• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

MİLLÎ MÜCADELE DÖNEMİ’NDE YALVAÇ

Dr.Öğr.Üyesi Durmuş KARAMAN

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi

Yalvaç Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi

 

GENEL DURUM

Birinci Dünya Savaşı bitmeden Osmanlı Devleti’nin karşısında yer alan devletler Osmanlı Devleti’ni kâğıt üzerinde paylaşmışlardı. Gizli antlaşmalarla yapılan taksimatta Yalvaç bölgesi Isparta ile beraber Konya dahil bütün Akdeniz sahilleri Mersin hariç İtalya’ya bırakılmıştı.

Mütarekeyi takiben İtilaf Devletleri Anadolu’yu paylaştıkları şekilde işgale başladılar. Artan işgaller karşısında Türk milletinin de Anadolu’nun her tarafında tepkisi ortaya çıkmış, direnişi başlamıştır. Özellikle yerli Rum ve Ermenilerin işgalcilerle iş birliği ettikleri bölgelerde daha hızlı teşkilatlanan Türkler Doğu Karadeniz’de Rumlara, Doğu Anadolu’da Ermenilere, Güneydoğu Anadolu’da Fransız-Ermeni ittifakına ve Batı Anadolu’da Rum- Yunan hareketine karşı silaha sarıldılar. Görüldüğü üzere Anadolu’yu kâğıt üzerinde paylaşan devletlerden İtalya’ya karşı herhangi bir direniş hareketi oluşmamıştır. Bunun nedenleri üzerinde ayrıca durulacaktır.

 

İZMİR’İN İŞGALİNE KARŞI TEPKİLER

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi, Batı Anadolu’da ilk direnişin başlamasına ve daha sonraları tüm direnişin ortak adı olan Kuva-yı Milliye hareketinin doğmasına sebep olmuştur. Başlangıçta düzenli olmayan direnişler, Kuva-yı Milliye adı altında teşkilatlanması ile daha etkili hale gelmeye başlayacaktır. Nitekim Söke, Çine, Ödemiş, Alaşehir Salihli ve Denizli’de kurulan bu teşkilatın mensupları grupları bünyesine alarak Yunanlılara karşı başarılı mücadelelerde bulundular. Bu hareketler halktaki ümitsizliği gidererek, Kuva-yı Milliye birliklerine katılımı artırmıştır. (Aydınel 1990: 258)

Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi ile yurtta birliği sağlamak için çaba sarf ederken, bu kongrenin hemen ardından, Batı Anadolu’da Nazilli’de Millî Mücadele’nin bir başka kongresi yapıldı (7 Ağustos 1919). Böylece Yunan işgal ve mezalimine karşı koymak, Kuva-yı Milliye’yi kuvvetlendirmek için kurulan ‘Heyet-i Milliye’ler bu kongre sayesinde, bir elden sevk ve idare altına alınmaya çalışıldı. Kongrede “Nazilli’nin Heyet-i Milliye’nin merkezi olması ve çevre illerde de ‘Heyet-i Milliye’lerin kurulması kararlaştırıldı. Aynı zamanda millî galeyanı idare, asayişi temin, millî harekatı birleştirmek, cephelere mücahit kazandırma yolunda ve bunların ihtiyaçlarını giderilmesinde önemli bir adım atılmış oldu (Aydınel 1990: 258). İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini, Isparta’ya duyuran bir Yalvaçlı olmuştur (Yıllık 1983: 33). Isparta’da işgale karşı ilk tepki, 20 Haziran 1919’da tertip edilen bir mitingde gösterilmiştir (Köstüklü 1989: 44).

Mitingde ‘İzmir’in işgalinin ancak Türk’ün kendi kuvvet ve silahının halledeceği’ kanısı ile halkın silahlanması gerektiği anlatıldı. Ertesi günü köy ve ilçelere bir beyanname neşredilerek halk silahlanmaya ve silahlı savunmaya davet edildi” (Yıllık 1983: 33). Bu bildiri “Isparta’nın bütün kaza ve köylerine gönderilmiş olup, eli silah tutanlar vatan görevine çağrıldı ve gönüllü yazımına başlandı” (Yıllık 1983: 33). Çalışmalar kısa sürede etkisini gösterdi ve daha 24 Haziran’da 1000 kadar gönüllü toplandı (Köstüklü, 1989: 489)

İzmir’in işgaline yalnız Isparta’da değil, belki de bütün Türkiye’de en manalı tepki Yalvaç’tan gelmiştir. Yalvaçlıların sadaret makamına çektikleri telgraf Yalvaç tarihinin en önemli belgesi niteliğini taşır. Bu önemli belgeyi aynı zamanda bir Yalvaçlı olarak gururla sunuyorum:

“Toprağın bir zerresi Türk ve İslam kanı ile yoğrulmuş olan sevgili İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edildiği haberini aldık. Biz Yalvaç kazası ahalisi olarak bu kadar haksız ve feci işgali, tarihlerde duyulmamış cinayetlere göz yuman müsaade eden (güya) medeni insanlık önünde kanımızın son damlasını akıtarak kanımızla düşmanlarımızı boğmak istiyoruz.

Bütün ahali heyecan ve galeyandadır. Hepimiz ahd ü peyman ettik, biz namusumuz ile yaşayacağız, namusumuz ile öleceğiz. Türk milleti zilletle yaşamaz, bu kadar hakir bir zillete katlanarak yaşamak isteyen bir Türk ve Müslüman tasavvur edilemez. Biz daha ölmedik, şanlı tarihimizin son kur- banı olacağız, gayet borcumuz ya İzmir ya ölümdür. Vatan için ölmeye amadeyiz. Ferman cevabı bekliyoruz.”

İmzalar: Müftü Hüseyin, Belediye Reisi Abdullah, İdare Meclis Üyesi İbrahim, Rıza Hafız Mehmet, Ulemadan Mustafa, Mehmet, Hüsnü, Halil, Eşraftan Rıza, Halil, Tevfik, Yusuf (Yıllık 1983: 32).

Telgrafta ismi olan şahıslardan başka Yalvaç’ın Millî Mücadele döneminin önde gelen ismi İsmail Remzi Bey de (Yalvaç Belediye Başkanı olarak) emeği geçen kişiler arasında olduğunu belirtmeden geçmeyelim. Isparta’da Kuva-yı Milliye’nin tanınması, taraftar toplanmasında ve kökleşmesinde etkili olan şahsiyetler: II. Ordu Müfettişi Mersinli Cemal Paşa, Hafız İbrahim Efendi (Demiralay) ve Müftü Hüseyin Hüsnü’dür (Özdamar). Onların çalışmaları ile Isparta ve çevresi Kuva-yı Milliye’nin yanında yer almış ve Isparta’ya gelen şehzade Abdürrahim Efendi’ye soğuk bakmışlardır (Yurt Ansiklopedisi: 3530).

 

YALVAÇ’TA KUVA-YI MİLLİYE HAREKETLERİ

Kuva-yı Milliye hareketine pek sıcak bakmadığı anlaşılan Böcüzade Süleyman Sami, Yalvaç civarında Kuva-yı Milliye hareketinin başlamasını şöyle anlatır: “Harp kaçakları ve eski İttihatçılardan muhtelif kimseler Anadolu’ya yayılarak, kimi çete, kimi gönüllü, kimi subay, kimi er olarak Kuva-yı Milliye Teşkilatına girmeye başladılar. Ellerine geçirdikleri kırık- dökük silah ve tüfenklerle köylere kadar dağıldılar. İstanbul idaresinden memnun olmayan halkı kendi çevrelerinde topladılar. Efeler ve çeteler arasına girdiler. M. Kemal’in Sivas Kongresi’ni yaptığı sıralarda elde dayanabilecek tek silahlı kuvvet Demirci Mehmet Efe ve benzerlerinden başkası olmadığından, onlar da bu kuvvetlere güleryüz göstermek zorunda kaldılar. Bu düzensiz kuvvetlerde, bundan istifade, ile daha kuvvetlenmişler ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin kurulmasında ve etkin hale gelmelerinde önemli rol üstlenmişlerdir. Derme çatma kuvvetler her yerin jandarma ve askerlik şubeleri, subay ve erleri ile birleşerek Konya vilayetinde önce, Beyşehir tarafından hiçbir engele rastlamadan Kararağaç ve Yalvaç kazaları üzerine yürüyüp yerli Hıristiyan olmayan bu iki kazayı ellerine geçirdikten sonra Afşar nahiyesine ve oradan da Eğirdir’e geçtiler (22 Eylül 1919)” (Böcüzade 1983: 348-349).

Böcüzade’nin bu üslubuna bakarak Yalvaç’ın Kuva-yı Milliye hareketinin içine zorla çekildiğini anlamamak gerekir. O günlerde Yalvaç’ta bulunan Naci Kum, Yalvaç’ın İzmir’in işgaline gösterilen tepkiyi ve Kuva-yı Milliye’ye katılmasını, “İzmir’in işgalini müteakip burada ciddi bir aksüamel tevellüt ederek ileriyi gören münevverler irşadatı ile müdafaa tedarik ve tedbiri almıştır.” (Kum 1952: 65) diyerek işgale karşı doğal bir tepki gösterildiğini ve ileri gelen zevatın aydınlatması ile savunma tedbirlerine başlandığını anlatır. Gerçi Yalvaç, bütün Kurtuluş Savaşı boyunca işgale uğramamıştır ama işgal bölgelerine yakın olması dolayısıyla olayların uzağında kalamamış ve ilk andan itibaren Kuva-yı Milliye hareketinin içinde yer almıştır.

“Denizli Heyet-i Milliye’si tarafından 18 Temmuz 1919’da Isparta ve kazalarını içine alan bir beyanname yayımlandı. Bu beyannamenin tesiri ile Isparta ve kazalarında Kuvay-ı Milliye teşkili hızlandı. Milis toplama, iaşe, giyim, silah, cephane gibi hususlarda cepheler maddi bakımdan desteklenmiştir (Aydınel 1990: 210). 7Ağustos 1919’da toplanan Nazilli Kongresi’ne Yalvaç’tan delege katılmamıştır. Isparta, Eğirdir ve Uluborlu’dan katılan bir heyet, Isparta’da da Kuva-yı Milliye cemiyetinin kurulması için bir heyet seçmiştir. Bu heyetin Isparta’ya gelmesinden sonra bütün ilçelerde teşkilatlanmaya gidilmiştir (Yıllık 1983: 35).

Yalvaç’taki Millî Mücadele örgütlenmesini anlatan Köstüklü, İzmir’in işgalini kınayan heyetin içinde yer alan Belediye Başkanı Abdullah yerine daha sonra İsmail Remzi (Berkün) Bey’in seçildiğini bundan sonraki faaliyetlerde İsmail Remzi Bey’le Müftü Hüseyin Avni Efendi’nin öncülüğünde yapıldığını bu çalışmaların sonucunda Yalvaç’ta önce ‘Yalvaç Heyeti Milliyesi’ kurulduğunu daha sonra muhtemelen Aralık 1919 ile Ocak 1920 tarihinde de Yalvaç Müdafaa-i Hukuk adı ile faaliyete geçtiğini ifade etmektedir (Köstüklü 2010: 204).

Yalvaç’ta kurulan Müdafaa-i Hukuk teşkilatı Nazilli Heyet-i Milliyesi’nin beyannameleri memlekette gizli vasıtalarla neşretti (Kum 1952: 65) icap eden tedarikata başlandı ve Heyet-i Merkezi (Nazilli) ile münasebete geçildi ve 1919 Eylül’ünde Beyşehir ve Karaağaç kazalarından sonra resmen Yalvaç da Kuva-yı Milliye’ye katıldı (Aydınel 1990: 271; Kum 1952: 65). İlçe teşkilatları Isparta’ya, Isparta da Nazilli’ye bağlanıyordu (Yıllık 1983: 35). 23 Eylül 1919’da toplanan II. Nazilli kongresine delege gönderen Yalvaç (Kum 1952: 65) bundan sonrada İstiklal Savaşı boyunca üzerine düşen görevi yerine getirmiştir. Kuva-yı Milliye’nin hazırlık döneminde Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile yapılan işleri şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Normal asker yükümlülüğüne girenler, Nazilli cephesine gönderilerek, onların masraflarını karşılamak üzere ‘Okturva Resmi’ adı altında nakliyecilerden ve askere gidemeyecek durumda olanlardan iki yüzer lira bedel alınarak, halktan toplanan diğer para erzak, giyecek gibi eşyalarla her cins ve çaptaki silahlar, mermi, kasatura vb. savaş malzemesi Nazilli (Köşk) cephesine sevk
  • Yine halkın elindeki at, kısrak, merkep, deve taşıt araçları bir makbuz karşılığında ‘Tekalifi Milliye’ adına toplandı.
  • Batıda olduğu gibi Isparta’da da Kuva-yı Milliye’nin teşekkülü dağda gezen efelere verildi. Bunlardan Mahmut Efe ve Dereli Hafız milli kuvvetlere katılırken Eğirdir’de 47 eşkıya gönüllü olarak Kuva-yı Milliye teşkilatına katıldılar (Köstüklü 1989: 489). Yalvaç’ta asker toplama işi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti marifetiyle gerçekleştirilmiştir. Toplanan kuvvetler Ispartalılarca, Yunan’a karşı savaşmak üzere gönüllü olarak oluşturulan ‘Demiralaylar’a katılıyorlardı. Yalvaç’tan 1889-1890 doğumlu gönüllüler peyderpey Denizli’nin batısındaki cepheye gönderilmişlerdir. Resmî yazışmalardan Yalvaç’tan bir milli bölük kurulduğu anlaşılmaktadır (Köstüklü 2010:205- Yıllık 1983: 35)

(Devamı haftaya)

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.