• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Girişimcilik ve Kooperatifçilik


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

Günümüzde krizlerden bir türlü kurtulamayan dünyamızda girişimcilik sihirli bir kelime olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır. Tarihin her döneminde toplumun refahının sağlanması ülkelerin sosyal ve ekonomik yönden gelişmesini sağlayan  bireylerin tek başına yada birlikte yasalar çerçevesinde oluşturacakları sosyal ve ekonomik kuruluşlar olmuştur. Ülkelerin seçtikleri ekonomik modellere göre yada girişimlerin sekli ve yapısı şekillenmiştir. Uygulanan ekonomik modellerde yapılan hatalar sonucu dünya işsizlik, yoksulluk ve açlık tehlikesi her geçen gün artmıştır. Ülkemizde bu gerçeğin dışında değildir. Köylerden sonra küçük şehirlerimizde hızlı bir nüfus kaybı yaşamaya üretimde ve ticarette ciddi kayıplar yaşanmaya başlamıştır. Kapanan işyerleri ve işsizlik rakamları ortadadır.

Girişimciliğin ve marka yaratılmasının en yüksek olduğu ülkelerin gelişmiş ülkeler olduğu gerçeğinden hareketle toplumsal eğitim ve refahın artırmadan bu yönde beklenen düzeye gelmemizin zor olduğunu anlamamız  gereklidir. Ülkemizde pek tabii ki her türlü girişim modeli olacaktır. Ama sınırlı sermayeye sahip ve sadece iş gücüne güvenen kitlelerinde girişimciliğinin desteklenmesi gereklidir. Bir başka açıdan bölgelerarası gelişmişlik farklarının giderilmesi, geri kalmış yörelerin ekonomik ve sosyal gelişiminin sağlanmasına ihtiyaç vardır. Diğer taraftan en küçük krizde bulunduğu yeri terk eden yatırımların yörelerde yarattıkları zararları görmek gereklidir.

Gerek G20 zirvelerinde gerekse BM çalışmalarında ortaya konan tablo dünyada ekonomik krizlerin derinleşmesinden öte gıdada ve sosyal yaşamda güvenlik kaygılarının daha tehlikeli boyutlara ulaşmakta olduğu vurgusudur. Global sorunların çözümü için Kooperatif modelinin uygulanması noktasında da dikkati çeken yine BM ve iş dünyası içinde gerçekleri iyi gören kesimlerdir. Çünkü diğer iş ve ticaret modelleri dışında girşimcilik olarak kooperatiflerin sosyal ve ekonomik faydaları başta gelişmiş ülkeler olmak üzere birçok ülkede denenmiş ve olumlu sonuçları görülmüştür. BM’nin 2012 yılını Uluslararası Kooperatif Yılı olarak ilan etmesinde ve ülkelere bu modeli  önermesinde ve BM’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasında kooperatifleri de dikkate almasında  istenmesinin temelinde bu gerçekler yatmaktadır.

Kooperatifler artık her sektörde ve her alanda ortaya çıkmaya başlamıştır. Üretici, esnaf, sanaatkar, öğrenci, gençlik, kadın, işçi, tüketici tüm kesimlere istidam, yatırım, sosyal refahın artırılması konusunda çözümler üretmektedir. Gelişmiş ülkelerin ekonomilerinin güç kaynağı olarak tarihi görevini sürdürmektedirler. Çağımıza göre güvenilir, seffaf, yasalar çerçevesinde ve kayıtlı ekonominin önemli bir unsuru olarak çözümler yaratmaktadırlar. Kooperatiflerin sorunu kültürel ve algı sorunu olarak görülmemelidir. Çünkü kültürel sorun tüm iş dünyası ve girişimcilik için geçerlidir. Bireylerin çoğunun girişimcilik yapmak yerine bir yerde çalışmayı tercih etmesi, mevcut girişimlerimizin yetersizliği, innovasyondan uzak, profesyonelleşmeyi dikkate alamayan, sadece bir desteği almak, kısa vadeli bir avantajı kullanmak için ortaya çıkan  ve uzun vadeli planı olmayan girişimlerimizin çokluğu gerçekte kültürel sorun olduğu kadar bir eğitim sorunudur.

Girişimcilik bir birikimin şekillenmesi ve uygulamaya aktarılmasıdır. Bilgisi olmayanın, sermayesi olmayanın ve uygun şartları bulamayanın girişimci olması zordur. Kooperatifçilik sosyal olduğu kadar ekonomik bir girişimcilik modelidir. Kooperatifleri farklı kılan ilkelere göre hareket etmeleridir. Çevreyi, insanı ve toplumsal sorumlulukları ön plana almalarıdır. Toplumsal kalkınmaya önem vermeleridir. Sınırlı kaynaklarla ortaklarının sorunlarına çözüm getirmeleridir. Ticari olarak cazip görülmeyen alanlarda ve yörelerde bile en ağır ekonomik şartlar altında bile çalışmak ve çözümler üretmektir. Bugün kooperatifler dünya ekonomisi için küçümsenmeyecek bir paya sahiptir. Birçok başarılı markanın altında kooperatiflerin imzası vardır. Bazı ülkelerde çok uluslu şirketlerde kooperatiflerle ortak projelerde yer almakta ve ortak çalışmaktadırlar. Kooperatifler iş dünyasının bir parçası olarak BM ve G20 başta olmak üzere uluslararası çalışmalarda ve kuruluşlarda yer almaktadır.

Ülkemizde de başarılı kooperatifler vardır. Her sektörde kapasitesi yüksek başarılı Kooperatif örneklerine rastlamak mümkündür. Markalaşmaya önem verilmektedir. Bugün 500 büyük firma arasında kooperatiflerde yer almaktadır. Kooperatiflerimiz dünya kooperatifçilik hareketinin aktif üyeleri arasında yer almaktadır. Kıta ve sektörel örgütlerinin yönetimde temsil edilmektedir. Unutulmamalıdır ki kooperatiflerin yaşadıkları olumsuzluklara benzer güven boşlukları iş dünyasındaki diğer modellerde de vardır.

Son yıllardan yaşanan global kirzlerin etkisi ile birçok ülkede işsizlik ve yoksulluk artmaktadır. Yeterli birikime ve sermayeye sahip olmayan bireylerin girişimciliğini ve mevcut üretici ve ticaret kesimininde ağır ekonomik krizler ve acımasız rekabet koşulları içinde ayakta kalmasını zorlaştırmaktadır. Bu şartlar altında toplumu sosyal ve ekonomik olarak harekete geçirecek, kendi sorunlarını çözecek güce eriştirecek, kayıtlı sistem içinde ülkenin ekonomisine küçük birikimlerin desteğini de katacak, atıl görünen iş güçlerini de harekete geçirecek tek model kooperatiflerdir.  BM’nin de dikkate aldığı toplumun gücünü ekonomiye katacak, yasalar çerçevesinde kalkınmaya destek verecek yol kooperatifleşmedir.

Sınırlı birikime sahipseniz, işsizseniz, küçük işletme iseniz, ürünlerinizi tek başınıza değerlendiremiyorsanız, meslek sahipleri olarak ortak iş yapma ve toplumsal duyarlılığı ağır basan bir iş oluşturmak istiyorsanız bunun yolu kooperatifleşmedir. Tüketici olarak mal ve hizmet alımında menfaatlerinizi korumak istiyorsanız, ortak sosyal faaliyetler ile yaşamınızı renklendirmek ve dostlarınızla en uygun şartlarda sosyal faaliyetler yürütmek istiyorsannız çözüm kooperatiflerdedir. Yaşlı iseniz yada yaşlı insanlarınıza ve çocuklarınıza bakım için desteğe ihtiyaç duyuyorsanız,  eğitimli ve kapasitenize güveniyor ama projelerinize hayata geçiremiyorsanız sizler gibi düşünen ve benzer sorunları yaşayan insanlar olarak bir araya gelerek çözümü kendiniz bulmak istiyorsanız yine çözüm yolu kooperatifleşmedir.

Sonuç olarak sosyal ve ekonomik alanlarda kooperatiflerinizle etkin bir girişimci olabilirsiniz. Her alanda kooperatiflerinizle toplumda fark yaratabilir, birliğin ve dayanışmanın gücü ile dünyaca tanınmış markalar oluşturabilirsiniz. Kendi gücünüzle hiçbir desteğe ihtiyaç duymadan ekonomik hayatın en zayıf göründüğü yörelerinizin önünü açabilir, bireysel ve toplumsal kalkınmayı sağlayabilirsiniz.  Yasalarımız bizlere bu imkanı sunmaktadır. Çözüm yolunu başka yerde aramak yerine kendimiz kooperatiflerimizle bulmalıyız.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bilgide Eylem ve Söylem

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde bilgi, “insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, malumat” olarak tanımlanmaktadır. Aynı sözlükte bilginin bir başka tanımı da “öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf” olarak ifade edilmektedir. Bilginin başka tanımlamalarına da rastlamak olanaklıdır. Ayrıca bilginin çok farklı sınıflandırma ve türlerini de görebilirsiniz. Ancak basit ve anlaşılabilir olması itibariyle bilginin “açık bilgi” ve “örtük/örtülü bilgi” olarak sınıflandırılması benim için ayrı bir a...
  • Antik Mısır’da Din ve Devlet İşleri

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Mısır’ın Antik Dönem Uygarlığını bütün dünya, Musevilerin anlattıklarıyla öğrendi. Firavunların zalimliklerini, dinsizliklerini, kendilerini tanrı olarak kabul ettirmeye çalışmalarını, yoksul halkı kendileri için nasıl çalıştırıp sömürdüklerini öğrendikçe, herkes onlara lanetler yağdırdı ve sevmedikleri insanları “Firavun” olarak sıfatlandırdılar. Bu anlatılar gerçekten doğru muydu? Yoksa Musa’yı ve inancını yüceltmek için abarttıkları ya da uydurdukları hikâyeler miydi? Bunun anlaşılabilmesi için oluşturulan ön yargıyı bir kenara bırakıp, Mısı...
  • KORONA, EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER

    10 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim modeli olarak dünyada ve ülkemizde uygulanmaktaydı. Özellikle ülkemizde daha çok “açıköğretim” olarak bilinip, yaygınlaşmıştı. Ancak korona virüsü nedeniyle hemen hemen hepimiz, her aile bu eğitim modelini daha yakından görüp, tanımak zorunda kaldık. Kimimiz esnek ve kullanışlı bulduk. Kimimiz çok zorlandık, kimine göre de endişe, stres ve sinir kaynağı idi. Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları da bu anlamda tartışılan bir konudur. Örneğin zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması, eğitim kaynaklarına kolay...
  • KURUMSALLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

    07 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurumsallaşmış örgütlerde ilkeler, değerler bellidir. Aynı şekilde iş yapma şekilleri, prosedürleri nettir, şeffaftır. Kimin neyi nasıl yapacağı, kime ne şekilde hesap vereceği açıktır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerde kişiler değil ilke, değer ve prosedürler esastır. Yöneticinin kim olduğu, işyerinde o an bulunup bulunmadığı da önemli değildir. Çünkü işler kişilere ya da yere göre değil, ilke ve standartlara göre şeffaf şekilde yürüyüp akmaktadır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerden hizmet alacağınızda kişi ya da kişilere ihtiyacını...