logo

reklam
18 Aralık 2025

Mesleki eğitim kaç yaşında başlamalı?

Son günlerde, eski ismiyle Çıraklık Eğitim Merkezi, yeni ismiyle Mesleki Eğitim Merkezleri’nde eğitim alan çocuklarımızın yaşadıkları iş kazaları konusu yoğun bir şekilde kamuoyu gündemine taşındı.

Mesleki Eğitim Merkezleri, 09.12.2016 tarihinde 4+4+4 sistemiyle birlikte örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alındı. En az ortaokul mezunu, 14 yaşını doldurmuş çocuklar MESEM’e kayıt olabiliyor; haftanın dört günü iş yerlerinde, bir günü okulda derslere katılıyor.

Bu sistem Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet yürütüyor. En az ortaokul mezunu olan öğrenciler bu sisteme kayıt olabiliyor. Bu süreci 4 yılda tamamlayanlar hem Lise Diploması hem de Ustalık Belgesi alıyor. MESEM’ler 39 alan ve 193 meslek dalında faaliyet gösteriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki Eğitim Merkezleri’nin kurulmasındaki amacın, çıraklık eğitiminin örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınması ile ekonomimizin temel yapı taşı olan işletmelerin çırak ihtiyacının karşılanması ve çırak öğrencilerimizin ahilik kültüründen gelen usta çırak ilişkisiyle mesleklerini işbaşında öğrenmeleri olduğunu ifade ediyor.

Bakanlık merkezlerin özelliklerini şu şekilde sıralıyor:

• Mesleki eğitim merkezleri tüm illerde bulunmaktadır.
• En az ortaokul mezunu olan adaylar yıl boyunca kayıt yaptırabilir.
• 193 farklı dalda başvuru yapılabilmektedir.
• Haftada 1 gün okulda teorik, 4 gün ise işletmelerde beceri eğitimi verilmektedir.
• Çıraklık eğitimi 3 yıl, kalfalık eğitimi 1 yıl sürmektedir.
• Mesleki eğitim merkezine devam eden 9,10 ve 11. Sınıf öğrencileri asgari ücretin en az %30’unu, 12. Sınıf öğrencileri asgari ücretin en az yarısı kadar maaş alırlar.
• Mesleki eğitim merkezi mezunları “Ustalık Belgesi” ile “Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi diploması” alarak kendi iş yerlerini açabilirler.
• Ustalık belgesine sahip olanlar çırak öğrenci istihdamı için “İş pedagojisi eğitimi” ile “Usta Öğretici” belgesine sahip olurlar.

Bakanlık bu sisteme girecek öğrencilere sunulan avantajları da şu şekilde sıralıyor:
• 39 Alan ve 193 farklı dalda mesleki eğitim imkânı,
• Ortaokulu bitirenlere zorunlu lise eğitimini mesleki eğitim merkezlerinde tamamlayabilme fırsatı,
• 9. sınıftan itibaren iş kazaları, meslek hastalıklarına karşı sigorta,
• 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerine asgari ücretin en az %30’u,
• 12. sınıftaki kalfalara asgari ücretin en az yarısı kadar maaş imkânı,
• Ustalık belgesi, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi diploması ve kendi iş yerini açma fırsatı,
• Mezun olduğu alanda %88 istihdam oranı.

 

MESEM’LERE ELEŞTİRİLER

Çocuk hakları savunucuları, MESEM uygulamasının çocuk işçiliğinin önünü açan, çocukların denetimsiz alanlarda eğitimden koparak hayatlarını tehlikeye atan bir düzenleme olduğunu bu nedenle kaldırılması gerektiğini savunuyor.

Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) 2025 Eğitim İzleme Raporu’na göre, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında 15-18 yaş grubunda MESEM’e devam eden öğrenci sayısı 392 bin 887 oldu. Öğrenciler asgari ücretin belli bir oranı kadar ücret alıyor ancak emeklilik primleri yatmıyor; işyerlerindeki çalışma koşulları büyük ölçüde patronların insafına bırakılıyor. ERG, çocukların okulla bağının koptuğunu; bu modelin özellikle yoksul çocukları erken yaşta işgücüne ittiğini vurguluyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’ne göre 2024’te 71 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu yıl Kasım ayı sonunda ise ölen çocuk işçi sayısı 85’i buldu. 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim öğretim yıllarında MESEM’li en az 15 çocuğun sanayide veya inşaatlarda çalışırken öldüğü kayıt altına alındı. İSİG’in raporları, çocuk iş cinayetlerinin tarımdan kente kaydığını; sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinde ölümlerin arttığını gösteriyor. MESEM, özellikle organize sanayi bölgeleri ve sanayi sitelerinde çocuk işçiliğinin “normalleşmesinin” başlıca mekanizmalarından biri haline gelmiş durumda. İSİG, MESEM’i “devlet politikalarıyla çocuk işçiliğinin kitleselleştirilmesinin aracı” olarak tanımlıyor ve “bir gün okulda, dört gün işyerinde eğitim” formülüyle çocuk işçiliğinin meşrulaştırıldığını belirtiyor.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, MESEM’i “patronlara ucuz işgücü sağlayan ve çocukların hayatına mal olan bir model” olarak tanımlıyor; son gözaltıların da bu eleştirilerin bastırılmasına dönük olduğunu söylüyor.

Veli-Der, Eğitim-İş ve Eğitim Sen de MESEM’in “çocukların eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırıp yoksul öğrencileri güvencesiz işgücüne dönüştürdüğünü” belirterek programın kaldırılmasını talep ediyor. İSİG Meclisi de MESEM’in “revize edilemeyecek kadar sorunlu” olduğunu vurgularken FİSA Çocuk Hakları Merkezi, programın zorunlu eğitim kapsamına alınmasının çocukları hem eğitimden hem de çocukluktan mahrum bıraktığını ifade ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı ise MESEM’i “gençlere meslek kazandıran, okurken gelir elde etmelerini sağlayan bir fırsat” olarak savunuyor. Resmî görüşte öğrencilerin asgari ücretin belirli bir oranını aldığı, “usta öğreticiler” eşliğinde beceri kazandığı savunuluyor. Ancak sahadan gelen haberlerin, söylem ile yaşanan gerçeklik arasındaki çelişkileri ortaya koyduğu ileri sürülüyor.

 

ALMANYA’DA MESLEKİ EĞİTİM

Almanya’da ortaöğretimin ilk kademesini (9 veya 10. sınıfı) tamamlayan öğrencilerin önemli bir bölümü, yükseköğrenime devam etmek yerine mesleki eğitim (Berufsausbildung) yolunu seçer. Alman eğitim sisteminin ayırt edici özelliklerinden biri, ikili mesleki eğitim sistemi (Duales Ausbildungssystem) olarak bilinen yapıdır. Bu sistemde gençler, bir yandan bir işletmede çalışarak pratik meslek öğrenimi görürken, diğer yandan meslek okullarına (Berufsschule) part-time (haftanın belirli günleri) devam ederek teorik eğitim alırlar. Böylece eğitim ve çalışma dünyası iç içe geçmiş olur.

 

ALMANYA’DA 15 YAŞINDAN İTİBAREN İŞYERİNDE EĞİTİM

Mesleki eğitim programına genellikle 15-16 yaşından itibaren, Hauptschule veya Realschule’den mezun olduktan sonra başlanır. Öğrenciler bir işletme veya şirkette “çırak (Azubi)” statüsünde işe alınır ve sözleşmeli bir eğitim programına dahil olurlar. Haftanın birkaç günü işletmede uygulamalı eğitim alır, diğer günler ise Berufsschule’de o meslekle ilgili teorik dersler görürler. Örneğin bir otomotiv teknisyeni çırağı, haftada üç gün bir tamir atölyesinde usta yanında çalışır, kalan iki günde ise meslek okulunda matematik, teknik çizim, mesleki teori ve genel kültür dersleri alır. Meslek okulları, bu bağlamda lise sonrası teknik eğitim kurumlarıdır ve öğrencinin seçtiği meslek dalına dair bilgi birikimini destekler. İkili sistemde meslek eğitimi programları genellikle 2 ila 3 yıl sürer; bazı uzmanlık gerektiren mesleklerde 3,5 yıla kadar uzayabilir. Eğitim süresince çıraklar hem okulda öğrenci hem de işyerinde çalışan konumundadır, belirli bir eğitim ücreti (çırak maaşı) de alırlar. Mesleki eğitim programı sonunda, öğrenci bağlı bulunduğu meslek odasının veya sanayi-ticaret odasının düzenlediği ustalık/kalfalık sınavlarına girer. Bu sınavı başarıyla geçenler, ilgili meslek alanında resmî yeterlilik sertifikası elde ederek mesleklerini bağımsız olarak icra etme yetkinliği kazanır. Böylece Alman sistemi, üniversiteye gitmeyen öğrenciler için de uzun soluklu, nitelikli ve sertifikalı bir eğitim yolu sunmuş olur. Alman ekonomisinin ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanlar büyük ölçüde bu ikili mesleki eğitim sistemi sayesinde yetişir. Nitekim Almanya’da pek çok sektörde (usta, teknisyen, hemşire, tekniker) çalışanlar, bu yolla eğitim almış kişilerdir.

Mesleki eğitim, aynı zamanda yaşam boyu öğrenmenin bir parçasıdır. Bir genç mesleki eğitim aldıktan ve birkaç yıl çalıştıktan sonra dilerse, çeşitli ustalık okulları veya teknik yüksekokullar aracılığıyla kendini geliştirebilir, hatta bazı durumlarda üniversiteye bile devam edebilir. Örneğin “Fachoberschule” veya “Berufsoberschule” gibi okullara, meslek eğitimi mezunları belirli koşullarla kabul edilip Fachabitur (uygulamalı yükseköğrenim yeterliliği) diploması alabilirler. Bu diploma, üniversitelerin uygulamalı bilimler yüksekokulu (Fachhochschule) gibi kurumlarına girişi mümkün kılar.

 

FRANSA’DA MESLEKİ EĞİTİM

Fransa’da öğrenciler temel eğitimi (collège 6., 7., 8., 9. sınıf) tamamladıktan sonra iki ana yoldan birini seçer: genel/lise eğitimi (lycée général) veya mesleki eğitim (lycée professionnel / apprentissage).

Mesleki eğitim iki model üzerinden yürütülür:

1) Lycée Professionnel (Meslek Lisesi)

Temel eğitim sonrası en yaygın mesleki eğitim yoludur. Süresi 3 yıldır. Eğitim hem okul içi teorik dersler hem de şirketlerde yapılan zorunlu stajlarla tamamlanır. Stajlar zorunludur. Program türüne göre yılda 14–22 hafta arasında işletmede uygulamalı eğitim yapılır.

2) Alternance (Çıraklık / Apprenticeship-İşletme + Okul Modeli)

Temel eğitim sonrası ikinci ana yol alternance adı verilen “dual sistem benzeri” çıraklık sözleşmesidir. Öğrenci ile işyeri arasında çıraklık sözleşmesi yapılır. Zaman ikiye bölünür: İşletme: gerçek iş ortamında uygulama ya da CFA (Centre de Formation d’Apprentis): çırak eğitim merkezi. Hem öğrenci hem de çalışan statüsü taşır (asgari bir çırak maaşı alır). İşyeri eğitimi 1 hafta işyeri + 1 hafta okul veya haftanın 3–4 günü işyeri + 1–2 günü okul şeklindedir. Yani, Fransa’ da da 15-16 yaşında işyerinde eğitim uygulaması mevcuttur.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.