıştı. Mahşerin o kadim dört atlısının yanına, nalları beton ve çelikten dökülmüş, nefesi ozonu yırtan gri bir süvari yanaştı,. 5. Atlı. O gün, yılların vermiş olduğu yakıcı yıkıcı donanımlarıyla, o sadece bir felaketi değil, insanın kendi eliyle kuracağı metalik hapishaneyi muştuluyordu. İnsanlık, felaketi hep uzaklarda aradı. Oysa 2008 yılında penceremi açtığımda gördüğüm şey, kıyametin çoktan sessizce, metalik bir gri tonunda hayatımıza sızdığıydı. O gün adını koydum: Ma...
  • Prof.Dr. Zafer Karaer yazdı: Yalvaç’ta Bir Gazete

    06 Şubat 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yazıma çok önemsediğim bir paragrafla başlamak istiyorum. Gazetecilik mesleği ve gazetecilik sektörü(gazete, radyo, televizyon, internet gibi kitlesel yayın organları) DEMOKRATİK TOPLUMLARDA anayasanın öngördüğü üç devlet gücü; yasama-meclis, yürütme-hükümet ve yargılama-mahkemeler yanında dördüncü güç -DENETLEME GÜCÜ olarak anılmaktadır… Ankara’da doğmuş ve yaşamına Ankara’da devam eden, ancak küçüklüğümden beri ailemle birlikte her yaz Yalvaçta tatilini geçiren, 2007’den itibaren ise Yalvaç’ta toplu konutlarda bir ev sahibi olarak daha ...
  • BÜYÜK BAŞKOMUTAN, BÜYÜK TAARRUZ, BÜYÜK ZAFER…

    30 Ağustos 2024 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İkinci Viyana kuşatmasından (1683) tam 238 yıl sonra ilk defa Sakarya Meydan Muharebesinde toprak kaybedilmemiş, 22 gün 22 gece (23 Ağustos-13 Eylül) süren “HATTI MÜDAFAA YOKTUR, SATHI MÜDAFAA VARDIR. O SATIH BÜTÜN VATANDIR anlayışıyla gerçekleştirilen SAKARYA meydan savaşında kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman, Sakarya Nehrinin batısına püskürtülmüş ve bağımsızlık yolunda en önemli adım atılmıştır, düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra, 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kem...
  • SOKAKTAN MECLİSE BÖYLE NEREYE?..

    24 Ağustos 2024 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    O gün sabah erken kalktım. Hava sakindi. Üç gündür dağdan esen sert ve şiddetli, aynı zamanda sıcak rüzgâr dinmişti. Denize gidebilirdim. Mayomu giydim ve yaklaşık 600 metre uzaklıktaki denize hızlı adımlarla kısa sürede ulaştım. Yaklaşık 1 saat deniz kenarında yürüyüş ve yüzmeden sonra biraz yorgun vaziyette dönüş yolunda, bahçesinde etrafı temizleyen 50-55 yaşlarında zaman zaman ayak üstü sohbet ettiğim Hakan’a rastladım. Kendisi mühendisti, zamanında İstanbul da şirketleri ve iyi bir hayatı olmuş, ancak hayatın acımasız yanlarını da yaşam...