• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Güneş Yine Doğacak


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

İnsanların savaş, ekonomik krizler, doğal afetler, kıtlık ve salgın hastalık günlerinde korku ve mecburiyetle eve kapanmak zorunda kaldıkları günlerde en çok düşündüğü ve tedirginlik duyduğu konuların başında gelecek kaygısı gelir. Bu dönemlerde insanlar kendileri ve yakınları için bir çıkış arar. Zor günleri geride bırakmanın ve güzel günlere ulaşmanın hayalini kurar. Her karanlık gecenin ardından doğacak güneşi beklercesine ümidini korumanın yolunu arar.

Dünya tarihinde geçmişe baktığınızda, anlatılan göç hikayelerini dinlediğinizde sonunda ölüm bile olsa insanların zorlukları aşma azmi içinde umuda yolculuğa çıktıklarını görürsünüz. Yolu göze alamayan yaşlıların gençlerini kaybetmeyi göze alarak onları bu yolda teşvik ettiklerini duyarsınız. Bizim için umut yok bari sizlere kendinizi kurtarın dedikleri size anlatılır. İnsanın olduğu her yerde koşullar ne olursa olsun ümitlerin yeşerdiğine şahit olursunuz.

Dünyada doğal ya da doğal olmayan ortaya çıkan sorunlar bilge insanlarca geleceğe aktarılsa da, tarih kitaplarında geleceğe ders mahiyetinde bilgiler aktarılsa da  insanoğlu bir türlü geçmişten ders almamaktadır.

Dünyayı insanlar için yaşanmaz bir yer haline getirmeye ve birbirine ve doğaya zarar vermeye devam etmektedir.  Bazı doğal afet günlerinde insanlar ve ülkeler arasında dayanışma görüntüleri bizleri üzüntü ile karışık sevindirse de insanlık benzer hataları ile dünyayı yaşanmaz bir yer haline getirdiğini görememektedir. Her ne kadar bazen insanlar kötü tablolar karşısında karamsarlığa düşse de yaşam mücadelesine devam etmekten geri durmamaktadır. Aslında insanlar dün olduğu gibi bugün de belki de yarında bu duyguları yaşayacaklar. Tarihçiler yine kendi cephelerinden yaşananları yazacaklardır.

İnsanlar yine karanlık günleri yaşayacaklardır. İnsanlar geçmişin kalıntıları üzerinde yürürken, geçmişi okurken ve fotoğrafları ile görürken üzüleceklerdir. Sonunda her çağda olduğu gibi zor günler yine bitecek, ardından güzel günler gelecektir. Her gecenin sonunda insanlık bir sabaha uyanacaktır. İnsanlar için güneş yine karanlıkların ardından doğacaktır. Ümit ışığı insanların yüreklerinden hiçbir zaman sönmeyecektir.

 

Güngör Kaya’yı Kaybettik

Türk çiftçisi 1980’li zor yıllarda ülke tarımına ve Türkiye Ziraat odaları Birliği’ne önemli hizmetlerde bulunmuş bir lideri Güngör Kaya’yı kaybetti.

Güngör Kaya Türk çiftçilerinin tek mesleki örgütü olan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) unutulmaz simalarındandı. Güngör Kaya TZOB’de çalışma hayatıma başlamama fırsat verendi. Onun sayesinde tarımı, çiftçileri, çiftçi örgütlerini ve kooperatifleri tanıdım. Ülke ekonomisinin temel taşı olan tarım sektörünü her yönü ile tanıdım. Tarım ve Ormancılık sektörü ile kooperatifler ile ilgili ülkede yürütülen birçok çalışmada yer aldım. Ziraat fakültesi ekonomi bölümünden mezun bir biri olarak ülke tarımının nabzını tutan bir örgütün içinde üye çiftçilerimizin, çiftçi liderlerinin ve meslek büyüklerimin deneyimlerinden faydalandım. Ülke tarımındaki olumlu ve olumsuz gelişmeleri yakından izledim. Tarımda lobiciliğin ve Tarımsal haberciliğin sektör için ne kadar önemli olduğunu yakından yaşadım.

TZOB’de yetişen biri olarak hiçbir zaman Güngör Kaya’yı ve geçmiş yöneticilerimizi hiçbir unutmadım. Onun öğrettiği gibi geçmişe her zaman vefalı biri olmaya çalıştım. Korona Salgının insanları hapsettiği bir dönemde meslek büyüğüm ve hocam kabul ettiğim Güngör Kaya’nın vefatına çok üzüldüm. Salgın yasaklarının ve engellerinin etkili ile birçok TZOB’nin eski çalışanı olarak cenazesine bile gitmek nasip olmadı. Yüzyılın insanlık için bir afet ve yıkım olan korona salgının esiri olarak köşelerimizde gözyaşlarımız boğazımıza düğümlenerek onu andık, geçmişten bugüne onun ile yaşadıklarımızı paylaştık. O yıllardaki iş arkadaşlarım ile kayıplarımızı ve geçmişte yaşadıklarımızı bir film karesi gibi gözümünüz önünden tek tek geçirdik. Bir daha görememenin ve konuşamamanın acısı içinde ardından hayır dualar edebildik.

Güngör Kaya Tokat Ziraat Odası Başkanlığı yaptığı dönemde uzun süre TZOB’nin efsanevi Başkanı Osman Özbek’in ekibinde Yönetim Kurulunda yer almış ve bir süre Genel Sekreterlik görevini sürdürmüştü.

Çiftçiler için 1980’li yılların serbest piyasa ekonomisi içinde Türk tarımın yok sayılmaya başladığı zor günlerde çiftçi hakları için korkusuzca mücadele eden TZOB’de önemli görevler üstlendi. O dönemlerde askeri Yönetimin gölgesindeki hükümetin baskısına rağmen çiftçi hakları savunuluyordu.

Ülkenin her yanı adım adım ziyaret edilerek ziraat odaları ve çiftçilerle görüşülüyordu. Tüm tarımsal ürünlerde maliyet araştırmaları en bilimsel yöntemlerle hazırlanıyordu. O dönemin teksir makinaları ile basılan basın bildirileri, matbaalarındaki tipo baskı makinalarının zorluklarına rağmen en hızlı şekilde basılıp yayınlanıyordu.

Çiftçi ve Köy Dünyası Dergisinde kamuoyu ile paylaşılıyordu. Kamuoyuna çiftçinin sesi en doğru ve bilimsel çalışmalar ışığında sunuluyordu. Tüm bu bilgiler gerek yerel gerekse ulusal basın ile paylaşılıyordu. Basın ile paylaşılıyordu. Hükümete raporlar halinde sunuluyordu. Hatta demokrasinin kesintiye uğradığı ve karşı çıkanların mahkemeye verildiği bu dönemlerde mitingler bile yapılıyordu.

İşte bu dönemlerde Güngör Kaya Yönetim Kurulu üyesi ve Genel sekreter olarak çalışmaların hazırlanmasına ve yürütülmesini sağlıyordu. Yönetimin ve personelin bir takım ruhu içinde çalışmasında öncü roller oynuyordu. TZOB Başkan Osman Özbek önderliğinde Güngör Kaya’nın yer aldığı yönetim kurulu büyük bir uyum ve dayanışma içinde o zor günlerin aşılmasında rol oynuyorlardı.

TZOB’nin mali zorlukların karşı az sayıdaki çalışanı ile mucizeler yaratmaya çalışıyordu. Uzun yıllar sivil toplum örgütü lideri ve bir politikacı olarak babacan tavrı ile takım ruhu içinde TZOB ekibini yönetiyordu. TZOB’nin geleceği için önemli olacak danışmanlık sisteminin ilk adımı olan Önder Çiftçi Danışmanlık Projesinin ülkemizde uygulanmasında emeği geçenlerden biriydi. Ne yazık ki bugün bile Türk tarımı için önemli bir model olan bu projenin önemini sonraki yönetimler görememişti. TZOB’den ayrılan Önder Çiftçi danışmanlık Projesi kapsamında kurulan Önder Çiftçi Danışmanlık Dernekleri günümüzün örnek örgütlerden biri haline geldi.

Güngör Kaya çevresinde sevilen, sayılan, babacan, çözüm üreten, yardımsever ve çalışmalarında iz bırakan kişilikti. O iyi bir aile babası, iyi bir çiftçi, iyi bir çiftçi lideri, yönetici, politikacı ve dava adamı özetle bir halk insanıydı. Onu sonsuzluğa uğurladık. Ama her zaman onu kalbimizde yaşatacağız ve her zaman rahmet ve şükran ile anacağız. Nurlar içinde uyu Güngör Başkanım.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Doların yükselişinin nedeni

    27 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Yurt içi piyasalar son bir haftadır Moody’s ekseni etrafında TL’nin ABD Doları’na karşı sert şekilde değer kaybetmesini konuşuyor. Bu çapta kademeli bir yükselişin elbette birkaç farklı sebebi olacaktır. Bu sebepleri kısaca tanımlayalım: Koronavirüs salgının etkisi, turizm gelirlerinin azalması, ihracatın düşmesi ve Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin boşaltılması TL’nin değer kaybetmesindeki en önemli etkenler arasında gösteriliyor. Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacının nasıl karşılanacağı ile ilgili belirsizliklerin uzaması Türk L...
  • Sağır

    26 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Bugün Sağır Köyüne gittiğinizde köyün isminin neden “Sağır” olduğunu sorduğunuzda, oldukça acemice uydurulmuş hatta uydurulamamış bir hikâye anlatırlar. “Sözde Yalvaç Ovası’nda büyük bir savaş yaşanmış ve bu köyde yaşayanlar savaşın olduğunu görmemiş ve duymamışlardır. Savaş bittikten sonra savaşa katılan diğer köylüler, bu köyde yaşayanlara savaş olurken neden yardım etmediklerini sorduklarında onlar da bir savaşın olduğunu görmediklerini ve bir şey de duymadıklarını söyleyince; bunlar “sağır” demişler. Ve böylece köyün adı “Sağır” kalmış. Eğe...
  • ALİMİN KALBİ CAHİLİN DİLİ

    19 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Dil insanoğluna verilmiş en önemli ayrıcalıktır desek abartmış olmayız herhalde. Dünya lezzetlerini tadabilmek bir yana, kendimizi ifade edebilmemizin aracıdır dil. Tada, sevgiye, muhabbete giden yoldur bu duyu organımız. Ancak acı, ekşi ve tatlıya son derece hassas olan bu organın kullanımı da bir o kadar hassasiyet gerektirir. Acıyı ne kadar algılamakta maharetliyse, karşısındakine de en büyük acıyı, felaketi yaşatmakta o kadar ustadır. Üstelik bununla da kalmaz, belki biraz gecikmeli de olsa sahibine de en katmerli bir acı fatura yaşatır nih...
  • MEN TAPINAĞI’NIN YOLU GİBİ

    19 Aralık 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Nobel edebiyat ödüllü G. G. Marquez’in herkesin bildiği ünlü romanı “Kırmızı Pazartesi”de, sadece bir cinayete ve onun arka planına değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin emarı (MR) çekilerek, toplumsal yozlaşmanın tehlikelerine dikkat çekilmektedir. Romanda işleneceğini herkesin bildiği ve cinayeti işleyeceklerin engellensinler diye herkese anlattığı bir cinayetin toplumun tamamı tarafında görmezden gelinmesi ve sonunda göz göre göre cinayetin gerçekleşmesi anlatılmaktadır. Bu görmezden gelme, dünyadaki bütün toplumlar için her zaman ge...