• UYAROĞLU SARRAF

logo

BÖLMEK ve SÖMÜRMEK


Nazif KURUCU
nazifkurucu@hotmail.com

Sömürgeci batının yaptığı budur. Ülkeleri soymak ve masum insanları topluca öldürüp tüm varlıklarına el koymak onların başlıca uğraşıdır. Kolay sonuç alabilmek için, iyi geçinen komşu halkları birbirine düşman ederek kırdırırlar. Binlerce yıl bir arada yaşamış insanları bile bölecek ve çatıştıracak yolları bulurlar.

Vicdan azabı çekmezler mi? Hayır; tam tersine sevap işlediklerine inandırırlar kendilerini. Papalık da, onları bu yönde yüreklendirir. Hatta olağanüstü büyüklükteki maddi ve parasal gücüyle destekler, saldırganları. Hazreti İsa’nın barışçı söylemleri, kendisinden sonra çeşitli değişikliklere uğratılarak Roma İmparatorluğunun işgalci emelleri için destek haline getirilmiştir. Fatih Sultan Mehmet onların satın aldığı ajanlar tarafından zehirlendi. Öncesi ve sonrası hep böyle!

Dinleri vazeden ve insanlara müjdeleyerek tebliğ eden yüce peygamberlerden sonra; birçokları dinleri kendi çıkarları için kullanmaya kalkışıyor. Kötülük burada.

Yahudiler, İsa Mesih’in peygamber olduğuna inanmaz. Müslümanlar ise, Hazreti İsa’yı peygamber olarak kabul eder. O halde bu tersine işbirliğinin izahı ne? Çıkar birliği!

Hazreti İsa’nın işkencelere uğratılmasını ve Romalılar tarafından çarmıha gerilmesini; onun barışçı söylemlerinden hoşlanmayan Yahudiler sağladı.

Bugünkü durum ise, tam tersine! Yahudilerle işbirliği yapan ve onların büyük sermayesine teslim olan batılı Hıristiyanlar; Asya ve Afrika ülkelerine birlikte saldırmaktalar. (Saldırılarda kullandıkları üstün teknolojilere, sömürgecilikten elde ettikleri kaynaklarla mı ulaştılar? Yoksa aydınlanmanın sağladığı bilimsellik mi onlara bu üstünlüğü sağladı? İncelemek gerekir)

Şimdi bu iki zıt inancı harmanlayarak, çıkarlarına uygun mezhepler icat ettiler… “Cennete, yalnızca seçilmiş 1500 kişinin gideceğine inananlar var. Onlara göre o 1500 seçkinden başka kim- se cennete giremeyecekmiş. Diğer insanlar, tıpkı solucanlar gibi, yok olup gidecekmiş?”

Saldırganları programlayanlardan her biri, kendisini o 1500 seçkinden biri olarak görüyor. Üstelik hangi suçu işleseler, sonuç değişmeyecekmiş. Böyle bencil tarikat olur mu? İnsanoğlu kudurunca, sapık mezhepler uyduruyor.

Sömürgecilerin yaptıkları soykırımlar kendilerine sevap olarak yazılıyormuş…

Sapıklık işte!

*****

Saldırıya uğrayan toplumların içinden işbirlikçi bulamasalar… Hiç kimse ve hiçbir grup onlara alet olmasa; sömürgecilerin kötü amaçlarına ulaşması olanaksızlaşır. İşte misyonerlik orada devreye giriyor. Din örtüsü altındaki ajanlar, toplumların yapısı hakkında bilgiler toplayıp; oraları nasıl karıştırıp ne yolla ayrıştıracaklarını araştırıyor.

Kendi dinlerine geçenlere, başlangıçta büyük çıkarlar sağlayıp ajan olarak kullanıyorlar. Bölüp sömürmeyi amaçladıkları ülkelerin doğal kaynaklarıyla en gizli bilgi ve haritalarını çıkarıyorlar. Çok önceden hazırladıkları planları, uzun yıllar ısrarla uyguluyorlar.

Elli-yüz yılda sonuç almasalar bile, aynı yönde asırlarca çabalayıp istedikleri bölüntüyü yaratıyorlar.

Kanları emip soyuyorlar, öldürüyorlar, esir edip teslim alıyorlar.

Onların tuzağına düşüp kendi toplumuna ihanet edenler, sonucu görünce pişman oluyor. Ama ne çare?

Zaten sömürgeciler, kullandıkları ajanları bir süre sonra paçavra gibi atıyor. Çoğunu öldürüyor ve düşmanlarına teslim ederek idamını sağlıyorlar.

Sömürgecilere uşaklık edenler bu gerçeği iyi görmeli.

Bugün yok ettikleri ve yok etmek için aradıkları insanların çoğu; eskiden onların adamı ve maşasıydılar.

Etiketler: »
Share
834 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Doğruyu Anlamak, Doğruyu Anlatmak

    17 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Anlamak ve anlatmak bir insanın geleceğini şekillendiren en önemli kavramlardandır. Her yaşta insanın anlamak ve anlatmak konusundaki yeteneği farklıdır. Bireylerde bu yeteneğin gelişimi konulara yaklaşımı ve sorunlara çözüm bulmada yol gösteren ve onu yaratıcı kılan özelliklerdendir. İnsanların anlama ve anlatma yetenekleri her ne kadar doğuştan genetik olarak gelse de onun ailede ve toplumda yetişme tarzı da bu özelliklerini etkiler. Eğitim olarak iyi yetişmiş bireyler yaşamlarında doğruları daha iyi görürler ve anlatabilirler. Bu özellikleri...
  • Şarbon Olayı Bir Uyarıdır

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Ülkemizde şarbon vakalarının yeniden gündeme gelmesi hiç şüphesiz başta bu konularda çalışan ve mesleki görevlerini yerine getiren bilim insanlarımızı ve uzmanlarımızı üzmüş ve hastalığın farkında olan insanları tedirgin etmiştir. Olayın ciddiyetini anlayanları hem de ülkenin başkentine yakın bir yerde olayın çıkması bu kadarı da olmaz diye düşündürmüştür. Tarımda ithalat politikaları yanında hayvancılıkta salgın hastalıklar için yapılan kontrol ve koruma çalışmalarına karşı tereddütler yaratan bu olay yaralayıcı ve karalayıcı bir durumdur. ...
  • Özelleştirme Çözüm Değildir

    24 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Her ülkeyi geleceğe götüren en önemli unsur bağımsız ekonomik güçtür. İçinde bulunduğumuz çağ her sektörde dijital bir dönüşümün yaşandığı çağ olsa da tarih boyunca yaşanan siyasi ve askeri oyunlar sadece şekil değiştirmiştir. Bir yanda emperyal ülkeler kendi menfaatlerine göre diğer zayıf ülkelerden globalleşme adına ayrıcalık bekleseler de, kendilerinin aleyhine gelişen noktalarda hemen yan çizmektedirler. Hatta en katı ekonomik ve sosyal tedbirleri almakta çekinmemektedirler. Dijital teknolojide de güç sahibi olan ellerindeki çeşitli araçlar...
  • (Baskın) Yerel Seçime Yalvaç Hazır mı?

    23 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Türkiye, hiç beklenmedik bir hızla genel seçime gitti ve mevcut iktidar MHP desteğiyle yoluna devam dedi. Bu yıl içinde bir erken seçim beklentisi pek çok kesimde vardı, ancak bu kadar erken yapılması çok az kişinin tahmin ettiği bir durumdu. Aslında, birçok yasal düzenleme bir baskın seçimi işaret ediyordu. Taşerona kadro, bir yılda iki defa af (yapılandırma) düzenlemesi, imar affı düzenlemesi, bedelli askerlik beklentilerinin oluşturulması, mahkumlara af umudunun pompalanması gibi düzenleme ve siyasi gelişmeler, baskın seçimin ön sinyal...
ev eşya depolama eşya depolama