• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

KORONAVİRÜS FAKİRLERİ Mİ VURUYOR?


Prof.Dr. Hulusi Doğan
hulusidogan@mu.edu.tr

Bu sorunun yanıtı birçokları için daha baştan “evet” olabilir. Ancak buna bilimsel açıdan net bir yanıt verebilmemiz için bilimsel veri ve delillere ihtiyaç vardır. Aksi taktirde verilen her yanıt kişisel görüş ya da tahminlerden öteye bir değer ifade etmez. Bunlar genellenemeyen, kişisel yargılar olarak kalacaktır. Ne zamanki istatistiki veriler gelmeye başlar, bilimsel analizlerle test edilerek somut bulgular ortaya konur, işte o zaman birçok soruya yanıt bulmaya başlayabiliriz.

Nitekim arzu edilmemekle birlikte ülkelerde vaka ve can kaybı sayıları yükseldikçe, istatistiki kayıt, bilimsel analiz ve değerlendirmelerin de yavaş yavaş arttığını görebilmekteyiz. En son İngiltere’de Ulusal İstatistik Bürosu verilerine dayalı araştırma sonuçları, siyahların koronavirüs nedeniyle ölme riskinin, beyazlardan ortalama olarak tam 4 kat daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmaya göre, siyahi kadınların koronavirüse bağlı ölüm riski 4.3, siyahi erkeklerin ise 4.2 kat beyazlara göre daha yüksektir. Yaş değişkeni göz önüne alınarak yapılan araştırma sonuçlarına göre İngiltere’de, Bangladeş ve Pakistan uyruklu kişilerin de koronavirüs nedenli ölüm riski 3.5 kat, Hindistan etnikli olanların riski ise beyazlara oranla 2.5 kat daha yüksektir. Bunu daha sonra Çinliler ve diğer etnik gruplar takip etmektedir. Aradaki bu ciddi farkın nedenleriyle ilgili olarak detaylı çalışmaların yapılması gerekliliğine vurgu yapılırken, sosyo-ekonomik unsurların bunda etkili olabileceğinin de altı önemle çizilmektedir. Özellikle bu insanların beyazlara göre şehirlerin daha yoksul mahallelerinde ve kalabalıklar halinde yaşadıkları ve sosyo-ekonomik açıdan daha düşük gelir gruplarında olduklarına dikkat çekilmektedir. Ayrıca bu insanların, ulaşım gibi toplumla daha çok iç içe, temas halinde olmayı gerektiren düşük ücretli mesleklerde istihdam edildiği belirtilmektedir. İstatistiki verilere bağlı olarak, bu tür araştırmaların da artması olağandır.

İngiltere’de bunlar olurken, ülkemizde henüz detaylı verilere sahip değiliz. Daha ötesi vaka sayılarının gizlenip gizlenmediği, şeffaf olunup olunmadığı yönündeki tartışma ve söylentiler sürüp gitmektedir. Ancak istatistiki veriler ve bunalara dayalı yapılacak bilimsel araştırmalar gerçeklerin ortaya çıkması açısından çok önemlidir. Özellikle ülkemiz ve insanımız adına sağlık başta olmak üzere sosyal, ekonomik, siyasi alanlarda doğru politika ve stratejilerin geliştirilmesine kaynak oluşturacağı bilinmelidir. Ancak gerçekleri görebilmek için öncelikle siyasi gözlüklerimizi çıkarmamız gerektiği de unutulmamalıdır. Olay ve gerçeklere lehe ya da aleyhe ne çıkarabilirim gözlüğüyle değil de, ülke ve insanımız adına ne dersler çıkarabiliriz önceliğiyle bakabilmemiz esastır. Unutmamak gerekir ki bilimin sorumluluğu da bu anlamda gerçeklerdir, kimin ne anladığı değildir.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstihdamda başarı hikayesi yok

    03 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ) verileri, 17 yılda çalışan sayısının 7,2 milyon arttığını gösteriyor. 2002’de yıllık 21 milyon 354 bin olan istihdamdaki kişi sayısı, son yayınlanan veriye göre 28 milyon 517 bin kişi oldu. Bir başka ifadeyle, istihdam edilen kişi sayısı 7 milyon 200 bin kişi arttı. Aynı süre zarfında çalışabilecek yaştaki nüfus sayısı ise 13,5 milyon arttı. Türkiye, bu nüfusun yarısına iş yaratamadı. Resmi tanıma göre çalışabilecek yaştaki, 15 – 64 yaş arası nüfus, 2002’de 48 milyon istihdamdaki kişi sayısı da 21 milyon 30...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı, “Ayvalı Köyü”nü yazdı…

    16 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    AYVALI KÖYÜ Yaşlı kadın, her akşamüzeri köyün ortasında bulunan tepenin üzerine çıkar biraz safça olan oğlunun eve gelmesi için ona “aay veliii… aaay veliiii…” diye uzun uzun seslenirmiş. Günlerden bir gün köyün nüfusunu ve ismini kaydetmek için gelen memurlar, köyün ismi nedir diye sorduklarında, oğlunu çağıran yaşlı kadının “aayveliii…” seslenişini duymuşlar; köyün ismini “AyVeli” olarak not almış ve resmi evraklara “Ayvalı” olarak kaydetmişler. Böylece köyün adı “Ayvalı” olmuş. Köyün ismiyle ilgili anlatılan başka hikâyeler de bulunmaktadır...
  • Şarkikaraağaç ve Kaçak Kazılar

    08 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Prof. Dr. Mehmet ÖZHANLI Isparta İlinin Konya’ya açılan kapısı ya da İç Anadolu’dan Batı Anadolu’ya geçişini sağlayan en önemli geçidi Şarkikaraağaç, tarihin en erken dönemlerinden günümüze dek kesintiye uğramayan yerleşimlere sahiptir. Güneyi ve batısı Anamas Dağlarıyla çevrili, Beyşehir Gölünün uzantısı olan ovanın ortasında Kızıl Dağ nazar boncuğu gibi durmaktadır. Tunç Çağı ve öncesi dönemlere ait yerleşim yerlerini, Beyşehir Gölüne doğru uzanan derin olmayan vadiler belirlemiştir. Höyük yerleşimlerinin tamamı ovanın içerisinde bulunmakt...
  • Koronavirüs dünya ve Türkiye ekonomisini nasıl etkiledi?

    03 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Çin’de ortaya çıkan koronavirüs salgını dünya çapında hemen hemen tüm ülkelere yayıldı. Çin’in Wuhan kentinde başlayıp dünyanın bir çok yerine yayılan korona virüsün dünya ekonomileri üzerindeki etkileri hızlanıyor. Virüsün yayılmaya başladığı Çin’in 2020’nin ilk çeyreğinde belirgin bir ekonomik daralma yaşadığı ortadayken ABD açısından büyüme beklentilerinin %0,5 civarlarına kadar indirildiği bir durumla karşı karşıyayız. Üretime odaklanacak olursak salgın, dünyanın üretim atölyesi olarak bilinen Çin’de fabrikaların kapanmasına, üretimin du...