Son Dakika


Ülkemizde depreme dayanıksız konutların dönüşümüyle ilgili son dönemlerde gerçekleştirilen uygulamalara karşın, birinci derece deprem bölgesinde olan Isparta gibi illerin bu tür devlet desteklerinden yoksun bırakılması, başka çözüm yolları arayışlarını zorunlu kılıyor.
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bülent Özgül, Isparta ve Yalvaç gibi birinci derece deprem bölgelerinde kentsel dönüşüm için yerel çözümler üretilmesinin önem taşıdığını belirterek, “Yalvaç kendi kentsel dönüşüm cazibesini yaratmalı. Bu konuyu tartışarak çözüm üretilmeli.” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi” kapsamında kentsel dönüşüm kredisinin öncelikli olarak İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Manisa ve Tekirdağ illerinde uygulandığına dikkat çeken Özgül, bu illerdeki riskli yapı maliklerine uygun maliyetli finansman (0,69 faiz, 180 ay vade) sunulduğunu kaydetti. Bunun yanı sıra sadece İstanbul’da uygulanan ve kentsel dönüşümü hızlandırmak için 22 Şubat 2024’te Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlüğe giren Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında vatandaşlara evlerini yeniden inşa ettirmeleri için yarısı hibe, yarısı düşük faizli kredi ve tahliye desteği verildiğini belirten Özgül, “Bakanlık verilerine göre, Yarısı Bizden Projesi ile bugüne kadar 80 binden fazla bağımsız bölümün dönüşümüne destek sağlandığı biliniyor.” dedi.
Yalvaç’ın hem deprem tehlikesi hem de eski konut stoku ile acilen kentsel dönüşüme yönelmesi gerektiğini belirten Özgül, Devlet politikası gereği, kentsel öncelikle İstanbul olmak üzere belli illere ağırlık verildiğini görüyoruz. Birinci derece deprem bölgesinde bulunmamıza karşın, bu desteklerden yararlanamamak üzücü, ama bu durum, elimizi kolumuzu bağlayarak oturmamız gerektiğini söylemiyor bize. Kentsel dönüşüm mevzuatında yapılan değişikliklerle kentsel dönüşümü kolaylaştıran düzenlemeler, özelikle belediyelerin elini biraz daha güçlendirmiş durumdadır. Bu yüzden, Yalvaç olarak yeni bir yasal düzenlemeyi beklemeden, kendi kentsel dönüşüm cazibemizi oluşturmak için konuyu masaya yatırmak ve uygun çözüm yolarını bulmak zorundayız.” dedi.

Yalvaç’ta arsa üretimi konusunda ciddi sıkıntıların olduğuna dikkat çeken Özgül, yerel seçimler öncesinde de bu konuyu kamuoyu gündemine taşıdığına dikkat çekerek, “Yalvaç’ımızda yaşanan ciddi bir sıkıntı da, yeterli arsa üretiminin olmamasıdır. Bu noktada, arsa sıkıntısını gidermenin önemli yolarından biri de, kentsel dönüşüm kapsamına alınacak eski evler ve depreme dayanıksız konutların bulunduğu arsalar olabilir diye düşünüyorum. Kentsel dönüşüme sokulacak mahale ve adalarda çağdaş bir mimari planlama ile hem konut stoku sağlamlaştırılabilir hem de yapılacak düzenlemeler ile kentsel dönüşümün maliyetine çözüm üretecek bir formül üretilebilir.” önerisinde bulunduğunu hatırlattı.
ISPARTA BELEDİYESİ’NİN ANADOLU MAHALLESİ DÖNÜŞÜMÜ BİZİM İÇİN ÖRNEKTİR
Isparta Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıl hayata geçirilen Anadolu Mahallesi kentsel dönüşüm projesinin ilçemiz için de örnek teşkil ettiğini belirten Özgül, “Isparta’da belediyenin öncülük ettiği ve tüm paydaşların onayıyla hayata geçirdiği planlamaya göre mahalle baştan aşağıya yenilenecek. 2043 dairelik Anadolu Mahallesi’nde kat sayısı 9’a konut sayısı da 4400’e çıkarıldı. 8-10 metre genişliğindeki yolar 20 ve 25 metreye çıkarıldı, yeni bir plansal düzenleme yapıldı. Modern bir Anadolu Mahallesi için dönüşümün 1,5 yıl içinde gerçekleştirilmesi öngörülürken, mahallenin tüm altyapısının da yenileneceği, büyük meydanlar, yeşil alanlar ve modernliğiyle Anadolu Mahallesi’nin şehre örnek teşkil etmesi hedeflendi.” dedi.
GÖRGÜ MAHALLELERİ KENTSEL DÖNÜŞÜMLE YENİLENEBİLİR
Yalvaç’ın da kendi kentsel dönüşüm cazibesini yaratmak için, tıpkı Isparta Belediyesi gibi kalıcı ve köklü adımlar atması gerektiğini belirten Özgül, şunları söyledi: “Yine seçimler öncesinde kentsel dönüşüm yapılması için önerilerde bulunmuş ve şunları dile getirmiştim: ‘Bunlardan ilki, şehrimizin cazibe merkezi anlamında en güzel yerinde bulunan Görgü mahallelerimizin kentsel dönüşümde ilk sıraya alınmasıdır. Zira, Görgü Cami, Bayram ve Orta Mahallelerimiz, konum olarak şehrin en güzel lokasyonunda yer almakla birlikte çok kötü bir yapı stoğunu barındırmaktadır. Mevcut imar planı ve düzenlemesiyle, Görgü mahallelerimizdeki eski evlerin ve depreme dayanıklı konutların dönüşmesi ve imar açısından estetik bir görüntüye kavuşması mümkün değildir. Arsaların ve evlerin şu anki halleriyle müteahhitlerin ilgi göstereceği bir durum söz konusu değildir. Yapılan yeni evlerin de estetik açıdan ve ekonomiklik açısından oldukça kötü olduğunu sizler de görmektesiniz. Burada gerek mülk sahiplerinin gerekse müteahhitlerin önünü açabilmenin yolu, bu mahallelerimizin tamamının kentsel dönüşüm kapsamına alınarak çağdaş bir mimari ile hayata kazandırılmasıyla mümkün olacaktır. Tabii ki bunu hayata geçirecek olan da belediye yönetimidir. Çarşının dibinde bulunan bu mahallemizde kentsel dönüşümün finansal kaynağını yaratmak, lokasyonunun oluşturacağı rantla mümkün olabilir. Burada geniş caddeler, yeşil alanlar ve sosyal donatı alanlarını da göz ardı etmeyen bir planlama ile ilk katlarının ticari alana dönüşmesi yoluyla mülk sahiplerini de inşaat yapacak yatırımcıları da mutlu edecek bir formül üretilebilir. Alanın oldukça büyük, lokasyon olarak değerinin yükselmesi ihtimali en yüksek alan olması; bunların yanı sıra dayanıksız ve kötü yapı stokunun da ortadan kaldırılarak çağdaş ve güzel bir mahale oluşturulması, şehrimizin güzelleşmesi, ekonomik hareketlilik yaratılması gibi yararlar göz önüne alındığında, Görgü mahallelerinin kentsel dönüşüm kapsamına sokulması hususunun, belediye başkan adayları ve 1 Nisan’da koltuğa oturacak belediye başkanının gündemine girmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.’ Geldiğimiz noktada, devletin vereceği destek ve teşvikleri beklemek yerine, bu dönemde kentsel dönüşüm cazibesini yaratacak adımları atmak üzere konunun tartışılması gerektiği ortadadır. Şehrin hem depreme dayanıksız konut stokunun yenilenmesi hem de çağdaş ve modern bir kent görünümü için bu konunun masaya yatırılma zamanının çoktan geldiğini ifade etmek gerekir.
Kentsel dönüşüm konusuyla ilgili önerimizin, imar mevzuatına uygunluk koşullarının sağlanması önemlidir tabi ki. Ancak, benim imarın tamamıyla ilgili görüşüm şudur: Şehrin estetiğini korumak ve rantsal kayırma şüphesi oluşturmamak kaydıyla mülk sahibi vatandaşların ve yatırım yapacak müteahhitlerin lehine uygulanabilecek her şeyi son sınırına kadar uygulamakta hiçbir sakınca bulunmamaktadır. Aksine, şehrin güzelleşmesi ve zenginleşmesi, vicdanların adalet duygusu bakımından olumsuz etkilenmemesi bakımından, belediye yönetiminin vatandaş lehine kullanılabilecek her türlü yetkiyi kullanmasından yanayım. Bu hususları konunun paydaşlarının takdirine sunuyorum.”
Yorum yapabilmek için Giriş yapın.