• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Maske Düştü


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

Aylar önce ne güzel hayaller kuruyorduk. Geleceğimizin hesabını yapıyorduk. Kimimiz bol para kazanıyordu. Kimi tatil planları yapıyordu. Kimi yeni bir iş ve eş bulmanın peşinde idi. Kimi koltuğunu koruma hesabındaydı. Kimi hakkı olmadan çaldığı ve yurt dışına kaçırdığı paraları doyasıya yemenin peşindeydi. Ülkesinde sıkıntı yaşayan milyonlar göç yollarında yeni bir yaşamın hayalini kuruyorlardı. Kısacası hepimiz kendimize göre dünyamızı şekillendirmeye çalışıyorduk.

Korona virüs salgını bütün hayallerimizi altüst etti. Bir zamanlar filmlerde gördüğümüz, romanlarda okuduğumuz komplo teorisi olarak düşünülen görüşler gerçeğe dönüştü. Çevremizdeki savaş ne olacak, kaybettiğimiz insanların ölüm haberleri ne zaman sona erecek derken, hayatımız bir karantinaya döndü.

Dünyanın her yanında insanlar salgın önlemlerinin geç alınması, sağlık hizmetlerinde hazırlıksız olunması, sağlık ve sosyal hizmet sistemlerinin çökmesinin kurbanı oldu. Yapılan uyarılar nedeniyle birçok insan evlerine kapanarak önlemler almaya başladılar. Bu beklenmeyen zor günlerin hesabını yapamayan devletler ve insanlar ne zaman biteceği belli olmayan bu süreç karşısında çaresiz bir bekleyişe girdiler. Bol keseden harcayanlar, gelecek için yedek akçe oluşturamayanlar, mirasyedi gibi kaynakları tüketenler yarın endişesine düştüler. Sahte pembe tablo çizenler ve çevresini bu tablolarla aldatanlar karşı karşıya kalınan bu salgın günlerinde anlamsız, tatmin etmeyen tavır ve cevapları ile ne yapacaklarını şaşırmaya başladılar.

Geri kalmış ülkeleri bırakın teknolojisi ve ekonomisi ile gözümüzde büyüttüğümüz birçok batı ülkesi bile dünyaya pompaladıkları globalleşme adı altında serbest ekonomi, özelleştirme ve serbest rekabet politikalarının hiçbir işe yaramadığını gördüler. Her vesile ile kötülemeye çalıştığımız Çin büyük ölçüde kamu gücü ve kaynakları ile kontrol altına almayı başardı. Dünyaya akıl veren fakat kamu gücünü bir ölçüde elinde tutan ve kontrol eden başta Almanya, Japonya ve Güney Kore olmak üzere birçok ülke salgının yıkıcı gücünden korunmayı başardılar.

Ekonomik ve askeri ittifaklarda zarar gördü. Yapılan anlaşmalar zor günlerde sarsılan birliktelikler korona salgın günlerinde daha da sarsıldı. AB’den kopan İngiltere’yi eleştirirken, İtalya’nın salgında yaşadıkları kayıplar bardağı taşıran son damla oldu. AB’nin sağlık politikaları da çöktü. Adeta herkes kendi çaresine baksın dercesine İtalya yalnız kaldı. Rusya, Çin ve Küba gibi ülkeler İtalya’ya yardım için devreye girdileri. Dünya’daki her kötü olayın altından çıkan bazı ülkeler Korona karşısında çaresiz kalmaya başladılar. Amerika ve Avrupa Başta olmak üzere zengin fakir demeden, sokaktaki insanlardan en üst yöneticilere kadar herkes bu hastalığın pençesinden kaçamadı.

Dünyayı yönetenlerin politikacıların hatasını halk ödemeye başladı. Birleşmiş Milletler bile Korona Krizi konusunda geç kaldı. Zamanında dünyayı uyarmadı. Her dönem renkli haberlerle dünya gündeminde gelecek senaryoları ile yer alan, dünyayı şekillendirmenin hesaplarını yapan Davos ve G20 Zirveleri ve de benzerlerinin bu gelişmeler karşısında söyleyecek sözü olmalıdır. Çünkü önceki toplantılarda ortaya koyulan görüşler ve senaryolar sonrasında bugün meydana gelen yürekler yakan kayıplar ve geleceğimizi karartan gelişmeler ile ilgili bir an önce açıklamalar yapılmalıdır.

Dünyanın her köşesinde kaybettiğimiz her canlar için verilecek bir cevap olmalıdır. Çevremizi kirleten, Halkı sömüren, İnsanları birbirine düşman eden ve bölen, demokrasi yerine ülkelere kan getiren fakirliği bir kader gibi topluma empoze eden, kendileri refah içinde yaşarken halkın maddi ve manevi duygularını kullananların verilecek bir cevabı olmalıdır.

Gerek ülkeler bazında gerek uluslararası ve kıtalar bazında ekonomik ve sosyal politikalar da, dış ticarette, uluslararası ilişkilerde empoze edilen politikalar çökmüştür. İnsanlık bu yanlışların bedelini ödemeye başlamıştır.

Küreselleşme ile başlayan dışa bağımlı politikalar faydadan çok zarar getirmiştir.

Küreselleşme kurumları sınıfta kalmış ve bir bakıma dünyayı aldatmışlardır. Korona Virüs salgını Dünya’daki birçok maskeyi düşürmüştür.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Koronavirüs dünya ve Türkiye ekonomisini nasıl etkiledi?

    03 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Çin’de ortaya çıkan koronavirüs salgını dünya çapında hemen hemen tüm ülkelere yayıldı. Çin’in Wuhan kentinde başlayıp dünyanın bir çok yerine yayılan korona virüsün dünya ekonomileri üzerindeki etkileri hızlanıyor. Virüsün yayılmaya başladığı Çin’in 2020’nin ilk çeyreğinde belirgin bir ekonomik daralma yaşadığı ortadayken ABD açısından büyüme beklentilerinin %0,5 civarlarına kadar indirildiği bir durumla karşı karşıyayız. Üretime odaklanacak olursak salgın, dünyanın üretim atölyesi olarak bilinen Çin’de fabrikaların kapanmasına, üretimin du...
  • GeMen/Özgüney Köyü

    16 Şubat 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Adı değiştirilip Özgüney ve Özbayat yapılmadan önce Gemen olan köy, Ay Tanrı Men’in Tapınağı ve Kutsal Alanı’nın bulunduğu Gemen Dağının eteğine Gemen Çayının batı ve doğu kıyısına kurulmuştur. GeMen isminin anlamı eski Yunancada “Men’in Arazisi” anlamına gelmektedir. Ünlü coğrafyacı Strabon (MÖ 64 – MS 24) Antiokheia’ya geldiğinde kentin dini merkezi Men Tapınağı ve Kutsal Alanı ile ona ait köyler ve araziler hakkında da bilgiler vermiştir. Strabon: “Pisidia yakınındaki Antiokheia’da birçok tapınak kölesi ve kutsal yerleri olan bir Men Arkhaio...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Yarıkkaya Köyü

    31 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Afyon Ovasını, Yalvaç Ovasından Çin seddi gibi ayıran Karakuş Dağlarının kuzeydeki Sultan Dağlarıyla birleşmesine yakın bir yerinde, fay hattının kırılmasıyla meydana gelen yarık ve fay hattı boyunca oluşturduğu derin vadi Hoyran gölüne kadar devam etmektedir. Yarılan kayanın içinde oluşan mağarada çıkan su, vadiye ve vadi boyunca yerleşmiş olan yerleşimlere can vermektedir. Avcı toplayıcı yaşamdan yorulmuş insanlar bol suyun çıktığı bu vadinin başlangıç yerine, vadiye hâkim bir noktaya Neolitik Dönemde (MÖ 6000) küçük bir köy kurarak yerleştil...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Höyüklü Kasabası

    23 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Anadolu’da yerleşik hayat Neolitik Dönemde (MÖ 10.000 – 5000) başlamıştır. Bu dönemde kurulmuş olan birçok köyde yaşam, hiç kesintiye uğramadan günümüze gelmiş ve devam etmektedir. Doğal felaketlerin ve kentler/devletler/insanlar arasında Kalkolitik Dönemde (MÖ 5000 – 3000) başlayan ve de hiç hız kaybetmeden artıp çeşitlenen savaşların sebep olduğu toplu ölümlere ve yıkımlara karşın yerleşimlerin yerlerinin değişmemesi kalanların ve yeni gelenlerin buralarda yaşamaya devam etmesi ilk yerleşimcilerin, yaşam için en doğru yerleri seçtiklerini kan...