• UYAROĞLU SARRAF

logo

Yeni seçim sistemine göre milletvekilleri nasıl dağıtılacak?


Özgür Kaya
yalvacgazetesi@hotmail.com

24 Haziran seçimlerinde Türkiye, 1980 Anayasasıyla uygulanmaya başlanan % 10 barajlı d’Hondt sistemini uygulamayı sürdürecek. Ancak, sisteme eklenen önemli bir yeniliğin pek çok kişi tarafından yeterince bilinmediği görülüyor.

Seçim sistemine getirilen yenilik, partilerin bir ittifak çatısı altında seçime girebilmesine imkan sağlanmasıdır. Söz konusu değişiklik 16 Mart 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenlemenin 21. maddesinde 2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun “Bir seçim çevresinde siyasi partiler, ittifaklar ve bağımsız adayların elde edecekleri milletvekili sayısının hesabı” başlıklı 34. maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Söz konusu maddenin son hali şöyledir:

Bir seçim çevresinde siyasi partiler, ittifaklar ve bağımsız adayların elde edecekleri milletvekili sayısının hesabı:

 Madde 34 – Bağımsız adaylar ve 33 üncü maddede yazılı oranı aşan siyasi partiler ile bu oranı aşan ittifakların, bir seçim çevresinde elde edecekleri milletvekili sayısı aşağıdaki şekilde hesaplanır:

Seçime katılmış siyasi partilerin, ittifakların ve bağımsız adayların adları alt alta ve aldıkları geçerli oy sayıları da hizalarına yazılır. Siyasi partilerin ve ittifakların oy sayıları, önce bire, sonra ikiye, sonra üçe…. ila o çevrenin çıkaracağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar bölünür. Elde edilen paylar ile bağımsız adayların aldıkları oylar ayrım yapılmaksızın en büyükten en küçüğe doğru sıralanır. Seçim çevresinden çıkacak milletvekili sayısı kadar bu payların sahibi olan siyasi partilere, ittifaklara ve bağımsız adaylara rakamların büyüklük sırasına göre milletvekili tahsis olunur.

İttifakın elde edeceği milletvekili sayısının hesaplanmasında, ittifak yapan siyasi partilerin toplam oyu esas alınır. İttifakın elde ettiği toplam milletvekili sayısı, ittifak yapan siyasi partiler arasında her birinin aldığı geçerli oy sayısı esas alınarak bu maddedeki usule göre paylaştırılır.”

Peki bu madde ne anlama geliyor?

Bu düzenlemeden önce, seçime giren partilerin seçim bölgesinde aldıkları oylara göre kaç milletvekilliği kazanacakları, siyasi literatürde d’Hondt diye bilinen yönteme göre belirlenmekteydi. Ki bu yöntem yine
kullanılacak. Bu yöntemin özelliği, yasa hükmünde de belirtildiği gibi, % 10’luk ülke barajını aşan partilerin ilgili seçim çevresinde aldıkları oyların, bölgedeki milletvekili sayısına ulaşana kadar, sırayla 1’e, 2’ye, 3’ye, 4’e … bölünmesi esasına dayanır.

Bir örnekle anlatacak olursak:

Isparta’da 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan genel seçimlerde partilerin aldıkları oylar şu şekilde dağılmıştı:

Seçmen sayısı : 304.143

Geçerli oy       : 265.973

Ak Parti          : 138.723 (% 53,19)

CHP                : 55.744 (% 21,38)

MHP               : 53.296 (% 20,44)

Saadet Partisi  : 2.663 (% 1,02)

DP                   : 1.559 (% 0,60)

Bu partilerin kaç milletvekili alacağı şu şekilde hesaplanmıştır: Partilerin aldıkları oylar sırasıyla 1’e, 2’ye, 3’e ve 4’e bölünmüştür.

M.Vekili Sayısı Ak Parti CHP MHP
1’e bölünce 138.723

(1. M.Vekili)

55.744

(3. M.Vekili)

53.296

(4. M.Vekili)

2’ye bölünce 69.362

(2. M.Vekili)

27.872 26.648
3’e bölünce 46.241 18.582 17.766
4’e bölünce 34.681 13.936 13.324

Bu hesaplama göre, Ak Parti 2, CHP ve MHP 1’er milletvekilliği kazanmıştı.

Yeni sistemde ise partiler isterlerse ittifak altında seçime girebilecekleri için, milletvekili dağılımı sistemine de bir düzenleme getirilmiştir. Düzenlemeye göre, ittifaka giren partilerin oyları toplam olarak değerlendirilecek, milletvekili dağılımları bu toplam sayı üzerinde yapılacaktır. İttifaka girmeyen partiler ve bağımsız adaylarla ittifakın oyu aynı düzeyde değerlendirilecektir. Pusulada aynı ittifak altında giren her partinin logosu ve milletvekili listesi bulunacak. Seçmen, oy vermek istediği partinin altındaki yuvarlağa EVET mührünü basacak. Seçmen, pusulada ittifaktaki bir partiye değil de her ikisine de ya da ittifak kutusunun herhangi bir yerine basması durumunda, oy geçersiz olmayacak. Bu oy, ittifaka yazılacak, bu tür oyların partilere dağılımı da her bir partinin aldığı oyun ittifakın aldığı toplam oya oranına göre partilere dağıtılacaktır.

Oy pusulaları aşağıdaki örnekteki gibi şekillendirilecek:

Yeni sistemde milletvekili dağılımını, yine Isparta üzerinden örneklendirecek olursak.

24 Haziran seçimlerinde partilerin aldığı oy dağılımının aşağıdaki şekilde olduğunu varsayalım:

Seçmen sayısı : 300.000

Geçerli oy       : 270.000

CUMHUR İTTİFAKI: 150.000

Ak Parti          : 101.000

MHP               :   49.000

MİLLET İTTİFAKI: 110.000

CHP                : 52.000

İYİ Parti          : 45.000

Saadet Partisi  : 10.000

DP                   :   3.000

HDP: 5.000

Bağımsız: 3.000

Diğer:2.000

Burada öncelikle partiler, ittifaklar ve bağımsız adaylar arasında d’Hondt yöntemine göre bir dağılım gerçekleştirilir:

M.Vekili Sayısı CUMHUR MİLLET HDP
1’e bölünce 150.000

(1. M.Vekili)

110.000

(2. M.Vekili)

5.000

 

2’ye bölünce 75.000

(3. M.Vekili)

55.000

(4. M.Vekili)

2.500
3’e bölünce 50.000 36.667 1.667
4’e bölünce 37.500 27.500 1.250

 

Yani, bu dağılıma göre, CUMHUR İttifakı 2, MİLLET İttifakı 2 milletvekilliği kazanır.

Peki, ittifakların kazandığı bu vekillikler, ittifaka katılan partiler arasında nasıl dağıtılacak?

Onun için de, yasanın öngördüğü şekilde ittifakın içerisindeki tüm partiler, önceki dağılımda kullanılan yönteme göre milletvekilliklerini paylaşırlar. Yukarıdaki örneği ele alacak olursak, Cumhur İttifakı’nın kazandığı iki milletvekilliğini hesaplamak için Ak Parti’ye ve MHP’ye verilen oylar, önce 1’e, sonra 2’ye bölünecek ve bu bölümlerde en çok oya ulaşan parti milletvekilliği kazanacak.

Hesaplayalım:

M.Vekili Sayısı Ak Parti MHP
1’e bölünce 101.000

(1. M.Vekili)

49.000

 

2’ye bölünce 50.500

(2. M.Vekili)

24.500

 

Bu durumda Cumhur İttifakı’nın kazandığı vekillerin ikisini de Ak Parti alacaktır.

Millet İttifakı’nın dağılımını yapacak olursak:

M.Vekili Sayısı CHP İYİ Parti Saadet DP
1’e bölünce 52.000

(1. M.Vekili)

45.000

(2. M.Vekili)

10.000 3.000
2’ye bölünce 26.000 22.500 5.000 1.500

Bu durumda Millet İttifakı’nın kazandığı vekillerin birini CHP, diğerini de İyi Parti alacaktır.

Sistem, ittifakları birer parti olarak pusulada göstermeye; ardından da ittifakın aldığı toplam vekilin d’Hondt yöntemine göre ittifak partileri arasında dağıtılması esasına dayanmaktadır. Bilindiği gibi, böyle bir yöntemi bizzat Devlet Bahçeli’nin kendisi formüle ederek yasal düzenlemeye dönüşmesi konusunda ısrarcı olmuştur.

Böyle bir sistem, ittifaka giren partilere avantaj kazandırmakta; ancak ittifakta büyük partiler daha çok faydalanmaktadır. Küçük partiler de baraj sorunu yaşamamakta, güçlü oldukları yerlerde kendi vekilliklerini kazanma imkanına erişmektedirler. Sistemin bir diğer avantajı da her seçmenin kendi partisine oy verebilmesi imkanını sunmasıdır.

Peki, bu sistemle mecliste nasıl bir aritmetik ortaya çıkacaktır?

Bununla ilgili partiler ve araştırmacılar pek çok çalışma yapmıştır. Biz de oturduk, 16 Nisan 2017 referandum sonuçlarını ve 1 Kasım 2015 genel seçimlerini göz önünde bulundurarak bir analiz yaptığımızda şu sonuca ulaştık:

Eğer 24 Haziran’da Cumhur İttifakı, referandumda aldığı oy oranı (% 51,5) ve illerdeki oy sayısını korursa; toplamda 290 civarında milletvekili çıkarabilmektedir. Demokrasi İttifakının ise 230-240 civarında vekil çıkarabileceği görülmektedir. Şayet, HDP barajı aşarsa 70-80 arası vekil çıkarma şansına erişecek gibi görünmektedir. Tekrar edelim, bu değerlendirme 1 Kasım 2015 ve 16 Nisan 2017 sonuçlarına göre yapılmıştır. Eğer partiler ve ittifakların oy oranlarında kayda değer bir değişiklik olursa bu dağılım tabii ki değişebilir.

Ancak, bu sistemin getirdiği en önemli sıkıntının, partilere mecliste güçlü bir temsil imkanı sunmaması olduğunu ifade edelim.

Hatta, daha ötesi, Cumhurbaşkanının mensup olduğu parti ile, mecliste çoğunluğa sahip parti ya da partilerin farklı olması da söz konusu olabilecektir.

Başka bir seçim analizi ve değerlendirmesinde buluşmak dileğiyle…

Etiketler: » »
Share
21969 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • (Baskın) Yerel Seçime Yalvaç Hazır mı?

    23 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Türkiye, hiç beklenmedik bir hızla genel seçime gitti ve mevcut iktidar MHP desteğiyle yoluna devam dedi. Bu yıl içinde bir erken seçim beklentisi pek çok kesimde vardı, ancak bu kadar erken yapılması çok az kişinin tahmin ettiği bir durumdu. Aslında, birçok yasal düzenleme bir baskın seçimi işaret ediyordu. Taşerona kadro, bir yılda iki defa af (yapılandırma) düzenlemesi, imar affı düzenlemesi, bedelli askerlik beklentilerinin oluşturulması, mahkumlara af umudunun pompalanması gibi düzenleme ve siyasi gelişmeler, baskın seçimin ön sinyal...
  • Hıyanet sözcüleri ABD’den bildiriyor!

    23 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    İnternette bir yazı gözüme çarptı. Uzaktan gazel okumuş Michael Rubin diye biri. Milliyetçiliğin en berbat, en insafsız, en pervasız formunu sergileyen ülkenin yazarı tüylerimizi diken diken edecek kehanetlerde bulunmuş oturduğu yerden. Hem de daha dün kıyılarımıza kendi lanetleri, insan bedeni formunda vurmuşken… “Amerikalı neo-con yazar” olarak tanımlanan bu şahsa göre Türkiye’nin bölünme sürecinin psikolojik aşaması tamamlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan tarihe ‘kibri uğruna Türkiye’yi yıkan kötü adam’ olarak geçecekm...
  • Sosyal Girişimcilik ve Kooperatifler

    09 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Sosyal girişimcilik kavramı son yıllarda çokça karşımıza çıkan kavramlardan biri haline gelmiştir. Bir zamanlar girişimciliği sadece ekonomik yatırımlar olarak gören çevreler bile sosyal girişimciliği destekleyen politikalara daha olumlu baktıklarını dile getirmeye başlamışlardır. Girişimciliği destekleyen projeler uygulamaya ve fonlamaya başlamışlardır. Sosyal girişimcilik nedir?  Sosyal girişimci deyince ne anlaşılıyor diye söyle bir araştırdığınızda; karşınıza çıkan tanımlarda yaşadığı çevredeki sorunları belirleyen ve ihtiyacı ortaya koy...
  • Özelleştirmeler Ülkeye Zarar Verdi

    18 Haziran 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Bugün özelleştirme ile ilgili ısrarlı politikaların yeniden gündeme alınmasını görünce yıllar önce Özal'ın çizdiği pembe tabloları hatırladım. O yıllarda bu politikayı savunanlar kamu işletmelerinin iyi yönetilemediğini, verimli çalışamadığını, haksızlıklar ve yolsuzluklar olduğunu, kamu zararının ekonomide kara delikler açtığını, hatta devlet tarafından yönetilen ve zarar eden kooperatiflerin bile borçlarından dolayı tesislerini özelleştirilmesi gerektiği açıklanmıştı. O yıllarda uygulamaya konan politikalar çerçevesinde kamuoyunda pompalan...
ev eşya depolama eşya depolama