• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

(Baskın) Yerel Seçime Yalvaç Hazır mı?


Özgür Kaya
yalvacgazetesi@hotmail.com

Türkiye, hiç beklenmedik bir hızla genel seçime gitti ve mevcut iktidar MHP desteğiyle yoluna devam dedi.

Bu yıl içinde bir erken seçim beklentisi pek çok kesimde vardı, ancak bu kadar erken yapılması çok az kişinin tahmin ettiği bir durumdu.

Aslında, birçok yasal düzenleme bir baskın seçimi işaret ediyordu. Taşerona kadro, bir yılda iki defa af (yapılandırma) düzenlemesi, imar affı düzenlemesi, bedelli askerlik beklentilerinin oluşturulması, mahkumlara af umudunun pompalanması gibi düzenleme ve siyasi gelişmeler, baskın seçimin ön sinyalleriydi ve erken seçimde seçmenden karşılık bulan düzenlemeler oldu.

Şimdi, gündemde yerel seçimler var.

Normal şartlarda 31 Mart 2019 Pazar günü yapılması gereken yerel seçimler için tüm Türkiye’de yerel gündem kaynamaya başladı.

Her ne kadar, son bir yılda hem referandum hem de baskın genel seçim nedeniyle, siyasi konularla ilgili bir bıkkınlık söz konusu olsa da, mesele yerel seçim olunca, ister istemez insanların çok ilgisini çeken konuşma ve tartışma gündemleri oluşabiliyor.

Şu anda Yalvaç’ta da siyaset konuşulan her ortamda birinci gündem maddesi belediye seçimleri olmuş durumda…

Kim belediye başkan adayı olacak, mevcut başkan nasıl bir yol izleyecek, partilerin aday ve ittifak stratejileri ne olacak gibi konular yoğun bir biçimde konuşuluyor.

Genel siyaset düzleminde bakıldığında, her ne kadar iktidar cephesi baskın genel seçimle ilgili söylentilere gösterdiği tepkiyi, erken yerel seçim söylentilerine karşı gösterse de, baskın bir seçimin sinyalleri de alınmıyor değil…

Seçimin zamanında ya da erken yapılması çok şeyi değiştirir mi, o başka bir tartışma konusu.

Ancak, Yalvaç’ta şu günlerde konuşulan ve tartışılan hususlara bakınca, yazının başlığını bu şekilde atma ihtiyacı hissettim.

Hakikaten, Yalvaç yerel seçime hazır mı?

Tartışılan konulara ve içeriğe bakınca, Yalvaç’ın yerel seçime hazır olmadığını, ben net bir biçimde gözlemliyorum.

Bunu nereden anladın diye soracak olursanız, konuşulan konular ve içeriği, ne yazık ki, Yalvaç’ın yerel yönetimlerden ne beklemesi gerektiği ile uzaktan yakından ilgili değil.

Yani, yerel yönetimden neler bekliyoruz, ne istiyoruz, yerel yönetici adayları hangi sorunlara nasıl çözümler üretmeli gibi temel ve esas konular konuşulmuyor, tartışılmıyor.

Ne konuşuluyor?

Halil Hilmi Tütüncü nereden aday olacak, aday olacak mı, olmayacak mı? MHP’nin mi adayı olacak Cumhur İttifakı’nın mı adayı olacak ya da başka bir partiden mi aday olacak?

Tekin Bayram İYİ Parti’yi mi ele geçirecek yoksa Ak Parti’den mi aday olacak yoksa BBP’den mi aday olacak?

Ak Parti’nin adayı kim olacak? Hayri Uyar mı, Ahmet Sektioğlu mu, Osman Çiftçi mi, Kürşat Dayıoğlu mu, Alperen Özer mi, Turgut Kara mı, Hidayet Şenol mu, Gülhanım Mutaf mı, Mücahit Özdemir mi, Mustafa Eren mi, Ata Ateşoğlu mu, Okay Karaman mı, falan mı, filan mı…

Konuşulacak konu isimler değil; sorunlar, çözümler, projeler, fikirler olmalı, öyle değil mi?..

O zaman gündemi ve içeriği doğru belirlemek ilk ve doğru adım olmalı, öyle değil mi?..

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yazının Tarihçesi (2)

    23 Mayıs 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yazının, günümüzde kullanılan biçimine dönüşmesi MÖ 8. yy’da olmuştur. MÖ 1. binde resim yazısının yerini alan lineer (çizgi) yazı, ilk defa Fenikeliler tarafından sistematik bir hale getirilerek günümüz alfabesine dönüştürülmüştür. Başta Yunanlar olmak üzere birçok uygarlık alfabeyi tüccar Fenikelilerden almıştır. Fenikeliler, Mezopotamya ve Mısır Uygarlıklarının kullandığı yazıyı alıp geliştirmelerine rağmen sesli harfleri, alfabeyi Fenikelilerden alan Yunanlılar bulmuştur. Sesli harflerin alfabeye eklenmesiyle, yazı geniş kitleler tarafından...
  • Yazının Tarihçesi (1)

    22 Mayıs 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İnsanın uygarlık serüveninde en büyük devrim yazının icadıdır. Şimdiye kadar yapılan arkeolojik araştırma ve kazılar sonucu yazının, yaklaşık MÖ 3400 – 3200 yılları arasında ortaya çıktığı söylenir. İlk yazı işaretlerinin görüldüğü kil tabletler, İran’ın Susa kentinden Fenike’nin Utarit limanına kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki kentlerden ele geçmiştir. Yazılı tabletlerin yoğun bir biçimde ele geçtiği yer ise Orta Mezopotamya kentleridir. Yazının icadından önce, Kalkolitik Çağda (MÖ 5500 – 3000) kayıt ve denetim için kullanılan, krallara,...
  • Bilmiyorum Diyebilmek!

    20 Mayıs 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Çocukluğumda mahallemizde ya da şehrimizde okumuş insan sayısı yok denecek kadar azdı. Bırakınız üniversiteyi lise mezunu insanlar bile bulmak olanaksız gibiydi. Bilgisayardan söz etmek bir yana, evinde siyah beyaz televizyon bulunan insanlara gıpta ile bakılırdı. Sınırlı sayıda kitapçıda çok az çeşitlilikte bulunan kitapları almaya da zaten maddi gücümüz yetmezdi. O yıl ders kitaplarımızı tamamlayabildiğimizde halimize şükrederdik. Hal böyle olunca zaten az sayıda olan okumuş insanları toplum da çok iyi bilir ve onlara saygı duyardı. Çok iyi ...
  • NİÇİN OKUYORUZ?

    17 Mayıs 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    “Öğrenme nedir?” sorusunu kendime de, öğrencilerime de sıkça sorarım. Her seferinde çok değişik cevaplar da almışımdır. Bu soru benim için oldukça önemlidir. Çünkü bu soruya verilecek cevaplar, bilgi ve bilimin, anlam ve değerini ne denli kavrayıp, önemsediğimizi de göstermektedir. Ayrıca bireyin niçin okuduğu, okulun kendisi için ne anlam taşıdığına da ışık tutmaktadır. Sorunun en net ve kısa cevabı ise “sürekliliği olan davranış değişikliğidir.” Öğrenmeden söz edebilmek için okuyup, gözlemleyip, deneyimlediklerimizin bizde davranış değişik...