


(Şehr'ül emin olmak: Emin kişi olmak, güvenilen, özü sözü bir olan kişi olmak, şehrin en güvenilen kişisi olmak...")
2009 seçimlerinin üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmiş ve 2014 seçimlerine 1 yıllık bir zaman kalmışken başlattığımız mülakat dizimizin ilk konuğu İbrahim Bozbey oldu. Bilindiği gibi, Bozbey 2009 yerel seçimlerinde MHP Yalvaç Belediye Başkan adayı olmuştu. Geçen 4 yıllık süreçte Yalvaç, belediye yönetimi, yerel ve genel siyaset üzerine konuştuğumuz Bozbey'in ana mesajı, Yalvaç için, Yalvaç'ın geleceği için birleşerek bir değişim ve yenilenme hareketinin başlatılması oldu. İşte mülakatımız:
BELEDİYECİLİK ANLAMINDA MÜTHİŞ BAŞARISIZ BİR DÖNEM
Özyalvaç: "2009 seçimlerinde Yalvaç Belediye Başkanlığı'na aday oldunuz. Ancak vatandaşlar Tekin Bayram'ı seçti. Geride kalan 4 yıllık süreci değerlendirdiğinizde, Yalvaç Belediyesi'nin nasıl yönetildiğini düşünüyorsunuz? Değerlendirmenizi paylaşır mısınız?"
İ.Bozbey: "Yalvaç Belediyesi'nin aradan geçen bu dört yılda Yalvaç'a, Yalvaçlı'nın yararına dönük bir performansı olmadığı ortadadır. Seçim öncesi yapılan propagandalarda verilen sözlerin neredeyse hiç birinin yerine getirilmediğini görüyoruz. Belediyecilik anlamında Yalvaç'ta değişen hiçbir şey yok. Bırakın yeni işler yapmayı, önceki dönemden başlayıp yarıda kalan işler bile tamamlanamadı. Kapalı otopark örneğinde olduğu gibi. Tekin Bayram'ın enkazı Kültür Merkezi bir şekilde önceki başkan tarafından tamamlandı, onu bile işletmeyi başaramayan bir belediye yönetimiyle karşı karşıyayız. Belediyecilik anlamında müthiş başarısız bir dönem yaşanmıştır. Bu sadece benim tespitim değil, gördüğüm kadarıyla insanların büyük çoğunluğu da böyle düşünüyor.
YALANLA OY ALMAKTANSA SEÇİMİ KAYBETMEYE RAZIYDIK
Özyalvaç: "Tekin Bayram'ın seçim vaadlerini içeren kitapçığında onlarca (bize göre hayali) vaadi vardı. Bunların gerçekleşmesi imkansızdı ve gerçekleşmedi de. Peki bu hayali vaadlere Yalvaç seçmeni nasıl inandı ya da inandırıldı?"
İ.Bozbey: "Bu vaadlerin hayal olduğu değerlendirmesine katılıyorum. Böyle baktığımızda, vatandaşın vaadlere falan bakmadan, en çok şifai olarak verilen işe yerleştirme sözlerine inandırıldığını söylemek mümkündür. Bize gelen duyumlara göre neredeyse 500-600 kişinin nüfus cüzdanı fotokopileri toplanarak seçimden sonra işe yerleştirme sözleri verilmiş. Diğer vaadlerin hayali olduğunu vatandaş da biliyordu. Verilen iş sözlerinin yerine getirilmesinin güçlüğü de ortadadır. Vatandaş bunu bile bile, bir umutla bu yalanlara inandı. Biz kimseye hesapsız bir şekilde işe alma sözü vermedik. Vermediğimiz için de oylarını alamadık. Ama biz o zaman da söyledik, yalanla oy almaktansa seçimi kaybetmeye razıydık. Kimsenin duygularıyla oynamadık, kimseye yalan söylemedik.
Kimse bize yalancı diyemedi, diyemez de. Verdiği sözü tutmamanın, bizim kültürümüzde nasıl değerlendirildiğini herkes bilir. O kitapçıktaki vaadlerin neredeyse hiçbiri de hayata geçmemiştir. Vatandaşımız bu vaadleri incelemeden oy kullanmaktadır. Bizim somut ve Yalvaç'ın gerçek sorunlarına çözüm olacak vaadlerimizi, seçmen yeterince değerlendirememiştir.
Yapılması mümkün olmayan şeyleri vaad edip insanları aldatmak büyük bir günahtır.
Seçim geçeli 4 yıl oldu. 50 fabrika, 1 milyar dolar ihracat, 5000 kişiye iş sözünün hangi biri gerçekleşmiştir? Gören varsa bize göstersin. Bu fabrikalar nerede, kaç kişi çalışıyor, ne kadar ihracat yapılmış, bir göstersinler. Bunları yok sayarak işin içinden sıyrılamazlar.
Yalvaç'ta 50 fabrika kurmayı vaad eden Tekin Bayram, bırakın bunlarla ilgili bir adım atmayı; kalkıyor Yalvaç OSB'nin kapanması, hayata geçmemesi için elinden geleni yapıyor. Yüreği varsa çıksın bunlara cevap versin. Vatandaşımızı da bu konuda artık daha bilinçli, daha uyanık davranmaya davet ediyorum.
TEKİN BAYRAM ŞEHR-ÜL EMİN DEĞİL
Bakın belediye başkanlarına Osmanlı döneminde ŞEHR-ÜL EMİN derlermiş. Yani, şehrin en emin, en güvenilen kişisi derlermiş. Sizce Tekin Bayram bu sıfata uygun mu? Bence Tekin Bayram, aradan geçen süreçte göstermiştir ki bu sıfatı hak etmiyor. İnsan icraat yapamayabilir, elinden iş gelmeyebilir, beceriksiz olabilir. Bunların hepsinin telafisi ve affı mümkündür. Ama güvenilir olmamak, verdiği sözü tutmamak, tutamayacağı sözleri vererek insanları aldatmak ve bu özelliğiyle bilinmek affedilecek, telafi edilecek bir şey değildir."
İMAR UYGULAMALARINI KAMUOYU ÇOK DAHA İYİ DEĞERLENDİRİYOR
Özyalvaç: "Belediye başkanlarının imar uygulamaları üzerindeki yetkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Tekin Bayram'ı imar uygulamalarında adil, başarılı ve iyi niyetli buluyor musunuz?"
İ.Bozbey: "Bazı yetkilerin yapı denetim şirketlerine aktarılması olumlu olmuştur. Ancak orada da bazı aksaklıklar yaşanıyor. Belediye başkanlarının imar düzenlemeleri üzerinde keyfi davranmasına neden olan bu yetki düzenlemesi, kötü niyetli kişilerin elinde kötü sonuç verebiliyor. Ama bu yetkinin belediyelerden alınıp merkeze verilmesi de bir çok sakıncayı içeriyor. Şu anki durum da bu yetkilerin merkeze alınması önerisi de sağlıklı değil, başka bir formül bulunmalı.Yalvaç'taki durumu da evi, arsası olan, inşaat işleri olan ve bu işlerle ilgili olarak belediyeyle muhatap olan vatandaşlarımız çok daha iyi değerlendiriyorlar. Yalvaç' taki durumu kamuoyu zaten takdir ediyor. Bunun üzerine bir yorum yapmaya gerek görmüyorum."
VAKIF SİYASİ AMAÇLARA HİZMET EDEN BİR PARAVAN
Özyalvaç: "Yalvaç siyaseti açısından Vakıf hadisesine nasıl değerlendiriyorsunuz? Devletin güçsüz kesimlere yeterince el uzatmamasının, Yalvaç'ta malum vakfın popülaritesini arttırdığını, onun da siyasi olarak kullanılarak eşit olmayan bir siyasi yarışa neden olduğunu kabul ediyor musunuz?"
İ.Bozbey: "Sözkonusu vakıf, kuruluş amacına uygun olarak çalışmamaktadır. Daha çok Tekin Bayram'ın siyasi amaçlarına hizmet etmektedir. Bakın çok ciddi usulsüzlükler yapılmıştır, özellikle seçim döneminde. Vakıftan usulsüz dağıtılan paralar var,vatandaşlara, muhtarlara bilgisayar dağıttılar, ayakkabı dağıttılar, giysi dağıttılar, gıda maddesi dağıttılar, bir sürü olay var. Biliyorsunuz seçim döneminde adayların, partilerin bu tür yardımları yapması yasaktır. Tekin Bayram'ın bu dağıtımları yaptığı sırada suçüstü yakalamalar var, ancak bunları vakıf adına dağıtıyoruz dedikleri için hukuki olarak bir şey yapılamamıştır. Yani vakıf bu işlerde paravan olarak kullanılmıştır. Seçimden önce de bu konuda size açıklama yapmıştım, kamuoyu hatırlayacaktır.
Bu yapılan işler nedeniyle vakıf yöneticileri ve bu vakfa yardım eden hayırseverler vebal altındadır. Hayır adı altında resmen siyasi amaçlara hizmet eden bir vakfa alet olmaktadırlar. Günahtır, bizim sosyal yardımlaşma anlayışımıza tamamen terstir. Alan elin veren eli görmemesi anlayışı vardır, bizim dinimizde, kültürümüzde. Sizce bu vakıf böyle mi çalışıyor? Vatandaş bunların da farkındadır.
Bakın önceki dönemde bir sürü masraf edilerek Antiokheia Oteli'nin yanına Aşevi yapılmıştı. Orası yatıyor. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iyi yönetilmiyor. Güçsüze, fakire, fukaraya gönderilen para iyi değerlendirilmemektedir. Birçok yerde kaymakamlıklar aşevi işini de yürütmektedir. Devletin sosyal yardım anlamında verdiği hizmetler, ne yazık ki Yalvaç'ta yeterince görülmüyor. Fakir fukara adeta birilerinin kucağına itiliyor. Bu da ister istemez siyasi rekabeti olumsuz etkiliyor. İnsanların zayıf durumundan yararlanmaktır bu, ahlaki değildir, kabul etmek mümkün değildir."
ÖĞRENCİLER VE ENGELLİLER İÇİN HİÇ BİR ŞEY YAPILMADI
Özyalvaç: "Sizin vaadleriniz arasında iki güzel projeniz vardı: Öğrenci Dostu Şehir ve Engelli Dostu Şehir. Geçen 4 yılda öğrencilerimiz ve engellilerimiz bu dönemde ne kazandı?
İ.Bozbey: "Ne yazık ki hiçbirşey kazanamadılar. Aksine kayıp sözkonusudur.
Bizim projemiz hakikaten çok önemiydi. UNICEF desteğini de alarak bölgeye, Türkiye'ye örnek bir çalışma olacaktı. Özellikle engelliler için oluşturacağımız tesis, hem engellilerimiz hem de aileleri için mükemmel hizmet veren, onların sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının, eğlenme ve dinlenme ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacaktı. Sadece Yalvaç'a değil, Senirkent'ten tutun Beyşehir'e kadar tüm bölgeye hizmet verecekti. Bu konularda Yalvaç Belediyesi, geçen 4 yılda hiçbir şey yapmamıştır.
Yalvaç'ı bir eğitim kenti yapma hedefi açısından baktığımızda, Yalvaç geçen 4 yılda yerinde saymıştır. Öğrenci sayısı arttırılamamış, kurumların ihtiyaçlarına destek olunmamıştır. Ortaöğretim yurdu ihtiyacı, gerek devlet gerekse belediye tarafından yok sayılmış, çocuklarımız adeta cemaat yurtlarının kucağına itilmiştir. Bunların olumsuz sonuçların birkaç yıl içinde ne yazık ki daha çok hissedeceğiz."
5 YILDA 300 BİN TL MAAŞ İÇİN MİLYON HARCAYANLARIN NİYETİNİ İYİ ANLAMALI
Özyalvaç: "Tekin Bayram'ın 2014'te yapılacak seçimler için popülist ve siyasi rüşvet sayılabilecek uygulamaları devre soktuğu iddia ediliyor. Halı ipliği fabrikasına işçi yazımı, toplu konut projesi, verilmeyen ruhsatların vaad edilmesi, vb. gibi. Geçen seçim de buna benzer yollarla vatandaşı yönlendirmişti Tekin Bayram. Seçmenleri bu konuda nasıl uyarırsınız?
İ.Bozbey: "Seçmen iyi düşünsün, gözüyle görmediği şeylere inanmasınlar. Vaadleri incelesinler, sonra vaadleri doğru değerlendirsinler. Tekin Bayram bunları yapabilir mi? Önceki verdiği sözleri tutmuş mudur? Bunlara baksınlar, kararlarını ona göre versinler. Tutulmayacak sözler ve vaadler daha cazipse o da seçmenin bileceği şeydir. Rüşvetle oylarını satmasınlar. Eğer ihtiyaçları varsa gelen yardımları alsınlar ama kendilerini satılık gören zihniyete oy vermesinler. Onları siyaset sahnesinden silip atsınlar. Kendilerini kullandırmasınlar. Kendilerine balık verecek değil, balık tutmayı öğretecek çözümleri sunacaklara destek versinler. Arada bir gelecek yardımlarla muhtaciyet içinde yaşamalarına neden olanlara değil, iş sahaları yaratılarak kendi işiyle geçimini temin ettirecek çözümleri sunanlara destek versinler, yalancılara, rüşvetçilere kanmasınlar. Ben seçimlerde kredi çektim ve harcadığım miktarı açıkladım. Beş yılda toplam 300 bin lira maaş geliri olan başkanlık için milyonları harcayanların niyetini iyi anlamak gerekir.
Vatandaşımız uyanık olsun, bunlara dikkat etsin."
YENİDEN ADAY OLACAK MI?
Özyalvaç: "Yeniden aday olmayı düşünüyor musunuz?"
İ.Bozbey: "Aday olmayı düşünmüyorum. Artık belli bir yaştayız, gençlerin önünü açmak için aday olmayı düşünmüyorum. Siyaset emek ve çaba istiyor, fedakarlık istiyor. Bu işi yapacak bir sürü genç ve yetenekli kardeşimi görüyorum. Görev onlara verilmeli, bizler de onlara elimizden gelen desteği memleketimiz için veririz."
DEĞİŞİM İÇİN BİRLEŞMELİ
Özyalvaç: "2014 yerel seçimleri için nasıl bir yol izlenmeli? Yalvaç'ın geleceği için bu konudaki önerileriniz neler?"
İ.Bozbey: "Temel sorunlar iyi tespit edilmeli, buna uygun çözümler üretilip bunlar vatandaşa iyi anlatılmalıdır. Bu çözümlerin sonucunda vatandaş ne kazanacak, gerçekleşmezse ne kaybedecek iyi anlatılmalı.
Yalvaç bakın nüfus kaybediyor hızla. Bunun durdurulması için neler yapılmalı, bunların çözümleri üretilmeli ve bununla vatandaşın önüne çıkılmalı.
Bunları yapacak bir ekip ortaya çıkmalı, bunların çalışmalarını yapmalı ve önceden bunları anlatmaya başlamalı. Yalvaç'ın yükselmesini, büyümesini isteyen herkes, kendi isteklerini bir kenara bırakarak bu konuda birleşmeli, bu çalışmaları yapmalıdır.
Yalvaç'ta mevcut siyaseti ve siyaset anlayışını değiştirmenin zamanı gelmiş ve geçmiştir. Artık daha fazla geç kalınmamalıdır. Değişim için de herkes fedakarlık yapmalıdır. Yalvaç'ın geleceği için önerim, değişim için birleşmedir."
TÜRKİYE VE YALVAÇ KÖTÜ YÖNETİLİYOR
Özyalvaç: "Yalvaç'ın genel durumu ve iktidar partisinin icraatlerini nasıl değerlendirirsiniz?"
İ.Bozbey: "Türkiye kötü yönetiliyor, Yalvaç daha da kötü yönetiliyor. Yalvaç'ın tek parti iktidarından kazandığı önemli bir şey yok. Burada ihtiyaçların tespiti, yönlendirme ve iş takibi önemlidir. Bunların yapılması lazım. Bunların iyi yapıldığını söylemek mümkün değildir. Kendi aralarında kavga etmekten hizmet etmeye vakitleri kalmıyor. Siyasi olarak bir yerimiz var, ama esas olan Yalvaç'ın menfaatleridir. Bunun için hizmet getiren herkese teşekkür ederiz. Ama teşekkür etmemizi gerektirecek bir hizmetleri yoktur.
İnşallah milliyetçi bir iktidarla Yalvaç'ta daha iyi hizmet alacaktır."
KÜRT MESELESİ YOKTUR
Özyalvaç: "Son dönemde gündemi meşgul eden İmralı pazarlık süreciyle ilgili düşünceleriniz neler?"
İ.Bozbey: "Türkiye'de bir Kürt meselesi olduğunu düşünmüyorum. Ben yıllarımı devlete hizmetle verdim. Hiçbir dönemimde etnik kökeniyle bir kişinin bir göreve getirilmemesi, dışlanması gibi bir olaya şahit olmadım. Kürt diye müdür olamayan, kaymakam, vali, milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olamayan var mı? Aksine son dönemde onlara pozitif bir ayrımcılık uygulanıyor. Bu noktada mağdur olan bizleriz. Sorun yanlış teşhis edildiği için de üretilen çözümler yanlıştır. Bu anlayışla bu sorunların çözümü ne yazık ki mümkün değildir. Çözümün nasıl olacağını MHP'nin de ortağı olduğu hükümet dönemi göstermiştir. 2002'de sıfır noktasında teslim edilen terör hadisesini beceriksiz AKP iktidarı bu hale getirmiştir. Yazıklar olsun."
VATANDAŞ OYUNU VERİRKEN VEBALİNİ DÜŞÜNSÜN
Özyalvaç: "Vermek istediğiniz mesajınız var mı?"
İ.Bozbey: "Son sözlerimde vatandaşlarımızı uyarmak istiyorum. Vatandaşımız oy verirken tespitini iyi yapsın. Yalvaç'a iyi hizmet edecek, Yalvaç'a bir şeyler kazandıracak isimlere, ekiplere oy versin.
Oy verirken vebalini düşünsün.
Yalvaç için el ele verelim, Yalvaç'ı daha iyi yerlere götürmek için küçük kişisel menfaatlerimizi değil, tüm memleketin ve çocuklarımızın genel menfaatlerini düşünelim.
Enaniyet duygusu içerisinde değil, nefsani değil, memleketi düşünerek hareket edelim.
Böyle hareket etmekte hayır ve kazanç vardır. Tüm hemşehrilerime sevgi, saygı ve selamlarımı iletiyorum."