• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

İtalya’da Sosyal Kooperatifler


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

Son yıllarda dünyada artan ekonomik ve sosyal sorunlar devlet hizmetleri ve özel sektör girişimleri ile çözülememesi kooperatifçilik hareketinin bir kolu olan sosyal kooperatifleri ön plana çıkarmıştır. Bu kooperatiflerin yaşlı, çocuk bakımı, engelli, ergen ve aile sorunları ile dezavantajlı gruplara yönelik gönüllüleri içine alan başarılı ve güvenilir hizmetler sunması dikkatleri çekmiştir. Sosyal kooperatiflerin sosyal hizmetlerde devletin politikalarını destekleyen yönü hızla gelişmesine neden olmuştur.

Dünya’da diğer kooperatifçilik alanlarında sosyal hizmetler istihdam edilen profesyonel kadrolarca ortaklara yönelik verilirken, İtalya’da 1960’lı yıllarda başlayan hareket profesyonellerin içinde yer aldığı bir tür emek kooperatifi olarak ortaya çıkmıştır. Devletin sunduğu hizmetlerdeki eksikliklerin bu model ile kapatılması sisteme güveni artırmıştır. Sosyal kooperatiflerin sunduğu özel eğitim, bakım, sağlık, rehabilitasyon ve servis hizmetleri yanında yarattığı iş imkanları sosyal hizmetler konusunda çalışan ortakları kadar gönüllüler ve hizmet bekleyenler için fırsatlar yaratmıştır.

Diğer kooperatiflerin sosyal kooperatiflere fon desteği vererek sosyal sorumluluklarını yerine getirmesi bir işbirliği ortamının yaratılmasını sağlamıştır. Halkın gönüllü katkısı ile birlikte kamu ve özel kurum ve kuruluşlar modele destek olmaya başlamıştır. Başlangıçta yasal bir çerçevesi olmayan sosyal kooperatifler gönüllü ortakları da içine alan bir modelin ortaya çıkmasını sağlamışlardır. 1991 yılında yasal statüye sahip olmuşlardır. İtalya’da çıkarılan 381 sayılı yasa çerçevesinde kooperatifler ikiye ayrılmışlardır. A Tipi kooperatifler sosyal hizmetler, sağlık hizmetleri ile birlikte eğitici hizmetler verenler, B Tipi kooperatifler ise dezavantajlı gruplar için profesyonel istihdam imkanı yaratan kooperatifler olarak kabul edilmektedir. Yasaya göre bu kooperatiflere devlet yasal ve ekonomik destek vermektedir.

A Tipi kooperatifler yaşlılara, bedensel ve zihinsel engellilere, çocuklara, gençlere, uyuşturucu kullananlara hastalara hizmet sunmakta, evde bakım, huzur evleri, kreşler, tedavi hizmetleri ile ilgili tesisler kurmakta ve işletmektedirler. B Tipi kooperatifler ise kurdukları tesis ve işletmelerde kendileri yanında% 30 oranında engelli ve sorunlu bireyleri çalıştıran kooperatiflerdir. Bu bireyler kapasitelerine göre tarım, çevre geliştirme, bakım ve koruma işlerinde, çağrı merkezlerinde, kafelerde, çamaşırhanelerde beceri kazandıkları alanlara göre istihdam edilmektedir. Ayrıca iş öğretimi ile ilgili eğitimler verilmektedir.

Bugün İtalya’daki sosyal kooperatiflerin sayısı 9 bin civarındadır. Bu kooperatiflerin %65’i A Tipi, % 35’i B Tipidir. Kooperatifler ülkede 5 milyon insana hizmet götürmektedir. Kooperatiflerde ve tesislerinde çalışan ortak sayısı 330 bindir. Çalışan sorunlu birey sayısı 35 bindir. Kooperatiflere destek veren gönüllü sayısı 50 bin civarındadır. Sosyal kooperatiflerin yıllık cirosu ise 9 milyar Euro’dur.

Görüldüğü gibi sosyal kooperatifler İtalya’da sosyal hizmet alanında büyük bir boşluğu doldurmuşlardır. Ülkemizde de buna benzer hizmetleri üstlenecek sosyal kooperatiflere büyük ihtiyaç vardır. Dezavantajlı ve sorunlu insanlar hizmet beklemekte, bu alanda çalışanlar iş aramaktadır. Sosyal Kooperatif kurmak isteyenler içinde yasal altyapı hazırdır. İtalya’daki sosyal kooperatif deneyimleri dikkate alınmalı, benzer kooperatifler ülkemizde de kurulmalıdır. Özellikle sosyal hizmet alanında eğitim alanların ve iş arayanlar sosyal kooperatifleri incelemeli ve önderlik etmelidirler.

 

Bir Yıl Daha Geçti Ömürden

Ne zaman bir yılın sonuna gelsek o yılın muhasebesini yaparız. Yaşadığımız zor günler ile mutlu olduğumuz anlar birbiri ardına film şeridi gibi gözümüzün önünden geçer. Zor günler bir daha gelmesin deriz. Her günün güzel ve yaşam dolu olmasını isteriz. Ama hiçbir zaman herşey istediğimiz gibi olmaz. Doğan yeni gün acı tatlı olaylara gebedir. Bırakın kendimizi çevremizdeki olaylara, yaşadığımız ülkenin durumuna üzülürüz ya da seviniriz. Her geçen gün bilginin hızla dolaştığı ve yayıldığı android telefonların bizleri esir aldığı çağımızda bir başka ülkede bir başka yörede yaşayan insanların ve canlıların yaşadıklarından bile etkileniriz.

Geçen yıl ömürden giden bir zaman dilimidir. Sevindiğimiz ve üzüldüğümüz anlarla dolu sonunu bilemediğimiz bu süreç bizi öngöremediğimiz olayların içine götürür. İşte o anlar hazırlıklı olma ihtiyacını hissederiz. Hayat deneyimi denen bir ders kitabının görünmeyen sayfalarını tek tek çeviririz. İyi kötü yaşadıklarımıza makul ve yol gösterici cevaplar ararız. Neden o sorunları yaşadığımızı ve sonuçlarını analiz ederiz. İçimizdeki yalnızlığın derinliğinde bazen keşkeler sıralanır aklımıza, bazen de iyi ki de yapmışım ve yaşamışım deriz.

Yeni yıl olduğu gibi doğan günde yeni bir başlangıçtır. Bir yılı geride bırakırken yeni yılın sabahına uyandığımızda yeni bir hayata başlarız farkında olmadan. Aralık ayının son soğuk gecesinin ardından ocak ayının bembeyaz örtüsünü giymiş, temiz hava dolu ilk gününe uyanmak isteriz yeni yılda. Ömrümüzden geçen bir yılını bir çırpıda unutup yeni yıla yelken açar umutlarımız. Yeni hayaller yeni planlar içinde buluruz kendimizi. Yeni yılın akıntısına kapılır bedenimiz.

Doğumla başlayan yaşam yolculuğumuz geçirdiğimiz her yıl ve aldığımız her yaş ile yeniden şekillenir. Tek başına çıktığımız bu yolculuk kader çizgimizin bizi götürdüğü yola göre değişim gösterir. Ne yaparsak yapalım iyi ve kötü günler birbirini takip eder. Geride bıraktıklarımızla geleceğe yürürüz. Güzel günler çabuk geçse de acı günler iz bırakır yüreklerde.

Dilerim yeni yılda yaşayacağınız sağlıklı ve güzel günler çok olsun. Kader çizginiz sizi güzel günlere götürsün.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞUŞTAN UZMANLAR

    06 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kıymetli dostlar hasta olsanız nereye ya da kime gidersiniz? Hocam şimdi bu da sorumu dediğinizi adeta duyar gibiyim. Tabii ki hastaneye doktora diyorsunuz. Haklısınız. Olması gereken, makul olanı da bu. Örneğin kulağınız arıyorsa KBB (kulak burun boğaz) uzmanına gidersiniz. Ürolojiye değil. Mideniz arıyorsa bir dahiliye uzmanına gidersiniz. Ortopediciye değil. Ya da Allah korusun eliniz, kolunuz kırılmışsa ortopediciye gidersiniz. Gözünüzden rahatsız iseniz de göz doktoruna. Dolayısıyla konunun uzmanı kimse ona gitmek gerekir. Canımızı yolda b...
  • İş bulamıyorsanız şunlara dikkat edin

    02 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzun süredir iş arıyorsanız, henüz aradığınız işi bulamadıysanız ve başvurularınıza dönüş alamıyorsanız özgeçmişinize dönüp şu önerilerime göz atmanızı öneriyorum…   CV’NİZİ TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMELİSİNİZ CV’nizi hazırlamayı asla aceleye getirmemelisiniz, iş görüşmesine çağrılmanın ilk adımı olan özgeçmişinize zaman ayırarak kariyer planlarınız doğrultusunda tekrar tekrar gözden geçirmelisiniz.   CV’NİZİN DOLULUK ORANINI YÜKSEK TUTMALISINIZ Türkiye’nin ilk ve tek bölgesel istihdam ofisi www.bagevkariyer.com ‘da hazırla...
  • İstihdamda başarı hikayesi yok

    03 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK ) verileri, 17 yılda çalışan sayısının 7,2 milyon arttığını gösteriyor. 2002’de yıllık 21 milyon 354 bin olan istihdamdaki kişi sayısı, son yayınlanan veriye göre 28 milyon 517 bin kişi oldu. Bir başka ifadeyle, istihdam edilen kişi sayısı 7 milyon 200 bin kişi arttı. Aynı süre zarfında çalışabilecek yaştaki nüfus sayısı ise 13,5 milyon arttı. Türkiye, bu nüfusun yarısına iş yaratamadı. Resmi tanıma göre çalışabilecek yaştaki, 15 – 64 yaş arası nüfus, 2002’de 48 milyon istihdamdaki kişi sayısı da 21 milyon 30...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı, “Ayvalı Köyü”nü yazdı…

    16 Mart 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    AYVALI KÖYÜ Yaşlı kadın, her akşamüzeri köyün ortasında bulunan tepenin üzerine çıkar biraz safça olan oğlunun eve gelmesi için ona “aay veliii… aaay veliiii…” diye uzun uzun seslenirmiş. Günlerden bir gün köyün nüfusunu ve ismini kaydetmek için gelen memurlar, köyün ismi nedir diye sorduklarında, oğlunu çağıran yaşlı kadının “aayveliii…” seslenişini duymuşlar; köyün ismini “AyVeli” olarak not almış ve resmi evraklara “Ayvalı” olarak kaydetmişler. Böylece köyün adı “Ayvalı” olmuş. Köyün ismiyle ilgili anlatılan başka hikâyeler de bulunmaktadır...