logo

reklam
10 Haziran 2026

Uzmanından Kene Tehlikesi ile İlgili Uyarılar

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına bağlı ölüm vakalarının yeniden gündeme gelmesi ve kenelere müdahale konusunda kamuoyunda yanlış bilgilerin yayılması üzerine, uzun yıllardır keneler ve vektör kaynaklı hastalıklar üzerine çalışmalar yürüten Prof. Dr. Zafer Karaer önemli uyarılarda bulundu. Karaer, hastalığın Türkiye’de ilk görüldüğü 2002 yılından bu yana yeterli ve etkili önlemlerin alınamadığını belirterek, kenelerle mücadele, korunma yöntemleri ve doğru müdahale konusunda dikkat edilmesi gereken hususları bir kez daha hatırlattı.

Prof. Dr. Zafer Karaer, kaleme aldığı yazıda şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kırk Yıllık Bilimsel Yolculuk ve “Bir Arpa Boyu”

Kenelerle olan bilimsel yolculuğum, 1979 yılındaki doktora tezimle başladı. 1986-2000 yılları arasında İngilizler ve Almanlarla yürüttüğümüz uzun soluklu projelerde, emekli olduğum 2017 yılına kadar yaptığımız epidemiyolojik araştırmalarda Anadolu’nun kenelerini ve hastalık dinamiklerini bizzat sahada gözlemledik raporladık ve ilgili mercilere sunduk.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, epidemiyolojik akademik verilerin ve proje planlarının raflarda tozlanmasısonucu, salgın hastalıklara karşı, kendi tabirimle “bilimsel istiklal savaşımız  konusunda hâlâ bir arpa boyu yol alamadığımızı görmekten büyük üzüntü duyuyorum.

Burada özellikle şunu vurgulamak gerekir: 1982’de YÖK’ten sonra üniversitelerimizde akademik yükselme ve atama kriterlerinin nitelikten çok niceliğe, yani puan ve takvime dayalı hale gelmesi, takım halinde uzun vadeli projelere dayalı araştırma kültürünün yerleşmesini zorlaştırmıştır.Bu yüzden yurt sathında, bilimsel istiklal savaşı yapılamamaktadır.. Bu yüzden ülkede salgın hastalıklar cirit atmaktadır.

Oysa hekimlikte özellikle salgın hastalıklardan korunma ve mücadele, ancak bilimsel çalışmalarla elde edilen epidemiyolojik verilere dayanarak başarıya ulaşabilir.

Hastalık veya kene nerede, nasıl, ne zaman ve niçin ortaya çıkıyor?

Bu soruların cevabı bilimsel olarak verilmeli, yurt sathında elde edilen veriler haritalandırılmalı ve mücadele stratejisi buna göre oluşturulmalıdır.

Korunmanın Temel İlkeleri: Doğada ve Sahada

Kırsalda, tarla ve bahçede çalışanlar, çobanlar, sağlıkçılar ve doğa tutkunları için şu altın kurallar hayati öneme sahiptir:

1. Zırhınız Giyiminizdir

Keneyi üzerinizde fark edebilmek için mutlaka açık renkli, mümkünse beyaz kıyafetler giyin.

Pantolon paçalarınızı çorap içine sokun.

Bileklerinizi ve boyun bölgenizi kapalı tutun.

Kene ile mücadelede ilk savunma hattı doğru giyimdir.

2. Günlük Rutininiz “Kene Muayenesi” Olsun

Kırsaldan eve her döndüğünüzde, günün yorgunluğunu üzerinizden atmadan önce mutlaka vücudunuzu kontrol edin.

Özellikle;

kulak içi ve çevresi,

saç dipleri ve çevresi,

koltuk altı,

bacak araları,

diz kapağının arka kıvrımları,

göbek deliği,

vücuttaki tüm kıvrımlı bölgeler

ayna yardımıyla dikkatlice incelenmelidir.

Çocuklarınızın muayenesini mutlaka siz üstlenin.

Çünkü erken fark edilen kene, büyük bir riskin önüne geçebilir.

3. Sahadan Gelen Kıyafet Ev İçine Girmemeli

Sahada giydiğiniz kıyafetlerle evin içine girmeyin.

Bu kıyafetleri derhal çıkarın ve kontrol edin.

Kene yalnızca vücutta değil, kıyafetler üzerinde de eve taşınabilir.

Kene Yapışması Durumunda: Bilimsel Müdahale

Vücudunuzda bir kene fark ettiğinizde paniklemeyin.

Ancak süreci mutlaka doğru yönetin.

1. İlk Durak Sağlık Kuruluşu Olmalıdır

Eğer yakınınızda bir sağlık merkezi varsa, hiç vakit kaybetmeden gidin ve profesyonel müdahale isteyin.

Kene fark edildiğinde en doğru seçenek, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaktır.

2. Doğru Çıkarma Tekniği

Eğer sağlık merkezine ulaşımınız yoksa veya ulaşmanız uzun zaman alacaksa, keneye çıplak elle dokunmayın.

Bir pens, cımbız, plastik eldiven, poşet veya temiz bir bez parçası yardımıyla keneyi, yapıştığı noktaya en yakın yerden tutun.

Keneyi dik ve sarsmadan yukarı doğru çekerek vücudunuzdan ayırın.

Ağız organlarının deride kalması sizi korkutmasın.

Önemli olan, kenenin kan emmesini o anda durdurmaktır.

3. Kimyasallara Hayır

Kan emen kenenin üzerine asla sigara basmayın.

Kene üzerine kene öldürücü ilaç, kolonya, sabun veya herhangi bir kimyasal madde dökmeyin.

Bu maddeler kenenin kusmasına ve mikrobu kanınıza vermesine neden olabilir.

Bu nedenle bilinçsiz müdahaleden kesinlikle kaçınılmalıdır.

4. Temizlik

Kene çıkarıldıktan sonra bölgeyi bol alkol, kolonya veya tentürdiyotla dezenfekte edin.

Çıkardığınız keneyi alkollü bir şişeye koyarak sağlık kuruluşuna teslim edin.

Kenenin sağlık kuruluşuna ulaştırılması, tür tayini ve risk değerlendirmesi açısından önemlidir.

5. Tıbbi Takip Mutlaka Yapılmalıdır

Kene çıkarılmış olsa dahi, mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna giderek durumu bildirin ve takibe alınmanızı sağlayın.

Bu süreç ihmal edilmemelidir.

Çünkü Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklarda erken takip hayati önem taşır.

Son Söz

Keneler, özellikle sert keneler, yalnızca yaz aylarında görülen canlılar değildir.

Kış uykusu dönemi olan Ekim-Nisan arası hariç, özellikle Nisan-Ekim ayları arasında aktif olurlar.

Mücadele yalnızca kene hayvanın üzerine geldiğinde yapılacak bir uygulama olarak görülmemelidir.

Epidemiyolojik veriler ışığında, vektörün tüm yaşam döngüsü gözetilmelidir.

Yumurtlama dönemleri, gömlek değiştirme dönemleri, kış uykusu dönemleri ve çevresel yayılım alanları dikkate alınmadan etkili bir mücadele yürütülemez.

TÜBİTAK ve ilgili benzer araştırma kurumlarının “veri toplama” diyerek reddettiği epidemiyolojik çalışmalar, aslında bir ülkenin biyolojik güvenliğinin temelidir.

Bu tür projeleri reddetmeden önce bunun bilincinde olunmalıdır.

Biz bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz.

Çünkü;

“İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.”

Ülkenin değeri de gören gözlerin çoğalmasıyla artacaktır.

Ancak mevcut YÖK sistemiyle ve TÜBİTAK anlayışıyla o gözlerin ne kadar çoğalacağı tartışılır.

Selam, sevgi ve saygılarımla.”

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.