• MODA YAPI
  • ISPARTA PETROL Yalvaç’ta

logo

Dünya kooperatifçiliği yeniden keşfetti


Ünal Örnek
unalornek@hotmail.com

Dünyada 80’li yıllardan sonra hâkim olan ekonomik yaklaşımlar hızlı değişim ve gelişim sürecini getirdi dense de gerçekte bireyler arasındaki gelir adaletsizliği, işsizlik ve yoksulluk arttı. Küreselleşme ticarette ve finans alanında ortaya çıktı. Yüzyıllardan beri gündemde olan ekonomideki bölüşüm soru çözüme ulaştırılamadı. Emeğin geliri olan ücretler sürekli düşerken, sermayenin geliri sürekli büyüdü.  Uygulanan ekonomik politikalara bağlı olarak yeni bir piyasa olan finans piyasası ortaya çıktı. Piyasayı kontrol eden güçler dünya çapında ekonomilere yön vermeye başladı.

Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası finans kuruluşlarının işleyişini değiştirerek yeniden yapılandırma programları adı altında gelişmekte olan ülkelerden çok kendi menfaatlerine hizmet eder hale dönüştürdüler. Böylece yerli bankalar büyük yabancı finansal grupların yönetimine girdi. Finansal sermayenin küresel dolaşımını engelleyen  engeller ortadan kaldırıldı. Bu dönemden itibaren ekonomik sorunların çözüleceği, ekonomik büyüme ile istihdamında artması beklenirken işsizlik ve yoksulluk tüm ülkelerde artma eğilimine girdi. Sovyetler birliğinin dağılmasından sonra kapitalizmi alternatifsiz gören ve kooperatifleri de modası geçen bir model olarak gören sermaye çevreleri ve onların etkisindeki çevreler 2008 mali kriz sonrasında yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlar karşısında kooperatiflere farklı bakmaya başladılar.

Dünyadaki ekonomik krizlere rağmen kooperatiflerin ortakları ve bulundukları yörelerde çözümler üretmesi, sosyal sorunları çözmesinin yanında yöresel kaynakları değerlendirmesi, istihdamı geliştirmesi ve büyüme eğiliminde olması iş dünyasının da yaklaşımlarını etkiledi. Çünkü 170 yılı aşan tarihsel geçmişi ile kooperatifçilik hareketi ortaya konular verilerle başarılarını ortaya koyuyordu. Her yıl yapılan sadece dünyanın 300 en büyük kooperatifini dikkate alan veriler bile şaşırtıcı gelişmeleri dünyaya sunuyordu. Kooperatifçilik hareketi 2.6 milyondan fazla kooperatifi, 1.3 milyardan fazla ortağı ve 250 milyondan fazla çalışanı ile önemli bir dünya hareketine dönüştüğü görüldü.

Özellikle sadece 300 büyük kooperatif ile yapılan yıllık ekonomik değerlendirmelerin sonuçlarına göre bile dünya ekonomisinde gözardı edilemeyecek büyüklükte oldukları ve her yıl krizlere rağmen büyümeye devam ettikleri rakamlarla ortaya konmuştur. Bu gerçeklere uluslararası örgütler kadar G20 Zirveleri içinde de yer verilmeye başlanmıştır. Dünya kooperatiflerinin uluslararası üst örgütü olan Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA), bu örgüte üye kooperatifler uluslararası platformlarda yer alamaya başlamışlardır.

Fikir ve görüşleri ile hala aramızda yaşayan Ayhan Çıkın hocamız kooperatifçilikteki gelişmeleri yeni bir kooperatifçilik çağı olarak adlandırmıştır. Kooperatif Model’in çok esnek bir işletme model olduğunu, kapitalizmin eksiklerini tamamlayan bir seçenek olarak da kullanılabileceğini hatta kapitalizme alternatif yeni bir ekonomik modelleme olarak da dikkate alınabileceğini ifade etmektedir.

Kooperatifler günümüzde yaşanan ekonomik ve sosyal çalkantılar karşısında bir umut olarak yeniden gündeme kalmıştır. Dünyada önü alınamayan yoksulluk ve açlık tehlikesi ile birlikte doğanın aşırı sömürülmesi karşısında çevre felaketlerinin artması merkezine insanı ve çevreyi koyan kooperatiflere olan bakışı değiştirmiştir. Bu gerçeği gören ve kooperatiflerin neleri başarabileceklerini bilen Birleşmiş Milletlerin 2012 yılını Uluslararası Kooperatifler yılı ilan etmesinin ardından BM’nin 17 maddeden oluşan Global Kalkınma hedeflerine ulaşılmasında kooperatiflere dikkati çekmesinin nedeni de budur.

Nitekim 2016 yılında Kanada’da gerçekleştirilen Uluslararası Kooperatifler Birliği çatısı altındaki kooperatiflerin, devlet temsilcilerinin, tanınmış bilim adamları ve uzmanların katıldığı Quebec Uluslararası Kooperatifler Zirvesinde BM’nin bu hedeflere ulaşılmasında kooperatif hareketin belirleyici rol oynayacağı vurgulanmıştır. 2030 yılında Dünya Kooperatifçilik Hareketinin 2 milyar üye, 4 milyon işletme ve dünya ekonomisinin %20’sine ulaşması için çalışacağı ortaya konulmuş ve eylem planları belirlenmiştir. Bugün geldiğimiz noktada her alanda dünya kooperatifçiliği yeniden keşfetti. Ayhan Hocamızın dediği gibi Dünya 2008’den bu yana Yeni Bir Kooperatifçilik Çağının başladığını görebiliriz.

Etiketler: »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bilgide Eylem ve Söylem

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde bilgi, “insan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, malumat” olarak tanımlanmaktadır. Aynı sözlükte bilginin bir başka tanımı da “öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf” olarak ifade edilmektedir. Bilginin başka tanımlamalarına da rastlamak olanaklıdır. Ayrıca bilginin çok farklı sınıflandırma ve türlerini de görebilirsiniz. Ancak basit ve anlaşılabilir olması itibariyle bilginin “açık bilgi” ve “örtük/örtülü bilgi” olarak sınıflandırılması benim için ayrı bir a...
  • Antik Mısır’da Din ve Devlet İşleri

    17 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Mısır’ın Antik Dönem Uygarlığını bütün dünya, Musevilerin anlattıklarıyla öğrendi. Firavunların zalimliklerini, dinsizliklerini, kendilerini tanrı olarak kabul ettirmeye çalışmalarını, yoksul halkı kendileri için nasıl çalıştırıp sömürdüklerini öğrendikçe, herkes onlara lanetler yağdırdı ve sevmedikleri insanları “Firavun” olarak sıfatlandırdılar. Bu anlatılar gerçekten doğru muydu? Yoksa Musa’yı ve inancını yüceltmek için abarttıkları ya da uydurdukları hikâyeler miydi? Bunun anlaşılabilmesi için oluşturulan ön yargıyı bir kenara bırakıp, Mısı...
  • KORONA, EĞİTİM VE ÖĞRETMENLER

    10 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim modeli olarak dünyada ve ülkemizde uygulanmaktaydı. Özellikle ülkemizde daha çok “açıköğretim” olarak bilinip, yaygınlaşmıştı. Ancak korona virüsü nedeniyle hemen hemen hepimiz, her aile bu eğitim modelini daha yakından görüp, tanımak zorunda kaldık. Kimimiz esnek ve kullanışlı bulduk. Kimimiz çok zorlandık, kimine göre de endişe, stres ve sinir kaynağı idi. Uzaktan eğitimin avantaj ve dezavantajları da bu anlamda tartışılan bir konudur. Örneğin zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması, eğitim kaynaklarına kolay...
  • KURUMSALLAŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

    07 Eylül 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurumsallaşmış örgütlerde ilkeler, değerler bellidir. Aynı şekilde iş yapma şekilleri, prosedürleri nettir, şeffaftır. Kimin neyi nasıl yapacağı, kime ne şekilde hesap vereceği açıktır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerde kişiler değil ilke, değer ve prosedürler esastır. Yöneticinin kim olduğu, işyerinde o an bulunup bulunmadığı da önemli değildir. Çünkü işler kişilere ya da yere göre değil, ilke ve standartlara göre şeffaf şekilde yürüyüp akmaktadır. Dolayısıyla kurumsallaşmış örgütlerden hizmet alacağınızda kişi ya da kişilere ihtiyacını...