• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Yalvaç’ta Genel ve Yerel Seçimlerde Siyasi Tercihler ve Seçmen Davranışı (1982-2019)

Dr.Öğr.Üyesi Bülent ÖZGÜL

 

GİRİŞ

Siyasi davranışların şekillenmesinde etkili olduğu düşünülen faktörlerden biri de yaşanılan yerdir. Büyük kentlerden kırsal kesime gidildikçe, siyasi davranışın şekillenmesinde coğrafyanın ve yerel kültürün farklı yön ve kuvvette etki yarattığı, bugüne kadarki siyasi davranış çalışmalarında ağırlıkla elde edilen bir bulgudur. Yerleşim türü sınıflandırmasında küçük iller ile küçük ilçeler arasında yer alan orta ölçekli ilçeler sınıflandırmasına dahil edilebilecek olan Isparta’nın Yalvaç ilçesinde de siyasi tercihlerin ve davranışların şekillenmesinde, şehrin kendine has özellikleri ve yerel siyasi kültürünün belli ölçüde etkili olduğu görülmektedir.

Türkiye’de pek çok siyasi olgunun değişiminde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen 1980 darbesi ve ardından gelen 1982 Anayasası ile oluşan depolitizasyon ortamı içerisinde, Yalvaç gibi orta ölçekli ilçelerde siyasi hayatta çatışmacı genel siyasetin yerine, yarışmacı bir yerel siyasi rekabetin ortaya çıktığını görmek mümkündür.

Geçmişten bugüne ağırlıklı olarak sağ siyasetin hakim olduğu Yalvaç’ta 1982 Anayasa referandumundan 2019 yerel seçimlerine kadar siyasi tercihlerin ve seçmen davranışının incelendiği bu çalışmada, şehirde yaklaşık kırk yıllık süreçteki siyasi şekillenme ortaya konulmaya çalışılacaktır.

 

YALVAÇ İLÇESİNİN SOSYOEKONOMİK ÖZELLİKLERİ

Yalvaç, Akdeniz Bölgesi’nin batı bölümünde, Göller Yöresi’nin en kuzeyinde Isparta İli’ne bağlı bir ilçedir. Sultan Dağları’nın güney eteklerinde ve 1100 m yükseklikte 1415 km²’lik bir alanı kaplayan Yalvaç, 2019 sonu itibariyle ilçe merkezi 22.186 nüfusa sahip, köyleri ile birlikte 46.688’lik nüfusla Isparta ilinin en büyük ilçesi olup, kuzeydoğuda Konya, kuzeybatıda Afyon ve güneyde Isparta ile sınırlanmıştır. Daha dar bir sınırlama ile, doğusunda Akşehir, batısında Senirkent, kuzeyinde Çay ve Sultandağı, güneyinde ise Şarkikaraağaç ve Gelendost ilçeleri yer almaktadır (Kuter ve Erdoğan 2006:112).

TÜİK verilerine göre, Yalvaç’ta nüfusun yarıya yakını ilçe merkezinde ikamet etmekte olup, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin uygulanmaya başladığı 2007 yılından 2020 yılı sonuna kadarki 12 yıllık süreçte, toplam nüfus %18,77 oranında azalmıştır. 2007 yılında 57.004 olan ilçenin toplam nüfusu 2020 sonunda 46.307’e düşerken; %18,77’lik bu düşüş köy nüfusuna bağlı olarak gerçekleşmiştir.

2007’de Yalvaç ilçe merkezi nüfusu 20.853, köylerinin toplam nüfusu 36.151 iken; 2020 sonunda ilçe merkezi nüfusu 21.807, köylerinin toplam nüfusu 24.497 olarak tespit edilmiştir.

İlçe merkezi nüfusu 13 yıllık süreçte % 4,57 oranında artış gösterirken; köylerin nüfusu %32,24 oranında düşüş göstermiştir. Bu durum, ilçe merkezine bağlı köylerin yaklaşık üçte birinin göç yoluyla boşaldığını gösterirken, köy nüfusunun bir kısmının ilçe merkezine yerleştiğini de göstermektedir. (www.tuik.gov.tr)

Yalvaç’ın yerleşim yeri özellikleri bakımından kent ya da kırsal özellik taşıyıp taşımadığı, benzer ilçeler gibi göreceli ve tartışmalıdır. Şehir merkezinde yerleşik olanların, yaşanan yoğun göç nedeniyle kırsal köken oranının ne olduğunu tespit etmek mümkün değildir. Ancak, istatistiklerin verdiği öngörü, yerleşik şehir nüfusunun yanı sıra köylerden göç etmiş ciddi bir nüfus oranının varlığının söz konusu olmasıdır.

Doğanay’a göre, yerleşmelerin, kır ve kent yerleşmeleri diye iki gruba ayrılması, tarım dışı fonksiyonlar ele alınarak yapılabilir (Doğanay 1997: 424). Herhangi bir yerleşmede çalışan nüfusun %50’den fazlası tarım dışı sektörlerde çalışıyorsa, bu grup yerleşmeleri kent saymak gerekir. Başka ifade ile kent yerleşmesinin nüfusu, geniş ölçüde topraktan kopmuş olmalıdır (Doğanay 1997:424).

Fatih Akdoğan tarafından 2000 yılında yapılan tez çalışmasında yapılan tespite göre, Yalvaç’ta çalışan nüfusun sadece %16,6’lık payı tarım sektöründeyken, tarım dışı sektörlerde çalışan nüfusun ise %83,4 olduğu tespit edilmiştir (Akdoğan 2000: 94).

Diğer yandan, kır ve şehir ayrımı konusunda bazı araştırmacılar, ülkemiz gerçeklerine uyması nedeniyle 10.000 nüfus limitini esas almışlardır. Tümertekin, kriter olarak 10.000 ve daha fazla nüfuslu yerleşmeleri esas alırken (Tümertekin 1973:23-24); Darkot, 3.000’den az nüfuslu yerleşmelerin köy, 3.000-10.000 arasında olanların kasaba ve 10.000’den fazla nüfuslu yerleşmelerin kent kabul edilmesinin daha uygun olacağı görüşünü ileri sürmüştür (Darkot 1972:60, Akdoğan 2000: 93-94). Yalvaç ilçe merkezinin nüfusu 21.807’dir ve çok uzun süredir şehir, 20.000 nüfus civarının altına düşmemiştir.

Yalvaç, 1840 yılında kaza (ilçe) statüsüne kavuşmuş olup, Yalvaç Belediyesi’nin kuruluş tarihi de 1864’tür (www.yalvac.bel.tr). Köklü bir tarihi geçmişe de sahip olan Yalvaç’ın kadim bir kent geleneğine sahip olmasına karşın, uzun yıllardır yaşanan yoğun göç olgusuyla şehrin sosyokültürel olarak kırsalın da etkili olduğu bir kasaba-ilçe özelliği taşıdığını söylemek mümkündür.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belli yıllarda yapılan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE) sonuçlarına göre, Yalvaç ilçesi, 3. Kademe ilçeler arasında yer almaktadır. 2004 ve 2017 yıllarında yapılan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE 2014 ve SEGE 2017) sonuçlarının her ikisine göre de Yalvaç ilçesi, 3. kademe ilçeler arasında yer almıştır.

SEGE 2014 sonuçlarına göre, Türkiye’deki 872 ilçe arasında Yalvaç, -0,12494 değeriyle 392. sırada, Isparta’nın ilçeleri arasında ise 10. sırada yer almıştır. SEGE 2017 sonuçlarına göre, Türkiye’deki 970 ilçe arasında -0,053 değeriyle 402. sırada yer alan Yalvaç, Isparta’nın ilçeleri arasında 8. sırada yer almıştır (https://www.sanayi.gov.tr/bolgesel-kalkinma-faaliyetleri/analitik-calısmalar).

Yalvaç, sosyo ekonomik bakımdan ülke genelinde orta kademe ilçeler arasında yer alırken, Isparta içinde alt kademe ilçelerin hemen üzerinde yer almıştır.

Kısaca ortaya koyulan bu verilere göre, Yalvaç ilçesinin orta ölçekli bir ilçe olduğunu, yaşanan göç olayları nedeniyle kent ve kırsal sosyokültürel özelliklere karmaşık olarak sahip olduğunu, siyasi kültür bakımından mevcut sosyoekonomik durumun daha çok muhafazakar ve sağ bir siyasi yapıya uygun altyapı oluşturduğunu söylemek mümkündür. İlerleyen sayılarda göreceğimiz sonuçlar da, bu önermeyi doğrular niteliktedir.

12 Eylül Darbesi’nden sonra hazırlanan 1982 Anayasası için 7 Kasım 1982’deki halk oylamasından başlayarak, en son 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlere kadar aradan geçen yaklaşık 40 yıldaki referandum, genel ve yerel seçim sonuçlarını önümüzdeki sayıdan itibaren sizlerle paylaşacağız. Sağlıklı bir hafta dileklerimle…

Etiketler: » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.