• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

1. Isparta Kitap Fuarı


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

Bugünlerde Isparta’da belediyece mimarisi bir sanat eseri değerinde olan fuar merkezinde ilk kez böylesi büyük kitap fuarına ev sahipliği yapıyor.

Kubbeye Türk tarihini canlandıran anıtsal bir kapıdan giriliyor. Her gelen insan kitap dünyasına bu kapıdan adım atıyor. Girişte insanları sanki kitaplar karşılıyor. 200’den fazla yayınevi kitaplarını tanıtıyor.

Ülkemizin tanınmış 90’ın üstünde yazar şehri ziyaret ediyor. Okuyucular kitaplar ve yazarları ile buluşuyor.

Düşünce dünyasının her rengini temsil eden yayınlar Isparta Gökkubbe Fuar Merkezinde kubbenin altında ustaca düzenlenmiş bir çemberin etrafında adeta bir zincirin halkaları gibi görünüyor. Kubbenin orta bölümdeki okuyucular dairesel sediri andıran oturma bölümünde kitapların kokusunu hissediyor. Kimi kitap okuyor. Kimi dinleniyor. Bu geniş dinlenme alanı adeta kitap ile insanı birleştiriyor.

Kitaplar aydınlığa açılan pencere gibidir. İnsanlığı ve insan olmayı öğreten, düşünmeyi ve değerlendirmeyi geliştiren, anlamayı ve anlayışlı olmayı şekillendiren bir hazinedir.

Hangi görüşten hangi anlayıştan olsun insanlığın iç dünyasını yansıtan ayna gibidir.

Bağımsız ve özgür düşünmenin yoludur kitap. Ancak kitap dünyasının her çiçeğini görmek ve okumak gereklidir.

Kitap okumak geri kalmış ve gelişmiş ülkeleri ayıran en büyük özelliktir.

Çok kitap okuyan toplumlarda okuma talepleri karşısında daha çok kitap yazılır, basılır ve daha çok yazar ortaya çıkar. Okuyan bilgi dünyası genişleyen insanlar düşünür, geliştirir, toplumsal uyum ve bütünlük için ülkelerinin gelişmesine ve insanların barış ve refah içinde yaşamalarını sağlar.

Kitap okuyan toplumlarda daha çok bilge insan çıkar, toplumsal düzey gelişir, sosyal yaşamdan siyasi yaşama kadar bilgili ve zeki bireyler ve politikacılar ortaya çıkar.

Eğitim düzeyi yüksek toplumlar demokrasi kültürü içinde daha iyi yönetim ve sosyal yaşama sahiptir.

Zaten bireylerin çoğu sorunlarını kendi çözme bilincine sahiptir. Sivil toplum örgütleri yükselen kapasiteleri ile daha başarılı hizmetler verir. Okuyan, eğitim düzeyi yükselen, bağımsız, özgür ve aklının süzgecinden geçirdiği düşünceleri ile hareket eden insanlarda vicdani değerler daha güçlü hale gelir.

Kitaplar geçmişten bugüne insanlığın hayat rehberidir. Tarihte bilen en eski şehirlerde ve tanınmış antik kentlerde en önemli yapılar kütüphaneler olmuştur. Okumuş ve bilgili insanlar her zaman saygı görmüş ve görüşleri önemsenmiştir.

Kütüphanelerin stratejik önemini gören, insanları köleleştirmek, düşünmelerini istemeyen, gerçeklerin görülmesini engellemek isteyen çevreler okumaya, eğitime ve toplumsal gelişmeye karşı çıkmışlardır. Kötü yönetimlerine karşı çıkılmasın diye insanlığın ortaçağ karanlığında kalmasını istemişlerdir. Bu nedenle tarih içinde ve hat- ta bugün bile kütüphaneleri yakmışlar ve yıkmışlardır.

Okumayan ve biat eden, eğitim görse bile biat ettiği çevrelere göre düşünen insan yaratmaya çalışmışlardır. Yanlış yönetimler ve geri kalmış toplum yapısı ile bilgiye ve bilme karşı çıkanlar ve insanlığı aldatanlar tarihe gömülmüşlerdir. Tarihe iz düşen kitaplara engel olamamışlar, onların bu davranışlarını ve hareketlerini bize göstermek için geleceğe taşımışlardır.

Kitaplar insanlığın bilgi açığını kapatırlar. Geçmiş ile bugünü hatta geleceği bile bir arada düşünmemize yardımcı olurlar. Doğruyu bulmak isteyen insanlara doğruyu gösterir.

İnsanlara okudukları kitaplardaki yorumlar karşısında bile acaba doğrumu sorusunu da sormayı öğretirler.

Isparta Belediyesi’nce 3-12 Mart 2017 tarihleri arasında düzenlenen 1. Isparta Kitap Fuarı şehir için büyük bir hizmet ve diğer şehirlere de örnektir. Özgürlük ve insan temasının vurgulandığı fuarda Pericles’in Özgürlük onu savunmak cesaretini taşıyan insanların hakkıdır sözünün hatırlatılması okuyan insanların gücünü göstermektedir. Bunun için Başta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın olmak üzere tüm Isparta Belediyesi çalışanlarına ve fuara emek verenlere ne kadar teşekkür etsek azdır.

Şehre bilgi getiren her türlü görüşü ve bilgiyi şehre taşıyan bu ışığı görmekte bilgi ister. Çünkü bilgi insanın yanlış görmesini ve yorumlamasını önler.

Kitap okuyalım. İnsan olmanın erdemini öğrenelim. En büyük zenginliğin ve makamın bilgi zenginliği olduğu bilelim. Okuyan toplum yaratmaya özen gösterelim.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞUŞTAN UZMANLAR

    06 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kıymetli dostlar hasta olsanız nereye ya da kime gidersiniz? Hocam şimdi bu da sorumu dediğinizi adeta duyar gibiyim. Tabii ki hastaneye doktora diyorsunuz. Haklısınız. Olması gereken, makul olanı da bu. Örneğin kulağınız arıyorsa KBB (kulak burun boğaz) uzmanına gidersiniz. Ürolojiye değil. Mideniz arıyorsa bir dahiliye uzmanına gidersiniz. Ortopediciye değil. Ya da Allah korusun eliniz, kolunuz kırılmışsa ortopediciye gidersiniz. Gözünüzden rahatsız iseniz de göz doktoruna. Dolayısıyla konunun uzmanı kimse ona gitmek gerekir. Canımızı yolda b...
  • İş bulamıyorsanız şunlara dikkat edin

    02 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzun süredir iş arıyorsanız, henüz aradığınız işi bulamadıysanız ve başvurularınıza dönüş alamıyorsanız özgeçmişinize dönüp şu önerilerime göz atmanızı öneriyorum…   CV’NİZİ TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMELİSİNİZ CV’nizi hazırlamayı asla aceleye getirmemelisiniz, iş görüşmesine çağrılmanın ilk adımı olan özgeçmişinize zaman ayırarak kariyer planlarınız doğrultusunda tekrar tekrar gözden geçirmelisiniz.   CV’NİZİN DOLULUK ORANINI YÜKSEK TUTMALISINIZ Türkiye’nin ilk ve tek bölgesel istihdam ofisi www.bagevkariyer.com ‘da hazırla...
  • İstihdamda başarı hikayesi yok

    03 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ) verileri, 17 yılda çalışan sayısının 7,2 milyon arttığını gösteriyor. 2002’de yıllık 21 milyon 354 bin olan istihdamdaki kişi sayısı, son yayınlanan veriye göre 28 milyon 517 bin kişi oldu. Bir başka ifadeyle, istihdam edilen kişi sayısı 7 milyon 200 bin kişi arttı. Aynı süre zarfında çalışabilecek yaştaki nüfus sayısı ise 13,5 milyon arttı. Türkiye, bu nüfusun yarısına iş yaratamadı. Resmi tanıma göre çalışabilecek yaştaki, 15 – 64 yaş arası nüfus, 2002’de 48 milyon istihdamdaki kişi sayısı da 21 milyon 30...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı, “Ayvalı Köyü”nü yazdı…

    16 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    AYVALI KÖYÜ Yaşlı kadın, her akşamüzeri köyün ortasında bulunan tepenin üzerine çıkar biraz safça olan oğlunun eve gelmesi için ona “aay veliii… aaay veliiii…” diye uzun uzun seslenirmiş. Günlerden bir gün köyün nüfusunu ve ismini kaydetmek için gelen memurlar, köyün ismi nedir diye sorduklarında, oğlunu çağıran yaşlı kadının “aayveliii…” seslenişini duymuşlar; köyün ismini “AyVeli” olarak not almış ve resmi evraklara “Ayvalı” olarak kaydetmişler. Böylece köyün adı “Ayvalı” olmuş. Köyün ismiyle ilgili anlatılan başka hikâyeler de bulunmaktadır...