logo

reklam

SAÇIKARALILARIN YALVAÇ’A İSKANI

Bekir MANAV – Tarihçi/Araştırmacı Yazar
Tarih Kültür Araştırma Derneği (Tarih-Der) Başkanı

 

Bölgemizdeki son iskanların en önemli kaydı 1914 tarihli Konya Vilayet Salnamesi olup Isparta bölgesindeki yaylak kültürünün büyüklüğünü ve Yörük hareketliliğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Salnamede Eğirdir kazasına bağlı Sorkun, Senitli, Keşli, Çayır, Camili, Sanlı, Zengi ve Kuzukulağı yaylalarının önemli yaylak merkezleri olduğu belirtilmektedir. Her yıl Antalya havalisinden 10.000’in üzerinde çadır halkının bu yaylalara geldiği kaydedilirken; bölgede Gebiz, Saçıkaralı, Karakoyunlu, Honamlı, Horzum, Eskiyörük, Hayta, Çakal ve Sarıkeçili aşiretlerinin yaylak hayatı sürdüğü ifade edilmektedir.

Aynı salnamede Karaağaç kazası çevresindeki Akbel, Üçkuyu, Söbüova, Kocalan, Akarca ve Çayağzı yaylaları da anılmaktadır. Bu bölgelere ise Antalya ve çevresinden 4.000-5.000 çadırdan oluşan büyük konar-göçer toplulukların geldiği belirtilmektedir. Karakoyunlu, Eskiyörük, Karahacılı, Töngüşlü, Fettahlı, Saçıkaralı, Hacıisalu, Hayta ve Sarıkeçili aşiretlerinin yaz aylarını bu yaylalarda geçirdiği kayıt altına alınmıştır.

Bu kayıtlar, bugün sakin görünen yaylaların bir dönem binlerce çadırın kurulduğu, aşiretlerin hareket hâlinde yaşadığı büyük bir Yörük coğrafyası olduğunu göstermektedir.

Konar-göçer aşiretlerin yerleşik hayata geçirilmesi meselesi, yalnızca Osmanlı Devleti’nin değil, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Türkiye’nin de en önemli sosyal meselelerinden biri olmuştur.

Osmanlı’nın son dönemlerinde hazırlanan raporlar ve kurulan iskân komisyonlarının çalışmaları doğrultusunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi 3 Mart 1925 tarihinde önemli bir karar aldı. Buna göre konar-göçer aşiretlerin, Dahiliye Vekâleti bünyesinde yürütülecek çalışmalarla iskân edilmesi kabul edildi.

Ardından çıkarılan İskân Kanunu ile birlikte Yörük ve aşiret topluluklarının yerleşik düzene geçirilmesine yönelik uygulamalar hız kazandı. Bu süreçte bazı aşiretler kendi istekleriyle devlete başvurarak yerleşmek istedikleri bölgeleri bildirmiş, devlet tarafından uygun görülen köy ve arazilere iskân edilmişlerdir.

Böylece asırlardır yaylak-kışlak düzeninde yaşayan birçok Yörük topluluğu, Cumhuriyet döneminde köy hayatına geçerek Anadolu’nun sosyal yapısına kalıcı şekilde dahil olmuştur.

1925 yılında Isparta Vilayeti’nde iskân olunan yörük aşiretleri cetveline göre Saçıkaralı aşiretine bağlı toplulukların Yalvaç çevresine iskânı ise şu şekildedir:

  • Örkenez Köyü

1 çadır / 2 kişi

20 dönüm arazi tahsisi

  • Hüyüklü Köyü

1 çadır / 3 kişi

25 dönüm arazi tahsisi

  • Yağcılar Köyü

2 çadır / 6 kişi

60 dönüm arazi tahsisi

  • Manarga Köyü

1 çadır / 3 kişi

33 dönüm arazi tahsisi

  • Sücüllü Köyü

2 çadır / 11 kişi

105,3 dönüm arazi tahsisi

  • Mısırlı Köyü

1 çadır / 3 kişi

27 dönüm arazi tahsisi

  • Subaşı Mevkii

30 çadır / 155 kişi

Bu kayıtlar, Yalvaç’ın yalnızca yerleşik köylerden oluşmadığını; aynı zamanda büyük Yörük aşiretlerinin yerleşime geçirildiği önemli bir iskân merkezi olduğunu göstermektedir.

Aynı kayda göre;

  • Eğirdir kazası

Karakoyunlu: 200 kişi

Töngüşlü: 50 kişi

Eski Yörük: 50 kişi

Çakal: 108 kişi

Honamlı: 83 kişi

  • Uluborlu kazası

Honamlı: 464 kişi

Karakoyunlu: 342 kişi

Saçıkaralı: 188 kişi

  • Karaağaç kazası

Karakoyunlu: 103 kişi

Hayta: 83 kişi

Saçıkaralı: 25 kişi

  • Isparta kazası

Saçıkaralı: 21 kişi

  • Yalvaç kazası

Saçıkaralı: 183 kişi

İskânın yoğunlaştığı merkezler ise dikkat çekicidir:

300 kişinin üzerinde iskân yapılan yerler:

  • Uluborlu Abdülcebbar Çiftliği → 658 kişi
  • Uluborlu Büyük Kabaca Köyü → 312 kişi

150-300 kişi arası iskân yapılan yer:

  • Karaağaç Subaşı mevkii → 155 kişi

26-150 kişi arası iskân yapılan merkezler:

  • Eğirdir kaza merkezi → 108 kişi
  • Karaağaç Armutlu Çiftliği → 83 kişi
  • Barla nahiye merkezi → 83 kişi
  • Gelendost Köyü → 52 kişi
  • Bavullu Yaylası → 50 kişi
  • Zengi Yaylası → 50 kişi

İskan gerçekleşmiştir.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.