• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Kooperatifçilikte Mentorluk


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

Kooperatifçilik hareketinin en önemli sorunlarından biri hiç şüphesiz idari ve teknik kapasite sorunudur. Gelişmiş ülkelerde bu sorun sahip oldukları eğitim düzeyi çerçevesinde kolaylıkla aşılırken geri kalmış ülkeler ve ülkemizde kooperatifçilikteki en büyük sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Ortaklardaki genel eğitim düzeyi düşüklüğü kooperatiflerin kurulmasında ve çalışmalarını sürdürmesinde problemlere neden olmaktadır. Karşılaşılan sorunların çözümü çoğu kez devletten beklenmekte, kooperatifçilik hareketinin temelindeki kendi sorunlarını kendin çöz anlayışından uzaklaşılmasına yol açmaktadır. Hatta adı kooperatif olmakla birlikte kooperatifçilik ilkeleri dışında faaliyet gösteren kooperatifler ve kooperatifçiler ortaya çıkmaktadır. Toplumda kooperatifçilik modeli ile ilgili olumsuz fikirlerin oluşmasına yol açmaktadır.

Kooperatifçilik ilkeleri ile hareket eden ve kurulan bir sosyo ekonomik girişimdir. Kooperatifler bilgi ile kurulur ve yönetilir. Kooperatifler kayıtlı ekonominin en önemli modelidir. Bilmeden anlamadan, sadece kulaktan dolma bilgiler ve kısa dönemli menfaatler için kooperatif ortağı olunmaz. Kooperatife ortak olmak idari ve mali sorumluluk getirir. Kooperatiflerdeki yanlış bir uygulama ve kararın sorumlusu tüm ortaklardır. Kooperatifler her girişim gibi yasalar çerçevesinde kurulması ve yürütülmesi gereken bir yatırım fikridir. Eğer uygulama ile ilgili bir bilgi eksikliği duyuluyor ise bir yerlerden sadece sözle bilgi almak yetmez.

Kooperatifin kurulması gerek fikri gerekse statüsü açısında uzun bir araştırma ve hazırlığı gerektirmektedir. Kooperatifçilik ile ilgili resmi kurum ve kuruluşlardan destek alınabilir ancak bu yetmemektedir. Kooperatifçilik konusunda profesyonel bir yardım alınması ve kooperatif kurulduğunda da profesyonel bir kişi çalıştırmak ve danışmanlık almak önemlidir. Kooperatifçilik her girişim gibi bilgi ve deneyime dayanan bir ticari hareket sayılır.

Kooperatiflerimizin büyük çoğunluğunun yöneticileri canım biz biliyoruz, böyle bedavadan hiç masraf yapmadan idare ederiz. Devlet şu projemize bir para versin bir ondan sonra düşünürüz. Zaten alacağımız elemanlar benden fazla bilemez. Birde danışmana ve çalışana verecek paramız yok.  Kapasite nedir ki ilgili görevlilere sorarız. Başkalarından para vermeden faydalanırız. Sorun olduğunda görevlilerden yardım alırız. Şu an kimseye ihtiyacımız yok. Zaten kooperatifimiz çok küçük bu maliyeti taşıyamayız. Nasıl olsa böyle idare ederiz. Gittiği yere kadar gider. Sonrası Allah kerim  diye düşünürler.

Kooperatiflerin yönetiminde ortaya çıkan bir sorun karşısında çoğu kooperatif bilgisizlik ve deneyimsizlik nedeniyle aciz kalırlar. Çevrelerinde bilgi düzeyi yüksek kooperatiflerden ve liderlerinden destek alırlar. Resmi görevlilerin destek ve anlayışına sığınırlar, bazen de bile bile yaptıkları hataların çözümün resmi yetkililerden beklerler. Bırakın geleceğe yönelik plan ve projeleri yapmayı ve geleceğe yönelik stratejiler ortaya koymayı bir genel kurulu bile yapmakta zorluk çekerler. Bu tablo bazı kötü niyetli kooperatif yöneticileri tarafından suistimal bile edilir. Zaten kooperatiflere yönelik zarar veren yorumlar bu noktada başlar.

İş dünyasında sıkça sözü edilen danışman, akıl hocası, iş koçu olarak çeşitli şekillerde tanımlanan ve yetkilendirilen mentorluk kooperatifçilk hareketi içinde de yer almaya başlamıştır. Ülkemizde değeri özel sektörde bile anlaşılamayan mentorluk kooperatifçilikte öncü olan gelişmiş ülkelerde profesyonel bir iş dalı olarak görülmektedir. Kooperatiflere ait markalar ve innovatif ürünler sadece ülke içinde değil dünyanın her yanına yayılmaya başlamıştır. Ülkelerde en geri kalmış yörelerden bile markalar ortaya çıkmış, zenginlik üretilen bir ortam yaratılmıştır. Bu konuda en önemli örneklerden biri İspanya’daki Mondragon Kooperatifleridir. Bu örnekleri daha da artırmak mümkündür.

Danışmanlık desteği kapsamında geniş yetkilerle donatılmış mentorlar kooperatiflere yön vermekte, stratejilerin geliştirilmesinde, uygulamalardaki aksaklıkların çözülmesinde görevler üstlenmektedirler. Eğitim ve deneyim altyapısı güçlü mentorlar kooperatifçilik hareketinde öncü olacak birçok başarılı çalışmaya imza atmaktadırlar. Tabii en önemlisi böyle bir mesleğin ortaya çıkmasında başta bilim çevreleri olmak üzere uzman kişi ve kuruluşlarda destek vermektedir. Kooperatifçiliğin ne olduğunu ve nasıl çalışması gerektiği konusunda çağa göre çözümleri araştırmakta ve uygulama için fırsatlar oluşturmaktadırlar. Bir ölçüde mentorluk konusunda çalışma yapanların mesleki açıdan gelişmesi için destek sağlamaktadırlar. Kooperatiflerin ekonomik olduğu kadar sosyal gücünün ülkeye katkı sağlaması için öncü roller üstlenmektedirler.

Bugün üzücü olan kooperatifçiliğin öneminin Yüksek Öğretim Kurumu ve birçok akademisyen bile farkında değildir. Ülkemizde ve dünyadaki global ekonomik krizin çözümünde kooperatiflerin ön plana çıktığı bir bakıma görülmemektedir. Bu konuda çaba gösteren akademisyenlerin görüşleri bile onları aydınlatmaya yetmemektedir. Günümüzde kooperatifçilik eğitiminde ve uygulamalarda sorunlar yaşansa da bu alanda bilimsel çalışma yapan akademisyenlere büyük ihtiyaç vardır. Bu alanda eğitim veren okullarımızda mentorluk için altyapının oluşturulmasında en büyük rolü üstleneceğini göz ardı edilmemelidir. Kooperatifçilikte Mentorluğa ilgi duyacak, bu alanda kendini geliştirecek öğrencilere iş ortamı yaratılacağı ve yeni kooperatif girişimlerine ve değişimi isteyen ve çağı yakalamak isteyen kooperatifler de destek olacağı düşünülmelidir.  Ayrıca bugün dünyada üniversitelerde bile başta yurt ve işletmelerde kooperatifçilik modelinin uygulandığı, üniversite ve kampüs kooperatiflerinin hızla yayıldığı dikkate alınmalıdır.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yeni kooperatif fikirleri ve girişimleri hızla gelişmektedir. Hiç şüphesiz iş dünyasındaki diğer kuruluşlar gibi kooperatiflerinde gelişmeleri ve çağı yakalamaları iyi yetişmiş mentorlara ihtiyaçı vardır. Bunu başaramayacak olanların gelecekte ayakta kalması ve yaşaması mümkün değildir. Kooperatifçilik ile ilgili çevrelerin mentorluk konusunda iş dünyasının ortaya koyduğu yöntem ve politikalar çerçevesinde yaklaşımlar sergilemesi gereklidir. Kooperatifçilik ile ilgili çalışma yürüten deneyimli ve bilgili kooperatifçilerin bu alanda çalışmaları için ortam yaratılmalıdır. Kooperatifçiliğin kendi çözümün kendi yaratma modeli olduğu dikkate alınmalı, devletten çözüm beklemek yerine gerçek çok çözümün kooperatifçilerce bulunacağı unutulmamalıdır. Ülkemiz kooperatifçilik hareketinin de mentorlara ihtiyacı olduğu bilinmelidir.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bilgide Eylem ve Söylem

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde bilgi, “insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, malumat” olarak tanımlanmaktadır. Aynı sözlükte bilginin bir başka tanımı da “öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf” olarak ifade edilmektedir. Bilginin başka tanımlamalarına da rastlamak olanaklıdır. Ayrıca bilginin çok farklı sınıflandırma ve türlerini de görebilirsiniz. Ancak basit ve anlaşılabilir olması itibariyle bilginin “açık bilgi” ve “örtük/örtülü bilgi” olarak sınıflandırılması benim için ayrı bir a...
  • Antik Mısır’da Din ve Devlet İşleri

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Mısır’ın Antik Dönem Uygarlığını bütün dünya, Musevilerin anlattıklarıyla öğrendi. Firavunların zalimliklerini, dinsizliklerini, kendilerini tanrı olarak kabul ettirmeye çalışmalarını, yoksul halkı kendileri için nasıl çalıştırıp sömürdüklerini öğrendikçe, herkes onlara lanetler yağdırdı ve sevmedikleri insanları “Firavun” olarak sıfatlandırdılar. Bu anlatılar gerçekten doğru muydu? Yoksa Musa’yı ve inancını yüceltmek için abarttıkları ya da uydurdukları hikâyeler miydi? Bunun anlaşılabilmesi için oluşturulan ön yargıyı bir kenara bırakıp, Mısı...
  • KORONA, EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER

    10 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim modeli olarak dünyada ve ülkemizde uygulanmaktaydı. Özellikle ülkemizde daha çok “açıköğretim” olarak bilinip, yaygınlaşmıştı. Ancak korona virüsü nedeniyle hemen hemen hepimiz, her aile bu eğitim modelini daha yakından görüp, tanımak zorunda kaldık. Kimimiz esnek ve kullanışlı bulduk. Kimimiz çok zorlandık, kimine göre de endişe, stres ve sinir kaynağı idi. Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları da bu anlamda tartışılan bir konudur. Örneğin zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması, eğitim kaynaklarına kolay...
  • KURUMSALLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

    07 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurumsallaşmış örgütlerde ilkeler, değerler bellidir. Aynı şekilde iş yapma şekilleri, prosedürleri nettir, şeffaftır. Kimin neyi nasıl yapacağı, kime ne şekilde hesap vereceği açıktır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerde kişiler değil ilke, değer ve prosedürler esastır. Yöneticinin kim olduğu, işyerinde o an bulunup bulunmadığı da önemli değildir. Çünkü işler kişilere ya da yere göre değil, ilke ve standartlara göre şeffaf şekilde yürüyüp akmaktadır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerden hizmet alacağınızda kişi ya da kişilere ihtiyacını...