Son Dakika


Mesleki eğitim konusunda çalışmaları bulunan ve meslek yüksekokullarında yöneticilik tecrübesi bulunan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Bülent Özgül, mesleki eğitim konusunun tartışılmasının faydalı olduğunu, ancak MESEM’ler üzerinden yürütülen tartışmanın daha çok siyasi boyuta taşındığını belirterek şunları söyledi:
“Türkiye’de son yıllarda uygulanan MESEM sistemi, sisteme yönelen öğrenci sayısına ve buralardan çırak alan işletme sayısına bakıldığında benimsenmiş olarak görülmektedir. Avrupa’daki örneklere baktığımızda da mesleki eğitime ve bu eğitim içerisinde işyeri eğitimine başlama yaşının 15-16 civarında olduğu görülmektedir. Dolayısıyla sisteme yöneltilen eleştirilerin pedagojik gerçeklerden ziyade siyasi tercihlerin sonucu olduğunu söylemek mümkündür.
Türkiye’de eğitimin yapısal pek çok sorunu olduğu için, konuyu sadece MESEM’ler boyutuyla ele almanın eksik ve yanlış yöneltici olduğu açıktır.
MESEM’LERE SİYASİ BAKIŞ ÇOK KESKİN OLMAMALI
Tabii ki, MESEM’lerde pek çok sorun mevcuttur ve bunların çözümünün tartışılması doğal ve gereklidir. Ancak, MESEM’leri çocuk işçiliği üzerinden konuşmak, anlaşma şansını ortadan kaldırmakta, konuyu siyasi bir boyuta çekmektedir.
Zorunlu eğitimin 12 yıl olarak sürdürülmesiyle ilgili tartışmalar sadece bizde değil, dünyada da tartışılan hususlar arasındadır. Bir taraftan işgücüne katılım yaşının gecikmesi tartışılırken, diğer taraftan da işgücüne katılım yaşının erken olması eleştiri konusu olabilmektedir.
Ülkelerin insan kaynakları politika ve planlamalarının siyasi tercihlerden etkilenmesi, eğitim meselesi üzerindeki tartışmalar kadar yaygın bir tartışma konusudur. Bu konuyu siyasi zeminden pedagojik ve sosyolojik bir zemine çekmenin toplumsal açıdan daha yararlı olacağı ortadadır.
Ülke gerçekleri, eğitim sistemi, işgücüne katılımla ilgili sosyal ihtiyaçlar göz önüne alındığında, MESEM sistemi içerisinde 15 yaşından itibaren dahil olunmasının toplumsal anlamda da benimsendiği görülmektedir.
Tabii ki, MESEM sistemi içerinde çocukların yaşadığı sorunların ortadan kaldırılması konuları tartışılmalı, çözümleri değerlendirilmelidir.
Özellikle işyerinde yaşanan kazalar konusu, iş güvenliği ve işçi sağlığı bağlamında ele alınmalı, sadece çırakların değil, tüm çalışanların daha güvenlikli ve sağlıklı ortamlarda çalışması için daha fazla önlem ve tedbir alınması için gerekli kamuoyu oluşturulmalıdır. Bunun yasa koyucu ve denetleyiciler üzerinde bir baskı unsuru olması, herkesin destekleyeceği bir husus olacaktır. Ancak, bu konuyu mesleki eğitimin yapılandırılması konusuyla ilişkisini doğru kurmak da bir o kadar önemlidir.
Çocuklarımızın iyi eğitim alması ve iyi bir yaşam standardını oluşturabileceği bir iş güvencesine kavuşması ana odağımız olmalı, konuyu siyasi taraflara çekmek yerine bu konu üzerinde uzlaşmaya çalışılmalıdır.”
Etiketler: Bülent Özgül » MESEM » yalvaçYorum yapabilmek için Giriş yapın.