• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

İşsizlik sorununun çözümü: Tarım


GÜLŞEN ARAS
gulsenaras@bagev.org.tr

Türkiye’de işsizlik oranı, en son açıklanan Mart ayı rakamlarında geçen yılın aynı ayına göre 0,9 puan azalarak yüzde 13,2’ye geriledi. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 573 bin kişi azalarak 3 milyon 971 bin kişi olarak kayıtlara geçti. İşsizlik oranının sabit kalabilmesi için her yıl çalışma yaşına gelen her bir kişiye iş olanağı sağlanması gerekiyor. İstihdam, ülkemizin son derece önemli ve büyük bir sorunu durumunda.

İşsizlik her şeyden önce ekonomik boyutuyla sorun olmakla kalmıyor; ülkemizdeki bir çok sorunun temelinde de çok önemli rol oynuyor. Nüfusu azalan illerden, iş aramak umuduyla büyükşehirlere giden vatandaşların gittiği yerde işsizlik çok daha fazla. İşsizlik nedeni ile hızla artan göç birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bir türlü önlenemeyen gecekondulaşma, buna paralel olarak gerçekleşen çarpık kentleşme, altyapı sorunları, trafik ve sosyal sorunlar, eğitim alt yapısının yetersizliği, şehirlerde işlenen suç miktarlarındaki artış, güvenlik sorunu gibi meseleler göçe ve işsizliğe bağlı önemli meseleler.

Hali hazırdaki iş arayanlara istihdam yaratılmaması ve her yıl iş arayan sayısının hızla artması, iş arayan ordusuna her yıl yeni kişilerin eklenmesi Türkiye’nin geleceği ile ilgili tehlikelerin habercisidir.

Türkiye’deki işsizlik oranının büyüklüğüne bakacak olursak, işsizlik oranında düşme eğilimi olan yerlere göç kaçınılmazdır. Bu yerler arasında Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi verilerine göre Batı Akdeniz Bölgesi en yüksek oranda göç alan bölge olarak görülüyor. Diğer bölgelerin sıralaması şöyle; İstanbul, İzmir, Bursa – Eskişehir – Bilecik, Ankara…

Ayrıca yine TÜİK rakamlarına baktığımızda ülkemiz genelinde tarımda istihdam oranı son açıklanan rakamlara göre yüzde 17,5’tir. Yani istihdamın neredeyse ¼’i tarım sektörü ile sağlanıyor.

Bu veriler ışığında ülkemizin işsizlik sorununu çözmede destek sağlayacak bir iş sahası olan tarım sektörünün geniş bir faaliyet alanı bulduğu Batı Akdeniz Bölgemiz, sadece bölgemizin refahı açısından değil, işsizliğin azaltılması gibi ulusal bir konuda da büyük önem ve değer taşıyor.

 

Gülşen ARAS

Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı ( BAGEV ) Genel Sekreteri

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GeMen/Özgüney Köyü

    16 Şubat 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Adı değiştirilip Özgüney ve Özbayat yapılmadan önce Gemen olan köy, Ay Tanrı Men’in Tapınağı ve Kutsal Alanı’nın bulunduğu Gemen Dağının eteğine Gemen Çayının batı ve doğu kıyısına kurulmuştur. GeMen isminin anlamı eski Yunancada “Men’in Arazisi” anlamına gelmektedir. Ünlü coğrafyacı Strabon (MÖ 64 – MS 24) Antiokheia’ya geldiğinde kentin dini merkezi Men Tapınağı ve Kutsal Alanı ile ona ait köyler ve araziler hakkında da bilgiler vermiştir. Strabon: “Pisidia yakınındaki Antiokheia’da birçok tapınak kölesi ve kutsal yerleri olan bir Men Arkhaio...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Yarıkkaya Köyü

    31 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Afyon Ovasını, Yalvaç Ovasından Çin seddi gibi ayıran Karakuş Dağlarının kuzeydeki Sultan Dağlarıyla birleşmesine yakın bir yerinde, fay hattının kırılmasıyla meydana gelen yarık ve fay hattı boyunca oluşturduğu derin vadi Hoyran gölüne kadar devam etmektedir. Yarılan kayanın içinde oluşan mağarada çıkan su, vadiye ve vadi boyunca yerleşmiş olan yerleşimlere can vermektedir. Avcı toplayıcı yaşamdan yorulmuş insanlar bol suyun çıktığı bu vadinin başlangıç yerine, vadiye hâkim bir noktaya Neolitik Dönemde (MÖ 6000) küçük bir köy kurarak yerleştil...
  • Prof.Dr. Mehmet Özhanlı yazdı: Höyüklü Kasabası

    23 Ocak 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Anadolu’da yerleşik hayat Neolitik Dönemde (MÖ 10.000 – 5000) başlamıştır. Bu dönemde kurulmuş olan birçok köyde yaşam, hiç kesintiye uğramadan günümüze gelmiş ve devam etmektedir. Doğal felaketlerin ve kentler/devletler/insanlar arasında Kalkolitik Dönemde (MÖ 5000 – 3000) başlayan ve de hiç hız kaybetmeden artıp çeşitlenen savaşların sebep olduğu toplu ölümlere ve yıkımlara karşın yerleşimlerin yerlerinin değişmemesi kalanların ve yeni gelenlerin buralarda yaşamaya devam etmesi ilk yerleşimcilerin, yaşam için en doğru yerleri seçtiklerini kan...
  • Doların yükselişinin nedeni

    27 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yurt içi piyasalar son bir haftadır Moody’s ekseni etrafında TL’nin ABD Doları’na karşı sert şekilde değer kaybetmesini konuşuyor. Bu çapta kademeli bir yükselişin elbette birkaç farklı sebebi olacaktır. Bu sebepleri kısaca tanımlayalım: Koronavirüs salgının etkisi, turizm gelirlerinin azalması, ihracatın düşmesi ve Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin boşaltılması TL’nin değer kaybetmesindeki en önemli etkenler arasında gösteriliyor. Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacının nasıl karşılanacağı ile ilgili belirsizliklerin uzaması Türk L...